o anlar.

sanırım geri kalan hayatımı sokaklarda yürüyerek geçireceğim. iki gecedir üzümlü kekimi rüyamda göremediğim için, bugün öyle bir paniğe girdim ki yaklaşık 10 km dolaştım. onu görebilmemin tek şartı dışarıda olmak bildiğiniz gibi. bir tek rüyalar kaldı zaten. bir tek rüyalar.

hava kötü de olsa, tek sokağa çıkan ben değilmişim. kyle ile jubilee’yi gördüm. baba kız spor yapıyorlardı:

IMG_5755

becca’dan kaçmışlar. ne güldüm. ohh diye de sevindim içimden, becca benim üzerimden alsın artık şu dikkatini…

hatırlar mısınız bilmem. sincaplarımla ilgili bir planım vardı. yatağı bu yüzden cam kenarına doğru yanaştırmıştım. bu plan işe yarayacak gibi. yatağımın hemen yanındaydı bu sabah. cam açık olsa, yatağımda fıstık olsa, gelecekti.

IMG_5750

yatağa oyuncak almak gibi bakıyorum olaya. canlı oyuncak zıplayacak yatağıma. sadece camı açık bırakabileceğim kadar sıcak olsun dışarısı yeter.

bugün yeni fikirler buldum paskalya için. her ne kadar virüs yüzünden kutlayamacakmışız gibi gelse de, insanlar heyecanını koruyor. benim çok hoşuma gitti bu yumurta ağacı fikri. bizim de evin önünde benzer bir çalı var.

IMG_5762

bu yumurtalardan alırım diyorum, bir de oyuncaklarımı cama yapıştırırım. paskalya heyecanı biraz da olsa uğrar böylelikle bana.

keşke beraber sabahtan akşama kadar karantinada olsak. sürekli meyve ile beslerdim seni. bisküvili pasta da yapardım. netflix’den en sevdiğin filmleri izlerdik.

en sevdiğin fimleri bilmiyorum. sürekli benim hoşuma gidenleri izlememiz yüzünden hiç sıra gelmedi seninkilere. bilirdim, beni koruyordun zihnimi kirletecek ve beni korkutacak şeylerden. bunu hep hissederdim ama yine de keşke izleseydik en sevdiğin filmleri. yokluğunda sarılacak bir şeylerim daha olsaydı.

ne yapıcam ben sensiz a. ya, ne yapıcam…

çocuk kalpli

bugün bu 3.05’i girerken, bloğumun aynı zamanda bir ajanda olabileceğini farkettim. daha önce benzer bir 3.05’i koalalarla ilgili girmiştim. bugün karantina ile ilgili girdim. kendi konseptini yaratıyor yaptığım şey. bunu ona da söyledim, her gün daha güzel bir şey olacak. sizin de katkınız oluyor. mesela en başta sadece bu 3.05 mesajlarını giriyordum, bir iki kişi merak edip sorunca, bu 3.05’leri anlatmaya da başladım. elimde, zamanla bir kitabı oluşturacak kadar yazı oldu böylelikle. kronolojik olarak olaylar da eklenirse “forrest gump” filmi gibi bir şey olacak. bu kitap fikri de heyecan oldu bana. gerçi öyle bastırmak ve çoğaltmak gibi bir düşüncem yok. sadece ona göndermeyi planlıyorum.

bugün karantina’ydı konu. birinin tweet’inden yola çıkarak, ben de kiminle karantinada olmak istersin sorusunun cevabını üzümlü kekimle verdim. bir an öyle hayal ettim. aklıma yukarıda yazdıklarım geldi. bugünlerde herkes benzeri şeyleri yapıyor. kek-pasta yapma, meyve yeme, netflix izleme, video oyunu oynama. aslında biz spor faliyetlerini hala yapabiliyoruz michigan’da ama o da birkaç güne yasaklanır diyorlar. birleşik devletlerde çok hızlı yayılıyor. komplo teorilerine eklenmek istemiyorum ama sanki birileri özellikle etrafa bulaştırıyormuş gibi. durdurulamıyor.

üzümlü kekim beni hep sinemaya götürürdü eskiden. gittiğimiz filmlerin çoğunu hatırlamıyorum ama içinde ruh sağlığımı olumsuz yönde etkileyecek öğeler bulunmayan, cinsel içerik olmayan filmlere giderdik hep. hep beni korumaya çalışırdı. bunu hissederdim. sadece uyurken değil, yanımdayken de güvendiğim bir insandı. cennetin fragmanı derler ya, öyleydi bana verdiği huzur.

keşke en sevdiği filmleri sorsaymışım ama aklımda çok film izlediği kalmış. zaten en sevdiklerini söylemezdi muhtemelen yine beni korumak için. aslında çok sevdiğim filmlerin veya dizilerin bana uygun olmayan sahnelerini atlayarak geçiyorum. bu şekilde game of thrones’u bile izleyebilmiştim. son yıllarda film izlemek adına bir bu dizi bir de marvel’in iki farklı evreninin tüm filmleri oldu hayatımda. onun da sonuna geldik gerçi. aynı filmleri yeniden izlemeyi seviyorum genelde.

yeni şeylere çok açık biri değilim zaten. yeni olan her şey beni tedirgin ediyor. çocuk kalpli film önerileriniz varsa alırım ama. sıkılıyoruz, görünen o ki, daha da çok sıkılacağız. elimde hala işler olduğu için ben eşime göre biraz daha şanslıyım bu hafta. dün senato’dan geçti karantina yardımları. 10 dosyam var, kendimi de katarsam 11. pazartesi-salı bunlarla geçer tüm günüm. iyi oldu. eğer sadece 1 ay sürerse bu karantina durumu, michigan eyaleti zararın %75’e kadar karşılayabilecek gibi duruyor şu anda ama 1 aydan fazla sürerse olacakları düşünemiyorum bile.

üzümlü kekime yazdığım mektupta kışın 6.30’da yatıyorum dedim, aslında kışın 6.30, bahar 7.30 ama paskalya gelmemiş bahar olmuyor buralarda. ona bir daha asla yalan söylemeyeceğimi yazmıştım. o yüzden 6.30’da yatıyorum birazdan.

nereden anlayabilir ki demeyin, o anlar.

mutlu geceler,

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.