bloke.

güne, 4 temmuz kutlamalarının iptali haberi ile başladım. zaten kırpılmıştı kutlamalar, son rakamlardan sonra hepten kaldırılmış. nasıl kötü hissettiğimi anlatamam. eşim panik içinde, ne yapabilirim diye soruyor. ben de, beni frankemuth’a götür o gün, diyorum. orayı çok seviyorum ben. michigan’a ilk geldiğimde gittiğim küçük alman köylerinden biri. içerisinde, dünyanın en büyük noel mağazası var. bir şeyim olmalı hayatımda, dört gözle beklediğim. bu sefer frankemuth olsun. aslında çok uzak değil, sadece 2 saat uzaklıkta bir yer ama hep, güneşli, mutlu bir ana sakladık oraya gitmeyi. şimdi gidelim. umut olur.

evet, gün itibarı ile üzümlü kekin doğum günü kartpostalı hazır. bir tek etiket takılması kaldı. etiket de bu hafta elime ulaşır posta ile. sonra göndeririz.

IMG_8371

sıkış tıkış oldu biraz. öyle olmasına rağmen, az kalsın mutlu yıllar ve çocuk kalpli sığmıyordu. birkaç kere boş kağıda denedikten sonra tek seferde kartpostala yazmak istedim çünkü öteki türlüsü çok tehlikeli benim için. aynı kartpostaldan 1 tane daha yazsam, hangisi daha iyi karar veremem, sonra 3. yazarım, sonra 4.’yü hatta 5.’yi. en sonunda da sakinleştirirci olur, ilk yazdığımı gönderirim.

geçen yıl paylaştığım bir fotoğraf ve bir yazı çıktı karşıma dün gece yatmadan önce:

IMG_8367

o günden sonra gerçekten de böyle savaştım. kazandım da. inandığım dünyada artık beraberiz. daha önce hiç olmadığımız kadar beraberiz.

ama gerçek hayatta henüz bir başarı öyküsü yok. gerçek dünyada hala kocaman bir hayal kırıklığı var. her şey ilk günkü gibi can çekişiyor. hiçbir şey başarılmamış gibi. hiçbir şey değişmemiş…

hala tüm sosyal medya hesaplarından bloke durumdayım.

yine instagram’ına bakmaya çalıştığımda, içimden kocaman bir “bıktım” haykırıyor bu sabah. her kartpostalda daha da kötüleşti bu durum. önceden bu kadar kırılmıyordum bu blokelere ama artık gerçekten kaldıramıyorum.

korkuyorum, bir süre daha böyle devam ederse, sonu o blokelerden olacak. birgün dayanamayıp, tamamen vazgeçeceğim.

vazgeçmek istemiyorum ama tek başına nereye kadar daha, bu şekilde götürebilirim bilmiyorum. ocak ayından beri eline 10 tane kartpostal geçti, bunun yanında bir tane de mektup. gönderen kişi de birleşik devletler’de yaşıyor. mutlaka oldu değil mi haberin virüsten? yani hiç mi merak etmiyorsun gerçekten? hiç mi umrumda değil ve sen blokeni kaldırıp, o kişi nasıl diye bile bakmıyorsun.

bunlar yaşaması kolay şeyler değil. bunlarla başa çıkmak kolay olmuyor. çok iyi hissetmiyorum bu sabah. nisan ayındaki kötü tablo da geri dönüyor birleşik devletler’e. umarım sonum ek sakinleştirici ile bitmez. bağırarak ağlayacakmış gibiyim yine.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.