rum kırması.

dünden beri içine düştüğüm uzun uykulara rağmen, ateşim düşmemiş ama uyuduğuma yine de seviniyorum. eşimin hezeyanlarını biraz da olsa duymamak bana çok iyi gelmiş. huzur doluyum bu sabah. banyo yaptıktan sonra gece camı açık bırakırsanız hastalanırsınızı bir türlü aktaramıyorum kendisine. kesin virüs aldın, kesin virüs aldın diye yiyor kendini. en sonunda dayanamadım. tamam ulan virüs aldım, bırak odamda huzur içinde öleyim diye kovdum artık. sonra sızmışım zaten. bir nevi öldüm sayılır.

şu virüs olayları bir geçsin, gidip sinüs ameliyatı olacağım. tamamen geçirmiyor ama 2-3 yıl rahatlatıyor diyorlar. temizlesinler sinüslerimi. nedir şu çektiğim. bu sabah da ateşim var. elimizde de sadece marketten alınan, basit soğuk algınlığı geçiricileri var. tüm ilaçlara refill veriyorlar şu ülkede ama psikiyatri ve soğuk algınlığı ilaçlarını kesinlikle görmeden yazmıyorlar. basit soğuk algınlığı ilaçları sadece zaman kazandırıp, sonra daha beter hasta ediyor ama denemeye en çok bu sefer değer. bugün uyku perhizimde 23. gün. çok az kaldı. şu işi bitireyim, sonra bol bol hasta olurum. nasıl olsa nisan’ın sonuna kadar evdeyiz.

ilginç bir mesaj almışım instagram’dan. ilk arkadaşım, ortak arkadaşımıza şaka ile karışık nasıl olduğumu sormuş. o rum kırması kesin bir şey saklıyor, bir süredir iyi değil, ne noel’imi ne doğum günümü kutladı, demiş.

rum kırmasıymış. köpek cinsi belirtiyor sanki. babamın tarafı rum olduğu için böyle diyor. lakin ben o level’ı atlayalı da çok oldu. artık sadece türk ve amerikan olarak geçmek istiyorum. benden doğum günü mesajı beklediğine de ayrı inanamıyorum. iyi hissetmiyor olmalı. aynı ortak arkadaşımız bir süre önce, işi bıraktığını ve çalışmadığını söylemişti.

üzümlü kekim nokta atışı yaptı yine, onun doğum gününü kutlamamamı isteyerek. inanılır gibi değil bazı şeyler. kötü biri olduğu için değil ama şu yaşadığım zor süreçte beni daha çok karıştırmaktan başka bir şey yapmazdı. bana kötü gelirdi ve beni mutlaka yaralardı. ilginç bir insan zaten.

git dedi. gittim. git dediğimde gitmen mi gerekir diye beni suçladı. o kadar diyeyim. çıldırtır gerçekten insanı.

bugün eğer gücüm yeter, eşimi ikna edebilirsem yürüyüşe çıkmak ve ingiltere kartpostalını bastırıp, kaligrafi ile yazmayı düşünüyorum. yatağın üzerinde kalırsam kesin uyurum.

öyle işte, düşe kalka 31. güne doğru koşuyorum…

mutlu cumalar.

çocuk kalpli

 

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. ersoyselki dedi ki:

    Geçmiş olsun. Şifa bulmanız dileğiyle.

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Çok teşekkür ederim. Hepimiz için bitse bu kabus bir an önce keşke.

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.