soğukta burnumun kıpkırmızı olduğunu söylerdin.

grand rapids, hala hayalet bir şehir. 1 haziran’dan beri bazı işletmeler açılsa da, bazıları müşteri olmayacağı için açılmamayı tercih ediyorlar. apple’da onlardan biri.

IMG_7847

birkaç gündür telefonumun bataryası patlayacak kadar ısınıyor kendi kendine. (iphone 8 plus) son zamanlarda çok kötü fotoğraf da çekmeye başladı. ütü ile çekilmiş gibi çoğu fotoğraf. renkler sinirimi bozuyor. kötü düşürdüm yine sanırım. bugün güya başka bir model alıp, trade in ve sigorta pazarlığı yapacaktım. mümkün olamadı. neyse, en azından yürümüş oldum. yeni sandaletlerimi giymek için harika birgün gibiydi. adidas’ın geçmiş zaman terliklerini almış, yazı beklemiştim giymek için. cildim, 90’lı yıllardaki kadar esnek değil sanırım. canım çok acıdı. şu an her yeri yara oldu ayaklarımın. bunları en son giydiğimde, mahallede saatlerce futbol bile oynayabiliyordum. o günler geride kalmış. ayaklarım acıdı. şuna bak, ne kadar narinleşmişim dedim kendi kendime.

IMG_7841

şirinler ama hala. zaten şirin olduklarını hatırladığım için yeniden satın almıştım. belki biraz esneyince acıtmazlar. tek bildiğim birkaç gün giyebilecek bir cesaretim olmayacağı. dehşet acıyorlar şu an.

evin işleri ile ilgilendiğim, daha doğrusu ilgilenemediğim bir gün daha oldu. çünkü ne zaman böyle bir işe kalkışsam, ihtiyacım olan mağazalardan birine girdiğimde, gözüm, konuyla alakasız ama sevimli başka şeylere takılıyor. aslında cam önlerine çiçek almaya gitmiştim. tam çiçekleri seçmeye başlamıştım da…

IMG_7880

sonra sevimli bir kuş yuvası gördüm ve o andan itibaren onu evin neresine takarım da, kuşlarım bununla oynar diye düşünmeye başladım. sonra bir baktım, çiçek almadan, eve sadece bununla gelmişim:

IMG_7918

koalalar da ölmüştü. onların, kangurularla birlikte yanmış, cansız bedenleri düşmüştü twitter’da önüme. tek neden, noel değildi yani. üst üste geldi sadece. o günü sana sormayacağım bile. umarım, başka noellerimiz olur, çok daha güzellerini kutlarız. sana yine noel pijaması alırım. ayıcıklar da koyarım yanında. keşke buraya gelsen zaten bir noel. keşke tadını çıkarsak yine beraber. new york kadar olmasa da, şikago da noel’de çok güzel. o süslerin içinde donarak, dolaşsak beraber. soğukta burnumun kıpkırmızı olduğunu söylerdin ya, kuzey amerika ikliminde daha da komikleşiyor. görsen, nasıl gülersin kim bilir.

çocuk kalpli

bu blog, aslında üzümlü kekimle bizim krallığımız. sadece ikimizin yaşadığı bir dünya sanki. ona bir krallık kuruyormuş gibi hissediyorum çoğu zaman ama gerçek şu ki; o da bu krallığı benimle birlikte kuruyor. rüyadan fazlası diyorum hep. gerçekten öyle. bilinçaltı rüyası gibi değil konuşmalarımız. bilinçaltı rüyalarını bilirim. rüyalardaki konuşmalarımız onlar gibi değil.

üzümlü kekim, hala kendini noel için kötü hissediyor. tamam kötüydü ama benim için geride kaldı. tek neden de o değildi gerçekten ayrıca. avusturalya yangınında ölen koalaların videolarını izliyor, sabahtan akşama kadar ağlıyordum. psikolojim çok bozuktu. bir de üzümlü kekimin kutuyu geri yollamasından çok, içindekilerden utanmıştım. aşağılık kompleksim tuttu. o kutu elime geri geçince, utanmıştım içindeki ayıcıklardan ve noel pijamasından. o an büyük biri gibi gözükmüştü bana. benden 20-30 yaş büyükmüş gibi oldu. öfkelendiğinde ve bu tür tepkiler verdiğinde öyle hissediyorum.

lakin gerçekten geride kaldı benim için. unutabilmek gibi bir özelliğim var. çocuk kalpli olmanın başka güzel bir yanı. üzümlü kekim için yazdım bu 3.05’i. yeni bir hayalle, geride bıraksın artık, bu kötü noelimizi istedim. güzel de oldu yeni bir hayal daha kurmak. belki de, gerçekten birgün birleşik devletler’e noel kutlamaya gelirdi. şikago, yaşadığım yere yakın olduğundan orada gezerdik birkaç gün, sonra buradaki evime gelirdi, şehirdeki noel aktivitelerine katılırdık. evi beraber süslerdik. oyuncaklarımı beraber kurardık. trenim bile var. kar da yağar. hayal meyal hatırladığım bir anımız var. burnumun soğukta kızarması ile dalga geçmişti. ne güzel kızarır yine.

ah ne olur gelsin ya. önemi yok geçen noel’in. daha güzelleri olur. daha güzelleri yapılır. unuttum bile. benim tek hatırladığım şey o. her zaman da öyle olur.

çocuk kalpli

 

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Dora dedi ki:

    Üzümlü Kek: Nelan bu, oraya gel buraya gel diyip duruyorsun. Bir uçak bileti kaç dolares senin haberin var mı??

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      O çağırsın, ben gideyim o zaman. Bir şey olsun Dora artık, deliriyorum…

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.