no more monkeys!! jumping on the bed.

bugün benim için büyük gündü, dünkü dinlenmenin ardından bugün tüm gücümü sörfe harcamaya karar vermiştim. çok heyecanlıydım. eşimin babasının sörf tahtasını kullanacağımı sanıyordum tabi. heyecanım biraz da bundandı. sonra tam sahile gidecekken babası bunlarla geldi. (çocuklar için sörf tahtası- boogie board) sadece karnınızın üzerinde sörf yapıyorsunuz. moralim çok bozuldu ama beni seven insanları kırmamak adına…

yılın 12. günü.

çok yorgun bir çocuk kalpliyim bugün. çünkü hem dünden daha çok koştum hem de koşarken kum sinekleri tarafından ısırıldığım için antihistaminik kullanmak zorunda kaldım. alerjim var sinek ve böcek ısırıklarına karşı. ama zirve yürüyüşüm devam ediyor. bugün tam 2 katı koştum. ama sonrası maalesef böyle bitti: ağlara takılan balık gibi yapışmışım hamağa. eşim de bulunduğun…

çocuk kalpli’nin kosta rika notları.

bu sabah uyandığımda kendimle ilgili fark yaratmaya ve hayatımla ilgili bir şeyleri değiştirmeye karar vermiştim. öyle de yaptım. 6’da kalkıp, hem yürüyüş hem koşu yaptım. öyle çok koşamadım ama başlangıç için fena değildi. kumda koştuğunuz normal koştuğunuzun yarısıdır denir. ilk gün yarım km koşmuş oldum böylelikle. sabah 6da kalkıp yürüyüş yapmak ve sonrasında denize girip…

wolf moon eclipse.

gökyüzüne bakıp, yeryüzündeki halimi sorgulayan biri olmadım hiç ama bizi etkilediklerini biliyorum. güneşi gördüğünüz gün ile görmediğiniz gün, ruhunuz nasıl değişime uğruyorlarsa, güneşten yansıyanlar da ruhunuzu o kadar etkiliyor. ben buna inanıyorum. daha önce tüm yıl boyunca ikizler, yengeç, aslan burçlarının güçlü yıldızlara çok yakın olacağını ve özellikle bu burçların yeniden doğacağını ve kendileri büyük…

yılın 10. günü.

eğer sıcakla soğuk arasında bir tercih yapmam gerekirse her zaman soğuğu tercih ederim. bu yüzden kondomuzun hemen yanındaki bu sahilde yüzmek için sabah 6, akşam 6 gibi saatleri seçeceğim. eğer evdeysek, diğer saatlerde ise uyumayı planlıyorum şimdilik. bir önceki bloğumda bahsettiğim kuşların sesi o kadar iyi geliyor ki ruhuma, altında öyle güzel dalıyorum ki uykuya….

nosara.

liberia’da bir gece geçirip, dinlendikten sonra kondomuzun olduğu nosara semtine geldik. güzel bir yere benziyor, bahçede bir sürü battal bey var (kuş) hiç durmadan ötüyorlar:ben de onların altına uzanıp uyudum biraz. buradaki favori aktivitem bu olacak kesin:gece yatacağım yatağım da fena değilmiş. eşimin ailesi de burada olduğundan bana çocuk odasındaki yatak kaldı. eşim biraz büyük…

tatilci benny.

benny’i hatırlarsınız, seyahat etmekten çok hoşlanan bir oyuncak kardeşimiz kendisi. özellikle sıcak yerlere gitmeye bayılıyor. çocuk kalpli de bunu kendisine biraz heyecan getirsin diye yanında taşıyor her seyahatinde. çünkü çocuk kalpli tatilden de, seyahatten de nefret eden biri. bildiğiniz gibi çocuk kalpli, kendi yatağında, sevdiği pijamaları ile uyumayı seviyor. kosta rika’da uyuyacağı yatakta, rahat uyuyup…

with you.

