someday.

gök gürültülü sabahlar, her gün daha çok çiçek açan ağaçlar ve onların yeşeren yaprakları. bu, michigan’da yaşayan birisi için bir nevi bayram demek. sıcak mevsimler geç ulaşıyor buraya. birkaç gün önce bahara girdik, haziran’ın sonuna doğru da yaz olacak. sadece 3-4 ay böyle kaldıktan sonra yerini yine yapraksız ve soğuk olan havaya bırakacak.

eşimin annesi bunu kutlarmışcasına, sarı kırmızı yaprakları olan bir çicek getirdi evime dün. galatasaray’dan dolayı bu renklere aşık olduğumu bildiğinden, hep bu renk alıyor. çok mutlu etti. kapının önüne çıkıp çıkıp sürekli sulayasım var. moralimiz biraz daha yüksek bugünlerde. virüsten dolayı ölen sayısındaki azalma, herkese biraz moral verdi. herkes biraz daha umutlu gelecekten. panik azaldı. insanlar dışarı çıkmaya başladı. ben de her gün çıkıyorum ve buna çok seviniyorum.

IMG_7288

twitter’dan aldığım tüm yorumları okuduğumu bir kere daha belirtmek istedim. çünkü, kimsenin alınmasını istemiyorum. bire bir muhabbet çok sevdiğim bir şey değil. ayrıca ne kadar blog girdiğimi hesaba katarsanız, tüm gün bilgisayarın karşısında mesai harcamak gibi oluyor. okuyorum tüm yorumları ama. onlara elimden geldiğince cevap da vermeye çalışıyorum.

otizmli biri için uyku çok önemlidir. uyku, ait olmadığın bu hayattan bir nevi kaçış. çünkü bu dünyaya ait olmadığını iliklerine kadar hissediyorsun sürekli, başkalarının kolay kolay fark edemediği şeyleri farkedip, gün içerisinde başkalarının duymadığı sesleri duyup, görmediği renkleri görüyorsun, tüm gün insanları anlayabilmek için empati yapmak zorunda kalıyorsun ki bu dünyanın en zor şeyi senin için, çoğu onları anlayamamakla bitiyor, bir sürü korkun ve takıntıların var ve evrende çözemediğin binlerce konu.

ben uzun gece yolculuklarında uyuyamazdım. otobüs yolculuklarında yanımda biri oturuyorken zaten bu imkansızdı. sonra rahat koltuk muhabbeti çıktı ama ben buna yıllarca maruz kalmıştım artık. uykusuz kalınca o kadar çok şey düşünüyordum ve öyle büyük acı çekiyordum ki, otobüs gideceğim yere varınca kendimi öldürmenin planlarını yapıyordum. tüm ilaçlarımı içmeyi düşünüyordum ama sonra otele gidince vazgeçiyordum bundan.

uyku çok önemli. buna dair çok güzel bir 3.05’im var aslında, aramızdaki en güçlü bağın bu olduğuna dair. üzümlü kekimle nasıl güven ve huzur içinde hissettiğimi anlatıyorum bu 3.05’te, hatta en sevdiğim mesajlarımdan birisi ama korkudan ona gönderemiyorum bunu. muhtemelen ona yazacağım kitaba da koyamam. gerçek hayatta mitolojik öykümüzden daha kötü durumumuz, uyumama olan öfkesinden şu an böyleyiz. uyuyabilmek için kullandığım ilaçlar yüzünden kaybettik birbirimizi. uyku kelimesini bir daha cümle içerisinde kullanmam mümkün değil ona.

eşimin bana göre çok daha sade bir odası var. o çocuksu şeyleri çok sevmiyor odasında. yeri geldiğinde benimle oynuyor ama odası, yetişkin bir erkek gibi. koyu ve düz renkleri seviyor. (fotoğrafta görülen o kardan adam mendilini ben aldım kışın)

IMG_7293

kısaca uyumak en büyük zevkimiz. o yüzden uyku odamız tamamen rahat ettiğimiz gibi. uyku çok önemli ama üzümlü kekim daha önemli olduğundan ben vazgeçtim uykulardan. gündüz olanlarından tabi. gece olanından vazgeçmem mümkün bile değil.

mutlu pazarlar ama üzümlü kekime daha mutlu pazarlar. siz de mutlu olun ama o sizden daha çok olsun. onu çok seviyorum ben.

gidip çiçeklerimi sulayayım.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.