me want coooookies!

ilk günkü heyecanla, daha fazla sevgiyle, aynı kişi olarak, hayatımın son gününe kadar, burdayım.

seni çok seviyorum.

çocuk kalpli

bundan tam 3 ay önce arkadaşıma noel için bir kutu göndermiştim. arkadaşım bu kutuyu kabul etmemişti. bu durumun hastalığımı etkilemesi sonucu, hayatımın en zor ve üzücü noel’ini geçirmiştim. yine de ona bir söz vermiştim. o üzücü günler, çok güzel bir sözle bitmişti. onu daha çok sevip, daha iyisini yapacağımı söylemiştim. söylerken hiç inanmamıştım aslında yapabileceğime. çünkü kalbimi paramparça etmişti bu kez. kalbimin her yeri kanıyor gibiydi. istesem, acımdan orta yerimden ayrılacak gibiydim.

ama başardım.

bugün, gerçekten onu daha çok seviyordum. kendimce daha iyisini de yapmıştım. aynı heyecanla, 3 ay önce geri dönen kutuyu gönderdiğim posta ofisindeydim. harika şeyler hissettim o an. sanki onu ilk kez görmüşüm kadar heyecanlaydım. o an anladım ki, bizi bundan sonra hiçbir şey ayıramayacak, ne olursa olsun hep onun peşinden gideceğim, kalbim sadece onun ve hayatımın son gününe kadar bu böyle olacak.

bugünkü 3.05’i posta ofisinden paylaştım. aynı anda 3 tanede kart yolladım şehri ankara’ya. becca ile gittik, yine birbirinden komik diyaloglarımız oldu. 3 ay önce gittiğimizde de saat 3.05’te yollamama tepki vermişti, bugün ben senin bu hallerini tamamen unutmuşum, allah kahretsin dese de çok geçti, gelmiştik artık posta ofisine. bari en son işlemimizi yapan kadın olmasa diye söylendi, baktık yine o kadın. tam 3.05’te göndermemiz gerekiyor dediğimizde, kadın bizimle dalga geçmişti yahudi misiniz, diye. bugün bizi görünce, offf gene geldiler bakışı attı. becca’nın tanınan bir kurumsal kişiliği var, rezil oluyor bu durumlarda. allahım bize merhamet et, yanımdakini öldürmek istemiyorum diye dua ediyordu en son. neyse yolladık. o da mutlu oldu. sevdim diyor ben de arkadaşını. bana çok güzel anlattın, sen güzel olmayan bir şeyi zaten sevmezsin ama çok korkuyorum, şu an bu kartları alıp sana bir şey yazarsa diye aklım çıkıyor, dedi.

hala bu heyecanı taşıyamayacağımı düşünüyor. bense bilmiyorum. hayalini bile kuramıyorum şu an. neden bir şey yazacağını düşünüyor, anlayamıyorum.

michigan acil durum ilan etti. sadece ben değil, herkes evinde. tüm okullar ve nerdeyse tüm işyerleri tatil oldu. ofis çalışanları, evden çalışacak. hep beraber hapsolduk. eşim eve gelmeden önce 2 aylık alışveriş yapmış. aslında online da yapabilecektik alışveriş ama ne olur ne olmaz diye almış yine bir şeyler. moral olsun diye de bana kurabiye canavarı getirmiş:

IMG_5322 2

birkaç gün önce kurabiyelerini yemiştim. ona bir gönderme yapmış. az önce indim, yeniden yedim. bu oyuncak me want coooookies! diye bağırınca canım kurabiye çekti. ters etki yaptı bence.

IMG_5341

iyi oldu bu karantina. bir süredir okumak istediğim kitaplar ve izlemek istediğim filmler vardı. konsol oyunlarına da ne zamandır ara vermiştim. konuşmak istediğim ama diyaloğa girecek gücü kendimde bulamadığım bir sürü insan birikmişti. bunlardan biri papaz arkadaşım emanuel. bugün yazdım ona, çünkü çok endişeleniyorum onun için. şu an virüsün merkezlerinden biri olan italya’da. italya’da durum aktarılandan çok daha kötüymüş. tam bir panik ve kaos var, kimse ne yaptığını bilmiyor, diyor.  ben de evdeyim ve hiçbir şeyle meşgul değilim bana istediğin zaman yaz, dedim. sadece onunla değil, herkes ile 7/24 boş muhabbet yapabilecek gücüm var. hatta sanırım gerçek adımla bir twitter daha açacağım. insanlar hayret sen nasıl artık twitter kullanmıyorsun diye geliyordu bir süredir. en son kardeşim de, bugün twitter açtım, beni ekle diyince, bir twitter daha açmak kaçınılmaz oldu benim için. burayı korumamın en iyi yolu da bu olacak zaten. insanlar başka bir twitter’ım yok sanacak. süper plan bu.