uyanamıyorum bugün. uyanmak da istemiyorum. avusturalya yangını hakkında okuyup okuyup ağlayacağım için, kalkmayı erteleye erteleye akşama kadar geldim. gücüm bazı şeyleri tamir etmeye yetmiyor ne yazık ki, yaratılış bakımından böyle şeyleri kaldırmam pek mümkün olmuyor bazen. 5 tane sakinleştirici etkisi altında olmama rağmen hala gözüm doluyor. ben hayatımda bundan daha can yakıcı bir felaket görmedim….

hayatta senden vazgeçmem, hayatta vazgeçmem senden.

bugün dünyadaki en zor işlerden birinin, noel dekorasyonlarını toplamak, olduğunu farkettim. hele ki çocuk kalpli biriyseniz, kendinizi ağlamamak için zor tutuyorsunuz. çok üzüldüm bunları toplarken. tadını tam çıkaramadık gibi geldi ama sonra daha iyi düşününce, kötü noel diye bir şey olmadığını farkettim. yani çok kötü noel yok en azından. noel ne olursa olsun mutluluk veren…

ice rink.

bazen sadece anneniz için devam edersiniz. bugün anneme söz vermiştim, dışarı çıkıp bir şeyler yapacağıma dair. hala çok şey yapmış sayılmam ama en azından tüm gün uyumadım. şehir merkezine gidip biraz dolaştım eşimle. gerçi uyanmak için en kötü günlerden biriydi. şu an yoğun sakinleştirici altında olmasam ortalığı yıkmıştım. daha önce hiç bu kadar masum hayvanın,…

yılın 5. günü.

şu an tek bir dileğin kabul olacak ama sonra öleceksin deseler, avusturalya’daki yangının dinmesini ve hayvanların kurtulmasını dilerdim. ya da son tweet’ime yazdığım gibi, keşke birleşik devletler pasaportum şu an elimde olsa, atlardım giderdim gönüllü birliklere katılmak için, orada başıma ne gelirse gelsin hayvanları tek tek kurtarmayı denerdim. bu sabah yine “bu hayatta ne işim…

öyle güzel ki…

dün gece yine rüyamda geçmişe gitmiştim. 2 yıl önce antalya’da bir koşu anımın içinde buldum kendimi birden. 2018 yılının mart ayında, antalya’daki anatolia yarı maratonuna katılmıştım. 21 km uzunluğundaki bu maratonu tamamlayamayacağımı düşünüyordum. çünkü 10 km’den sonra bariz bir şekilde düşüyordum. yine koşardım da 3 saatte başaramazdım. 21 km’yi 3 saatte tamamlamanız gerekiyor madalya almak için….

no brain detected.

bugün itibarı ile bir beynim yok. dün gece eşime, doktora gittiğim gün aslında bir daha nöbet geçirdiğimi itiraf etmek zorunda kalınca, o da doktorumu aradı bu sabah. doktor da ilk iş olarak yazın bize yazdığı 90 adet clonazepam’ı sormuş, eşim de polise götürdüğünü söylemiş. nedeninin becca olduğunu duyunca adam çıldırmış haliyle. bundan sonra oturun, onunla…

wind guide you.

mesajlara çok teşekkür ederim. sadece şu an cevap verecek, konuşacak gücüm yok. elimden geldiğince dinlenmek istiyorum çünkü eşime bir söz verdim, onunla kosta rika’ya gideceğim. hayat devam ediyor. bugün find my friends listesinde bulunan herkesi sileceğim. bir şeyin olacağı varsa her şekilde oluyor ve hayatta kalacaksanız, her şekilde kalıyorsunuz. 7 saat ayrılmışım dünyadan ama sonra…

başladık.

yılın ilk günü. çok kötü bir gece geçirmedim aslında. dün akşam elimden geldiğince uyumamaya çalıştım ama bir yerden sonra, dayanamadım gittim yatağıma. yeni yıla 5 dakika kala eşim yataktan kaldırıp, zorla beni televizyonun olduğu kata taşıdı. arada taşır beni. o da, ben de seviyoruz bu anları. times square ball drop’u izledik ve geri saydık beraber….

december 31st.

yılın ilk karı. daha önce de ara ara yağdı, eridi ama bu erimez diye tahmin ediyorum. birbirinden alakasız zamanlarda, mevsim normalinin üzerinde ve altında sıcaklıklar yaşadık bu yıl. mesela cadılar bayramında kar yağdı ama noel günü 10 C’di. ama iyi oldu, o gün sincap evime giriş deliği açtırdım ve kapılarını boyadım: tamam kabul ediyorum, kapıları…

benim de bir annem var.

