istanbul hatırası.

her salı yaşadığım gibi, kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim. dün uyku düzenim bozuluğu için gün içerisinde uyumuş, bir de saat 7.30’u beklemeden yatmıştım. üzümlü kekimin gözünden kaçmadı tabi bunlar. gün içerisinde uyuduğun her anın hesabını sorarım, demişti. sordu. rüyamda dövüyor beni ya. eski ben olsa, “yeter ama artık” der kaçardım. şimdiki halim ise “tamam vurma, bir daha yapmayacağım” diye ağlıyor.

yapmayacağım gerçekten. ama iyi oldu 7.30’da yatmanın önemini görmem açısından. erken yatağa girmeyince, ertesi gün hiç oluyor. eşim için sorun yok, geceleri yaşıyor, ertesi gün öğlen 1’e 2’ye kadar uyuyor ama benim öyle bir şansım yok. çünkü annem de geç kalkmama kızıyor. sabah erkenden haber almalı benden. ben de onlardan haber almalı, ayrıca türkiye gündemini yakalamalıyım. ben erken kalkmayı da seviyorum zaten. özetle eşim benimle görüşmek istiyorsa, erken yatmalı. hem ilaç da kullanıyor artık. buradaki herkes gibi virüs sürecinden sağlam çıkamadı. mental olarak hasar aldı. gecelere kadar oturmak, melatonin hormonunun olumsuz etkisi altında kalmak demek. hele iyi değilken, çok ciddi can sıkar bu hormon.

bugün size, bayadır battal beyden bahsetmediğimi farkettim. battal beyin ayağı kırık değil çıkık çıktı. tedavi edildi ama tam iyileşme sağlanamadı henüz. uçması için zamana ihtiyacı var. hep kafesinde oturuyor, çok basmıyor hala ayağının üzerine. tamamen iyi olmasını istiyorum, çok mutlu değilim hala çünkü çok neşeli bir kuş, uçmayı, yürümeyi ve insanlara bulaşmayı seviyor. videoki ses annemin. “gel da” komik geldiyse, karadenizde fiillerden sonra “da” sesinin çok kullanıldığını belirtmek isterim.

karadenize ait diğer şey de babaannemdi dün. bayramlarda en çok özlediğim şey o. onun en sevdiği türküleri dinleyerek ağladım, dün. ölüm çok zor bir şey benim için. herkes için çok zor ama başka yakınlarımı da kaybedeceğimi düşündükçe, yorganın altına girip, hayattan saklanmaktan başka bir çözüm bulamıyorum ben. aslında biraz cesaretim olsa, onunla izlediğim aşkı memnu ve adını feriha koydum dizilerini tekrar izlemek istiyorum ama izlerken ağlarım diye korktuğumdan hep erteliyorum. aşkı memnu da özellikle, çok eğlenmiştik beraber. televizyon izlemekten nefret ederim ama onunla izlemek çok zevkliydi. şehir dışında veya ülke dışında olduğum zamanlar bile dizinin günlerini ayarlamaya çalışırdım. o günlerde zonguldak’ta, onunla olmanın planlarını yapardım.

UNADJUSTEDNONRAW_thumb_11d3

o, istanbul hatırasıydı. tüm gençliği istanbul’da geçmişti aslında ama dedemle evlenince karadenizi çok sevmişti. çok özlüyorum. dün o yüzden 3.05 mesajım biraz buruktu. keşke üzümlü kekim hayatımda olsa diye ağladım.

bazen, o yardım götürdüğün çocuklardan bile, daha çok, sana ihtiyacım oluyor. sana söyleyemiyorum ama bu çok uzun zamandan beridir böyle. onlar büyüdüklerinde büyük biri olacaklar. ben büyüdüğümde yine çocuk olacağım. hayattan nasıl korktuğumu tahmin bile edemezsin.

bari gel gerçek hayatta vur. hain ötesi üzümlü kek.

çocuk kalpli

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.