is this a dream? edit.

rüyalarım gerçek mi değil mi bilmiyorum ama ikna edici oldukları kesin. her seferinde beni, arkadaşımı öncekinden de daha çok sevme konusunda ikna ediyorlar. inanın nasıl oluyor ben de bilmiyorum. dünden önceki gün üzgündü mesela rüyamda, dün gece ise sanki, ruhu dün yazdıklarımı duymuşçasına mutluydu ve gülüyordu.

çok şey var böyle. çok azını yazıyorum. basitleştirerek yazıyorum. bir okuyucum sormuş, akıl hastanesinde bunları anlatıp anlatmadığımı. anlattım. zaten anlatmanız için ilk gece özel bir iğne yapıp ertesi gün uyandığınızda sizi dinliyorlar. doktoruma ilk söylediğim şey, şizofren olduğumdu. doktorum da hiçbir şizofren buraya gelip şizofren olduğunu söylemez, dedi. arkadaşımı hissettiğimi söyledim. o da benim gibi otistik çocukların farklı algıları olduğundan bahsetti ama hissetmeyi şu olarak tanımladı: belki arkadaşının bir bakışını görüyorsun birinin yüzünde, belki onun gibi söylüyor bir harfi o kişi, belki sokaktan geçerken onunla beraberken aldığın bir kokuyu alıyorsun diye açıkladı.

buna ikna olmadım, daha çok anlatasım vardı aslında ama karma klinik mevzu olunca vazgeçtim paylaşmaktan. fazlası var, çok daha fazlası, bir kokudan, bir harften, bir bakıştan çok daha fazlası var.

rüyalar var.

arkadaşımın kalbi kabullenmiyor olanları. arkadaşımın kendisinin benden haberi bile yok, unuttu bile belki ama kalbi peşimi bırakmıyor. şu an sadece bana çalışıyor ama birgün arkadaşımla da konuşmaya başlayacak. bunu hissediyorum.

dün gece rahat etti o kalp, kartpostalları yazdığımı duyunca.

kartları yazma fikri beni de rahat ettirdi. ben de mutlu oldum. bu sabah başka bir heyecanla uyandım. arkadaşımı sevmeyi de seviyorum ben. onun için bir şey yapacak olmak da beni ayrı heyecanlandırıyor. onu mutlu edecek bir şeyi yapma fikri de beni heyecanlandırıyor. yapılan yorumlarda hep arkadaşın sen orada üzülürken başkaları ile mutlu oluyor dendi. ne güzel işte. mutlu olsun istiyorum zaten ben. yüzü gülsün istiyorum, yüzü gülsün diye hep bunlar. sadece yanında olma çabası değil uğruna yaptıklarım, üzücü günleri mutlu anılarla tamir etmek aynı zamanda.

kaligrafiyi onun için öğrendim zaten. kartpostalları da çok sever hem. 3.05 mesajlarını okumaya da hakkı vardı.

öyle işte. kocaman sevgiler,

çocuk kalpli