31 aralık salı. kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim. az önce kar fırtınasının gürültüsüne uyandığımda, arkadaşımın, son mesajımı da bloke ettiğini gördüm. sonra uyuyamadım. bundan sonra uyku düzenine de dikkat etmeyeceğim zaten. ilaç da kullanmayacağım. yutmuş gibi yapıp klozete atacağım hepsini. en kısa zamanda kendi kusmuğumda boğulmak istiyorum. dün öğle saatlerinde, ona, kutuya ulaşabilmesi için…

december 30th.

bazı şeylerin bizi eskisi kadar üzemeyeceğini düşünürüz, hatta olaylar olmadan önce kendimizi hazırlarız olası kötü sonuçlara. bu sabah doktora gittiğimde bu konuyu konuştuk. doktorum, kötü bir durumumun olduğunu biliyordu elindeki sonuçlardan. en kısa zamanda bu sana üzüntü yapan şey ile iletişime geç, “ölüyorum artık beni üzme” diye anlat durumunu, dedi. bende eve gidip böyle yazmadım tabi…

december 28th.

“Bu Noel’de, seni iyi hissettirebilmek adına, Ankara’daki evine, bir kutu göndermiştim Birleşik Devletler’den. Sadece iyi hissetmen adına, fazlası değil. Aslında azıcık da olsa, yine yanında olabilme hayali kurdum tabi. Ama 1 hafta önce kargonun kabul edilmeyip, bana geri döndüğünü öğrendiğimde, bu hayal de aklımdan çıktı gitti inan. Kargo kabul edilmedi demişlerdi, bugün farkettim ki, kargo…

boşuna.

eeg sonuçlarım iyi çıktığında, arkadaşımın kalbine gönderdiğim 3.05 mesajında “kafamı yeniden kırabilirsin” yazmıştım. sonra kafamı yeniden kırdı… ama başka bir mesajda da “seni yanıma alarak seni terkediyorum başka türlüsü mümkün olmuyor” yazmıştım.  yine öyle yapacağım. başka bir masala doğru yol alacağım arkadaşımla. üst görselimin çizeri ile konuştum bu sabah. bizi kartopu oynarken çiz dedim. bir…

christmas is christmas.

noeller hakkında ne derler bilirsiniz; noel noeldir, en kötü noel bile, hala biraz mutluluk verir. birkaç saatliğine de olsa aklımı alıp, dünyanın dışına çıkardı sanırım bu kutlama. bu sabah uyandığımda ağacın yanına indim. çocuk kalpli biri olarak, içlerinde ne olduğunu merak etmemek elde değildi. çünkü biliyordum en sevimli şeylerin bana alındığını. aldığım hediyelerin hepsini paylaşamam ama…

mutlu noeller.

bu sabah kafamda çanlar çalıyor. genelde noel sabahlarında çalar. bugün, 1 gün önceden çalıyor. aslında kafamda çalan çanlar, katolik düğünlerine ait, şu çan sesleridir: bu sabah çalması ise ne ilginç. öldüğüme o kadar eminim ki, anlamsız geliyor. duymak istemiyorum ama zihnimde çalmaya devam ediyor. dün akşam noel kartpostallarımız gelmiş. amerika’da her yıl aile fotoğrafı çekilip,…

bugger off!

bridget jones filminin ilkinde bir sahne vardır. bridget jones’un noel’den önce kalbi kırılır ve kapıya ilahi söylemeye gelen çocukları “bugger off” diye kovar. şu an çocukları bekliyorum. saat 7 gibi geliyorlarmış bizim sokağa. gerçekten böyle bağırmayı düşünüyorum. insan biyolojisi tam bir gizem. kargo’nun bana geri döndüğünü anladıktan sonra, ne kadar iyi olacağım diye kendimi inandırsam,…

december 22nd.

