journey to past.

evimden çıkmayı çok seven birisi olmadığım için sanırım, özgürlüğüme düşkün biri hiç olmadım. bazen odamdan bile çıkmam. şu an bu bloğu yazarken bir yandan da eşimle tartışıyorum. yarınki kuzeye gitme planından hoşlanmadım. aynı gün içerisinde kuzeydeki empire şehrine gidip dönmek iyi bir plan değil. oteller henüz açık değil. günü birlik seyahat edeceğiz. uyku saatimin 7.30 olmasını geçtim, gecenin bir vakti, yorgun bir şekilde eve geri döneceğiz. iyileşmek istiyorum artık. bu tür yorgunluklar sonrası düzenim bozuluyor. sürekli düzenimi bu tür planlarla bozamam. çünkü inanıyorum ki üzümlü kekim sözünü tutacak bu sefer. bunu hissediyorum. o yüzden gitmiyorum hiçbir yere. başlarım empire şehrine.

aslında geçen yaz, özgürlüğüme düşkün olmamaktan fazlasını keşfetmiştim. kendi sorunlarıma, arkadaşımın libya’daki hayatı da eklenince, kontrolümü kaybetmiş, aklımı yitirmiştim ve böyle olunca buradaki en sevdiğim arkadaşım tarafından kolumdan tutulup akıl hastanesine getirilmiştim. kandırılmıştım o gün. sadece konuşup dönecektim, ertesi gün içerisinde kreşe bırakılırmış gibi yarı zamanlı bir stres yönetimi programına katılacaktım güya. oraya gittiğimizde bir ilk gün prosedürlerinin olduğundan bahsettiler ve beni önümüzdeki birkaç gün daha rahat hissettirecek bir ilaç vereceklerini söylediler. ben tabi hala orada kalacağımı anlayamadım, herhalde hemen uyutmayan bir şey diye olmayı kabul ettim. sonrası çok hızlı gelişti zaten. birden kendi istediğimin dışında sedye ile başka bir odaya getirildim. biraz bu odada dinlenin, sonra gidersiniz dediler. hala oraya kilitlendiğimi anlayamadım. ne zamanki gözlerim kapanmaya başladı, o an gidip kapıyı açmayı denedim ve kilitliydi, işte o an anladım orada tutulacağımı. zaten sonrasını hatırlamıyorum. sonraki 2 gün yok.

kendime geldiğimde, oradan bir an önce kaçmanın planlarını yapmaya başladım. hiçbir şekilde orada tutulmak istemiyordum. lakin bunu söylediğimde oradaki doktorlarımdan biri, bana ya seni çok sevip, burada hayattan koruyorsak, dedi. o gün tutsaklığa bakış açım değişti. gerçekten de sonra beni yalvar yakar çıkarabildikleri bir delik oldu orası. bana kalsa bir ömür orada kalabilirdim. sorun yoktu benim açımdan. sevmiştim ben orayı.

tutsaklığa bakış açım işte böyle değişti. tutsaklığa, artık güvenilir ve sevileceğim bir yer gözü ile bakıyorum. yani arkadaşımın gerçekten kalbine hapsolmuşsam, bu benim için iyi bir şey.  herkesten kaçtım, hayatta bana zarar verecek her şeyden uzaklaştım ve ona sığındım, artık sadece orada sevileceğim demek. hiç bırakmaz da umarım. sonsuza kadar orada kalırım.

bugüne kadar insanlar beni çok kötü kullandı. onlar tarafından çok kötüye kullanıldım. onun tarafından en ufak bir zarar görmedim. yanında bile huzurla uyudum. güvende hissediyorum onunla. farklı hissediyorum. dünyada hiçbir şeyi bu kadar sevmiyorum.

o da artık kendini hissettiriyor. benimle rüyalarda konuşuyor. gün içerisinde de nereye gitsem benimle gibi. bir şey var ama tam olarak ne olduğunu, ne kendim anlayabiliyor ne de size anlatabiliyorum sanırım. bunları sadece buraya yazıyorum. kimseye söylemediğim şeyler bunlar. ona da söylemiyorum. zaten gidip ona bunları söylesem, 911’i arayıp beni akıl hastanesine geri yollatır herhalde.

sadece bekleyeceğim artık. başka bir şey yapamam ama iyi olursam, biliyorum dönecek. döneceğim dedi. söz verdi. daha önce hiç söylememişti bunu. dönecek biliyorum. o yüzden bu sevinçten aklımı yitirişim. o yüzden işte journey to past’i söyleyişim.

“Home, Love, Family,
I will never be complete
Until I find you…
One step at a time,
One hope, then another,
Who knows where this road may go
Back to who I was,
On to find my future.”

çocuk kalpli

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. mesrapa dedi ki:

    Benzer rüya işlerim olduğu için senlen, çoşku içinde okuyorum seni ve Üzümlü Keki. Hiç tanımadan düz yorum yapayım daha çok gereksinim duyulacak kişi senmişsin gibi yani şu olay Üzümlü Kek tarafından asıl benim sana ihtiyacım var diye biterse bana süpriz olmaz. Özel birisin, harbi söylüyorum, senden bir tane olsa hayatımda, bu fani hayat ne kadar kolay gelirdi kimbilir bana. Birisi beni böyle sevse, kimbilir ne olurdum.

    Beğen

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. O da özel biri. Bana ihtiyacı olsun istemem, kötü olsun istemem. Sadece onu isterim. 🧸

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.