eşim bu virüsün, 9/11’den sonra birleşik devletler’deki ilk büyük felaket olduğunu söylüyor. ben de sizin gibi türkiye’de doğduğum için hayatım 9/11 olarak geçti tahmin ettiğiniz gibi. ondaki etkiyi ben de yapmıyor. sadece sevdiklerim için korkuyorum. ben zaten evde kapalı olacağım. bu benim, çok iyi yapabileceğim bir şey.

umarım en kısa zamanda biter tüm bunlar.

mutlu geceler,

çocuk kalpli

7 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. fundadenizozgur dedi ki:

    “ben de sizin gibi türkiye’de doğduğum için hayatım 9/11 olarak geçti tahmin ettiğiniz gibi.” Şu cümletanıklık ettiğim en iyi yorumlar arasında ilk beşe girer eminim.

    Liked by 1 kişi

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Çok teşekkür ederim. Yani öyle, ondaki panik bende yok, benim hayatım normal seyrinde devam ediyor, çok abartıldığını düşünüyorum. Bugün ben bodrum katında yaşayayım diyor, seni öldürmek istemiyorum 🙂 Saçmalama oyun oynayacağım bugün, dedim ben de. Bodrum katı oyun odamız. Dediğim gibi anlamsız bir panik var. Ne olacak bu işin sonu? Tamam 1 hafta evimizden çalışalım, işe gitmeyelim sonra ne olacak?

      Liked by 1 kişi

      1. fundadenizozgur dedi ki:

        Durumun ciddiyetine varmayan o kadar fazla insan var ki, onların yaşamadığı panikleri diğerleri misliyle yaşıyor bana kalırsa =) İnsanlar ikiye ayrılmış durumdalar aşırı panik olanlar ve aşırı rahat olanlar.

        Liked by 1 kişi

      2. Çocuk Kalpli dedi ki:

        Arasında kalabilsek keşke. Ben hiç panik yapmadım ama yapan insanlar yüzünden 2 gündür burnumu bile dışarı çıkaramadım. Gayet de sokaklara çıkıp yürüyebilirmişiz halbuki. Tabi Michigan için söylüyorum bunu. Burada çok insan yaşamıyor. Onun dışında hala işe gitmeyeceğiz, evden çalışacağız.

        Eşimin yaşlı anne babasından uzak durmayı düşünüyorduk olası bir tehlikeden kaçınmak amacıyla. Onlar bugün aradı, biz sizi görmesek de ölürüz diye. Yani bu karantina olayı da o kadar kolay değil. Bu iş bir an önce sonlanır umarım.

        Beğen

      3. fundadenizozgur dedi ki:

        Umarım. Gerçekten nüfus da çok önemli. Ben İstanbul’dayım. Evime en yakın yürüme alanı 10 dakika yürüme mesafesinde. Eminim ağzına kadar da doludur. Keza marketler de o şekilde.

        Paniğin en büyük nedeninin dışarıdaki insanlara güvenmemekten kaynaklandığını düşünüyorum. İstanbul’da bu çok çok zor. Arkadaşımın komşusu iki gün önceye kadar Amerika’da oğlunun yanındaymış. Gelmiş ve 14 gün evde karantina kuralına uymadan geziyormuş. Bunun gibi kaç milyon insan var Türkiye’de ve dünyada…

        Beğen

      4. Çocuk Kalpli dedi ki:

        Size şu kadarını söyleyeyim, Sağlık Bakanlığı olaya doğal seleksiyon olarak bakıyor. Bugün doktor kardeşim söyledi. Bir hastanenin en fazla alabileceği koronalı hasta sayısı 80’miş. Çünkü solunum cihazı başka hastalıklar için gerekiyormuş, bir genç trafik kazası yapıp geldiğinde solunum cihazı önceliği gençteymiş. Bu şu demek, 60 yaşın üzerindekileri hastaneye bile almayacaklar. Eve hapsolmayanlar, ne yazık ki ölecekler.

        Boşverin, sizden önemli değil, gerekirse hep evde kalalım bir süre.

        Liked by 1 kişi

      5. fundadenizozgur dedi ki:

        Kesinlikle katılıyorum. Gerekiyorsa 3 hafta, 1 ay ne kadar gerekiyorsa hayat dursun. Yeter ki bu iş bir bitsin.

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.