düşündüğüm gibi lunesta 3mg aldı götürdü beni. 2 gündür uyumadığım saat süresi 5 ya da 6.  bu haftasonuna dair yapabildiğim tek noel aktivitesi, eşimle noel resmimizi çekilebilmek (ki hatırlamıyorum bile çekildiğimizi) bir de hediyelerimin tamamını kutulamak oldu: burada, sadece benim, eşime ve ailesine aldığım hediyeler var. noel sabahının nasıl bir sabah olduğuna dair fikir vermesi…

december 20th.

cuma günü saat öğlen vakitleri, grand rapids. kargo’nun türkiye’ye ulaştığını öğrensem de, yine de rahat edemedim hatta daha çok heyecanlandım. çünkü kargoya bir gümrük bedeli çıktı ve araştırdığımda bunun son karar olmadığını öğrendim. yıllarca devlet kurumlarıyla önemli evrak alışverişim olduğu bir iş yapıyordum türkiye’de. bu sayede bazı tanıdıklar edindim ama sanıyorum, hayatımda ilk defa bugün,…

nearer my god to thee.

tarih: 2010 aralık. yer: ankara arkadaşımla o zamanlar hep starbucks’ta otururduk. o noel mutsuzdum çünkü o sırada önem verdiğim kişiye (13 mayıs’ta doğan arkadaşım) bir noel kutusu göndermiştim ve beni sallamamıştı. gerçi buna sonra çok pişman oldu. o zamanlar çok küçüktü, algılayamamıştı ona, o sırada verdiğim değeri sanırım. benden 6 yaş küçüktür andrea. ben çok…

nutcracker.

tabii ki fındıkkıran oyuncağım da var! onsuz noel olur mu? aslında bu sabah düşündüm de, eşimin annesinin dediği doğru. noel’e kadar çok yüksekten uçup, 26 aralık’ta yere çakılıyoruz. gerçi 26’sında becca ve kyle gelecek, o gün bizde toplanalım, bir de bizim evde kutlayalım, dedik. bugün gidip onlara hediye alacağım. yeni yılda tombala oynama ve geceyi…

noel ağaçları sergisi.

bugün de işten gelince, yine birkaç saat kafamı yastığa koyup, ertesi gün kalkmayı planlıyordum lakin eşim gelip uyardı, bu akşam noel ağacı sergisinin son günü hadi uyan gidelim, diyerek. her yıl, tüm ülkeler noel ağaçlarını bu sergiye gönderiyorlar yapılı bir şekilde. ben, noel ağacımı, ayıcıklarla süsleme fikrini buradan almıştım. geçen sene, ingiltere, noel ağacını ayıcıklarla…

one last wish.

an itibarile ile noel’ 7 gün ve kargom frankfurt’ta, bir iki gündür sesim soluğum çıkmıyordu çünkü işten eve gelir gelmez, kafamı koymamla ertesi gün kalkıp, tekrar işe gidiyorum. noel ruhunu birkaç önce yatağımın yanına taşımıştım, en azından ışıklandırdım onu şimdi. yarın öğlene kadar noel tesellim bu olsun. eşim de eve gelen kargoları yukarı çıkarıyor. zencefilli…

miracle.

tüm haftasonu noel için tek bir şey yapmayacak olmam beni yarın sabah uyandırdığımda korkunç hissettireceğinden, ufak da olsa bir şey yapmaya çalıştım kendi kendime, bu pazar günü. bu küçük noel ağacını süsledim. burada kullandığım ağaç plastik, süsler de tahtadan: az önce becca uğradı. hiç gelme böyle işe, yarın hastaneden rapor al dedi ama çalıştığım arkadaşlarımdan…

white christmas.

birkaç gün önce, haberler: kar fırtınası michigan’ı pas geçti bu yıl beyaz noel (white christmas) yaşanmayabilir, diyordu. şu an evin önü: işte böyle bir yerde hasta olmamaya çalışıp, başaramıyorum. dünden beri yatıyorum, 1 saat önce de iğne olmaya gittim ama zerre düzelme yok durumumda, hatta kötüleşme var, boğazım için verdikleri swish and swallow içeceği yüzünden…