you idiot!

istanbul’da yaşarken, bazen yeşilköy’deki bir klinikden yardım alırdım. aldığımda birkaç gün yatardım. ben yatarken eşim de bundan istifade eder, o da birkaç gün sakinleştirici alırdı. canavar gibi uyurduk ayrı odalarda. tabi o zaman özbek yardımcımız vardı. uğraşmamız gereken her şey ile o uğraşıyordu. şimdi o kadar olmasa da bugünlerde benzeri bir yardım alıyoruz. akşamları doktorumuz geliyor yardımcı olabilmek adına, çünkü hastaneye gidemiyoruz virüsten dolayı. gün içerisinde de becca ile kyle geliyor. kyle eşimin odasına gidiyor, becca ise benim yanımda. yine uyuyoruz.

bir süredir görmem gereken bir şey varmış ama ben onu göremiyormuşum gibi geliyordu ama sanırım ben, bunun aptallıklarımdan biri olmasını ümit ediyordum. eşimin kendini, portakal suyuma ilaç koyacak kadar kaybedeceğini hayal bile edemezdim. üzümlü kekim kaç kere uyardı rüyamda hatta portakal suyunu direk söyledi bile! ama bulamadım ne olduğunu. tabi ben bunu rüyalarım aracılığı ile öğrenmedim. çünkü rüyalarımdan bu kadar tehlikeli çıkarımlar asla yapmam. kavgalarımız sırasında, koşmamı engellemek için portakal suyuma clonazepam damlattığını eşim kendi itiraf etti. damla hali de vardır bu ilacın. annem bilse öldürür onu. sanırım rüyamda becca da ona bu şekilde söylemişti. “bilse annesi seni öldürür” demişti. gerçekten öldürür onu bilse. ben bu ilacın madde bağımlılığı tedavisini gördüm aylarca. ben de kötü biri olduğunu bilsem şu an boşanırım lakin hastalandı bu virüs yüzünden. yoksa yapmazdı böyle şeyler. gerizekalı. gene de hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam edemiyorum tabi. ölmeyeyim diye şimdi her akşam düzenli olarak sakinleştirici yapılıyor. hem ona hem bana. uykumda da olsa nöbet geçirmeye devam ediyorum. kendi kusmuğumda boğulmak üzereyim. bu arada yapılan sakinleştirici de kesin clonazepam ya da benzeri bir madde. onun etkisi mi yoksa geçirdiğim nöbetlerin etkisi mi ama tüm kemiklerim kırılmış gibi hissediyorum. öyle güçsüsüzüm ki, yatakta kafamı çevirirken bile yorulduğumu hissediyorum. bugün sadece annemle konuşabildim. annem sadece kavga ettiğimizi ve nöbet geçirdiğimi biliyor ama nedenini bilmiyor. bilse öldürür gerçekten eşimi. eşimi ben de öldürmek istiyorum aslında. gerçekten kalbimi kırdı. her ne kadar benim iyiliğim için yaptığını düşünse de, yaptığı şey çok kalp kırıcı. gerizekalı. nasıl güveneceğim ben şimdi ona bir daha? artık olur mu eskisi gibi?

tüm bunlar olurken üzümlü kekim’in kartpostallarını yazmak için uyandım. doktorumuz gelene kadar bitirmeyi umut ediyorum. bugünlerin tek güzel yanı bu kartpostallar. dünya yıkılıp, biz altında kalırken en azından bu kartpostallar üzümlü kekim’e ulaşsın ve onu iyi hissettirsin istiyorum.

bugün de hiç iyi gitmiyor.

mutlu geceler.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.