giraffes.

çizerime son iş hakkında söylediğim tek şey, üzümlü kekimle beni, afrika’da, zürafalı bir anın içine yerleştirmesiydi. açıkcası neler yapabilir, çok merak ediyordum çünkü daha önceki çizimlerinde, bize, hep sihirli bir dokunuşu olmuştu. yine öyle olmuş, hatta bu sefer fazlasını başarıp, üzümlü kekimin gözleri kapalı bir şekilde güldüğünde, gerçek hayatta da yay çizen gözlerini bile yansıtabilmiş bu işe:

Untitled_Artwork 4

x yılı. afrika. sonunda ulaşmış oyuncağına üzümlü kekim. onunla oynayıp mutlu oluyor. oyuncak daha mutlu. hem üzümlü kekinin kollarında, hem de tüm hayatı boyunca görmek istediği zürafalara bakıyor. bu kartpostalı görünce ne düşünecek acaba. içine mutlaka kapıya bırakanın ben olduğumu da yazacağım. o gün ankara’da olduğumu bilmesini istiyorum.

hayatımızdaki adamlara dair ufak bir konuşma yaptık dün gece. gidişine dur diyemediğini düşündüğüm sevgilisine olan sitemime biraz kızmıştı. kim dur diyebilirdi ki ona? bunu yeniden hatırlattı bana. zaten dediğine göre artık çok bir önemi yoktu, aradığını bulamamıştı onda üzümlü kekim, üniversite yıllarında aşık olduğu ilk adamı düşünüyordu bugünlerde.

bunları, görüp, yazıp, unutuyorum bu arada. asla tehlikeli çıkarımlar yapmıyorum. kendimle ilgili olan iyi kısımlarını çekip alıyorum sadece rüyanın. bunlar gerçek mi değil mi bilemem. o anlatmadığı sürece asla bilemeyeceğim şeyler bunlar. lakin şunu da yazmak istiyorum, çocuk kalpli’nin biraz daha farklı, aşkı ve sevgisi. hayatında gerçekten bir adam olup, onu çok mutlu etmesini ve o adamla harika şeyler yaşamasını istiyor üzümlü kekinin. çünkü, bunlar çocuk kalpli’nin hayalini bile kuramadığı ve her zaman ahh keşke ben de böyle hissedebilsem dediği şeyler. seviniyorum onun adına. bir adamla mutlu olmasını, ondan çocuğu olmasını her şeyden çok istiyorum. çok güzel bir kadın. çok da güzel kalpli. mutlu olmayı sonuna kadar hak ediyor. umarım her zaman yanında, onun seven bir adam ve en sevdiği oyuncağı olacak. (beni de alsın ama öyle oyuncağına da zaman ayırmayı unutmasın)

bodrum katımıza sincap sıkıştı. dün saatlerce uğraştık dışarı çıkarabilmek için. korkup daha da derinlere gitti. dün çamaşırhaneye indiğimde, yerde ufak dışkılar buldum ama anlayamadım ne olduğunu. akşam yemek yerken bodrum katından büyük bir ses geldi. bir şey sanki çamaşır makinesinin üzerine düşmüştü. hemen aşağı kata inip baktık. gördüğümüz şey o kadar şirindi ki. bodrum tavanından, açın şu camı da kaçayım, sıkıştım kaldım burada dermişçesine, bir sincap bize doğru bakıyordu.

henüz bilmiyoruz gidip gitmediğini ama umarım gitmiştir. yoksa profesyonel yardım almamız gerekecek. kablolardan birini kemirirse hem ölür hem de evde yangın çıkarır. kovalamadık dün gece, strese girmesin diye. yattık uyuduk. uyku vaktim gelmişti zaten. çok yorulmuştum tüm gün becca’nın doğum gününde.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.