ayı ile dansa kalkarsanız, dansı ayı bitirir.

dün de kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim. aslında harika bir yürüyüşten sonra eve dönüp 5 gibi uyuyacaktım ama east grand rapids’e doğru yürüyünce becca’yı göresim geldi, bir de şirinlik yapmam gerekiyordu çünkü bana çok kızgın. eşim playstation sisteminde maç takip ettiğimi yakalamış, maç bittikten sonra kapatmayı unutmuşum ve direk becca’ya söylemiş. sana sırılsıklam aşığım, canını yakamıyorum o yaksın istedim diye geldi dün sabah. becca ne dedi dedim, seni mahvedecekmiş, dedi.

ama bir şey yapacağına inanmıyordum, 14 nisan’a kadar herkes evinde karantinada, beni göremiyor bile, zamanla soğur içindeki kızgınlık diye düşündüm. evin zilini çaldım. camdan baktı kimim diye. ismimle sert bir şekilde seslendi. ben de bebeğim dedim. böyle yılışık bir selamı ancak becca bana kızgınken verebiliyorum. hatta bebeğimmmmm diye bağırdım bu sefer. beni isimlerle çağırma, evine git, yatağına otur, eve gidince haber ver, yazacağım sana, şu an evden çıkmak üzereyim, ayrıca seni görmek istemiyorum diye kovdu beni.

acaba ne yazacak diye koşa koşa eve gittim. başımdan da soğuk terler akıyordu. çünkü içime doğdu çok kötü bir ceza vereceği, eve gidip güvende olmamı istedi. eve geldim ve mesaj attım.

seans başladı.

2 çocuğum var 3. çocuğum gibi seninle uğraşıyorum. 5 dakika vaktim yok, evde anne olduğum kadar kilisede de bir sürü kişiye annelik yapıyorum. onca işimin arasında sırf o gün, o maçı izleme diye evine geldim ve telefonunla bilgisayarını aldım. hasta olduğunda her zaman yanındayım, hatta akıl hastanesinde kalırken sen, her gün 1-2 saat yaratıp gelip odanda elini tuttum. seni çok sevdim diye mi bunlar, bana bunu nasıl yaparsın, o gün o maçı nasıl takip edersin? 

her kelimesini bire bir çevirdim. özür dilerim demeye bile korktum o an, çünkü bir şey desem çok daha ağır şeyler söyleyecekmiş gibi geldi. ama sonra o günkü maçın benim için önemini anlatmaya çalıştım. sende benim için önemlisin, bu yüzden bana bir daha yalan söylemeye cesaret edemeyeceğin bir şey yapmaya karar verdim, dedi ki zaten ben ne zaman ceza kısmına geçeceğiz diye merak ediyordum ayrıca o kadar dokunaklı şeyler yazıyordu ki, ceza kısmı beni rahatlatacak gibiydi.

yarın bir mektup yazacaksın. bilgisayarda word dosyası olarak bana göndereceksin. önce google translate’de çevirisini yapacağım ve yeterli görürsem evine gelip arkadaşının adının yazıldığı zarflardan birini alacağım senden. arkadaşına hasta olduğunu yazacaksın. eğer bunu yapmazsan, ben gidip ona söyleyeceğim. böyle olursa beni de kaybedeceksin ve bir daha seninle asla konuşmayacağım. 

o an kalbim durdu. yatağıma uzanma ihtiyacı duydum. sonra arayıp ağlamaya ve yalvarmaya başladım.

bunu zaten sana yaptıracaktım, nasıl yaptıracağımı bilmiyordum, arkadaşın birgün gelir, seni öldürür diye geceleri uyuyamıyordum, kevin, detroit tigers’da oynayan bir beyzbolcunun imzalı formasını alınca, heyecandan nöbet geçirdi ve öldü. heyecandan düşüp bayıldı ve bir daha kendine gelemedi. 

