çok kızgın bir üzümlü keksin sen ama?

dün ilk defa börek yaptım. tadı ilk başta çok tuhaftı. eşim, bu da güzel ama anneninki daha iyiydi diyerek teselli vermeye çalıştı ilk. sonra bir baktık meğer pişirme kağıdı ile yiyormuşuz. ev hanımlığım bu denli trajik durumda benim. ama çok lezzetli oldu. eşim bir tepsiyi kendi başına yedi. bu adamın yemek yiyişi beni çok korkutuyor ya. aç kalsa beni yiyecekmiş gibi bakıyor bazen. klasik boğa burcu. hayatının amacı yemek yemek. ben daha hafif şeyler yiyorum. sabahki üzümlü kek dışında gün içerisinde karbonhidrat almamaya çalışıyorum. bugünlerde bağışıklık sistemimi güçlendirmek adına sürekli meyve salatası yapıp, karpuz suyu içiyorum.

IMG_5581

karpuz suyu başta çok basit görünüyor ama çok soğuk olarak üzerine nane koyduğunuzda, havuz kenarında alkollü kokteyl alıyormuş havasına sokuyor sizi. elimden geldiğince sağlıklı kalmaya çalışıyorum bu süreçte çünkü kronik solunum yolu rahatsızlıklarım var. çoğu karadenizli gibi hem astımım hem sinüzitim var. astım daha çok alerjik ama soğuk algınlığı sırasında beni çok zorluyor. olası bir virüs alma durumunda çok zorda kalırım diye düşünüyorum. ölmem ama ciddi anlamda sürünürüm. hastaneye yatmalı, orada günlerce kalmalı olur. yine de elimden geldiğince dışarı çıkıyorum, evimizin hemen yanındaki üniversitenin kampüsünde geziyorum. hatta bugün bahçedeki yaprakları topladım tırmıkla. göründüğünden daha zormuş. ilk defa yaptım. canım çıktı. normalde hep eşimin babası hobi olarak yapıyor bu işleri ama virüs yüzünden her işimizi kendimiz yapacağız bir süre.

IMG_5552

sonra yürüyüşe çıktım. geceleri üzümlü kekime ulaşabilmek için, uzun yürüyüşlere çıkmam gerekiyor. tek şartı buymuş, rüyamda onun yanında olabilmem için. dün gece böyle söyledi. senin için 10 gündür uyumuyorum ama dedim. uyumuyorsun ama bir şey yaptığın da yok, dedi. kucağına yatmama izin verdi ama kızgındı hala biraz. yapma böyle, dedim. beni gene çok kızdırdın bugünlerde, dedi.

aslında burayı anlamadım çok. üzümlü kekimin neye bozulduğunu çözemedim. sadece kucağına yatma kısmına odaklandığım için sanırım, kızdığı ile kaldı.

çok kızgın bir üzümlü keksin sen ama ama…

IMG_5554

evimizin olduğu yerin yanında, bu köprü ile birbirine bağlanan büyük bir üniversite kampüsü var. hatta bu kampüsün kendi içinde ormanı da var.

IMG_5569

ormana gitmeye pek cesaret edemiyorum sürüngen fobimden dolayı ama kampüste dolaşıyorum elimden geldiği kadar. ormanın aslında baharda çok güzel olduğunu söylüyorlar ama kaybolma sıkıntısı da var, aşağıdaki haritada görüldüğü gibi büyük bir yer. (bu harita da evimiz tam phi chi field’in yanında. yazın birkaç adım atarak o sahaya atlıyoruz gökyüzü fotoğrafları çekebilmek adına)

IMG_5557

seninle ilgili her şeyi, o kadar baştan alıyorum ki, sanki seninle ilk defa karşılaşmışım gibi  tuhaf bir heyecana kapılıyorum bazen.

aslında en sevdiğim fotoğrafın, japonya’da çekildiğin değil. dövmeni göstermek için kendini aynada çektiğin. oradaki tombulluğuna tapıyorum hatta. çok bakamıyorum o fotoğrafa ama. çünkü ön planda, güzelliğinden nasibini almamış ellerin var. hep çirkin olduklarını düşündüm bugüne kadar. bugün ellerinin aslında sincap ellerine benzediğini farkettim. o kadar sevimliler ama ben bunu fark edememişim.

iyi ki gittin.

yoksa görülmeyecekti tüm bu güzellikler. bu heyecanlar hiç yaşanmayacaktı. 

çocuk kalpli

bugün dolaşırken bu 3.05’i yazmaya başladım içimden. eve geldiğimde tek yaptığım tuşlara basmak oldu. sabah sincaplarıma yem dökerken, ev sevdiğim sincabım yanıma kadar geldi, bende elimi uzatıp ona fıstık verdim. fıstığı elimden alırken bir şeyi farkettim. elleri bir yerden çok tanıdık geliyordu.

arkadaşımın adının baş harfi ile kaydedilmiş bir dosya vardır bilgisayarımda. içerisinde en sevdiğim fotoğrafları vardır. o dosyada çok sevdiğim ama açmaya korktuğum bir fotoğrafı vardır arkadaşımın. çünkü fotoğrafta ilk gözüme çarpan şey elleridir. neden bilmem, ben insanlarda ilk ellere bakarım. benim ellerim de çocuk kalplidir. çocuk elleri gibi ufaktır. sanırım, herkesin eli böyle olsun isterim.

o fotoğrafa katlanamıyordum arkadaşımın elleri yüzünden. çok büyük elleri vardı ve şekilsizdiler. fotoğrafı açar açmaz, gülerek ışık hızı ile kapatıyordum. bugün, aslında sincap elleri gibi olduklarını farkettim. böylece başka bir sevimliliği çarptı arkadaşımın gözüme. sonra çok komik bir şey yaptım. fotoğrafı açıp bilgisayara sarıldım. o tombik haline deli olurdum zaten. kilo vermeye karar verdiğinde bu yüzden çok üzülmüştüm.

üzümlü kekimin en sevdiğim fotoğrafı değişti bugün itibarı ile. iyi ki terketmiş beni. diyorum ya, hiç görülmeyecekti bu güzellikler.

çocuk kalpli.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.