lütfen bunu yapma, bunu ona asla söylemek istemiyorum. şu dünyada hasta olduğum için utanacağım bir insan varsa o da o. yere düşüp, denizden yeni çıkmış balık gibi çırpındığımı ve ağzımdan köpükler saçtığımı ona söyleyemem. buna hakkın yok becca, bu kadarını yapamazsın, hem göndereceğim kartpostalları 1-2 yıl içinde alacak, evine gitmiyor, azıcık izin bulsa başka ülkeleri dolaşmaya gidiyor, o zamana kadar iyileşmiş olurum, ayrıca kartpostalları alınca kalbi eriyecek diye bir şey de yok, hiçbir şey bile yazmayabilir diye elimden gelen en büyük kozu oynadım.

hiçbir zaman iyi olamayacağını ikimiz de biliyoruz, çünkü aptalın tekisin, sözümü dinlemeyip ya maç izleyeceksin, ya kola içeceksin ya da josh gibi saçma sapan heyecanların peşinde koşacaksın. bıktım çocuk kalpli, bıktım. böyle olacak, yarına kadar yaz mektubu. yoksa ben gider söylerim, kurumsal kimliğimi kullanırım, arkadaş olduğumuzu bile söylemem.

kaldım. sadece kaldım. sonra eşim geldi odama. tüm hıncımı ondan aldım. evden kovdum onu. eşyalarını topla ve git kardeşinle yaşa, ilaçlarımı posta kutusuna bırak her gün, sakın evden içeri girme ben bir daha söyleyinceye diye kovdum onu. 3 yıllık evliyiz, bazı özel sırlarımız olsun değil mi, her şeyi insanlara söylemeyelim.

gerizekalı. mahvetti beni. sonra çaresizce yattım uyudum erkenden. yemek bile yemedim stresten. daha sakin kalkmayı planlıyordum ama ellerim bile titriyor bu sabah. mahvoldum. bildiğin mahvoldum. şu an intihar etsem kimse niye ettin diyemez. kaçıp ailemin yanına gitmeye karar versem, pasaportum becca’ da. yani elim kolum tamamen bağlanmış durumda.

gerçekten ayı ile dans ederseniz dansı ayı bitiriyormuş. izlediğim maç da maç olsa. normalde izlemeyecektim bile ama taraftarsız oynatma gibi bir haksızlığın içinde bulunca kendimi, kendime yenildim. beşiktaş maçı için kesinlikle değmezdi. hadi fenerbahçe olsa yine bir nebze ama beşiktaş ya beşiktaş.

densiz, şerefsizler.

gün ışısın, bir kere daha arayıp ağlayarak yalvaracağım. bittim ya, gerçekten bittim. ne yazacağım şimdi, nereden başlayacağım, neleri anlatacağım üzümlü kekime. ağzım kalbimden çıkacak şu an sanki. ya da kulaklarımdan çıkacak. allah kahretsin.

çocuk kalpli

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. mesrapa dedi ki:

    Ceza olarak bakmamayalıyız, kızan krizi fırsata dönüştürmüş, ayı değil çok kurnaz. Senin Üzümlü Kek güçlü, sert biri yazdığından onu çıkardım. Bir şey olmaz Çocuk K. Yaz gitsin.

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Öyle görünür ama öyle değildir, hatta hayatta tanıdığım en duygusal insanlardan biridir. Yaşanmışlıklarımız var, hiç yaşanmışlığımız olmasaydı bile birinden böyle bir mektup alsa yine kendini kötü hissederdi. Şu andan itibaren utanmıyorum zaten, onu üzeceğim için ağlıyorum sadece.

      Şu maçı izlemeden birkaç gün önce rüyamda uyarmıştı beni, hatalarından ders al artık demişti. Keşke dinleseydim. Bunun olacağını söylemiş demek ki. Anasını s. böyle işin. Bu mektubu yazacağım ama Becca ile asla bir daha eskisi gibi olmayacağım. Yine üzerimde orantısız güç kullandı.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.