hoşgeldin magic.

şu an hayatımın şokunu yaşıyorum. zaten ne zaman bir şey için çok heyecanlansam böyle oluyor. emmet’a eş seçmeye gittiğimizde emmet’ın aslında oğlumuz değil, kızımız olduğunu öğrendik. bu muhabbet kuşlarında da cinsiyet ayrımı bir türlü açıklığa kavuşturamadılar. böyle olunca ben şoka girdim. bunu aldık geldik ama kafam oldukça karışık. şimdi iki oğlumuz mu oldu bizim? aslında…

emmet is getting married today!

amerika’da haftaiçi-haftasonu ayırt etmeksizin, gün sabah 6.30’da başlar. yazın daha da erken kalkıyorum ama dün gece geç yattığım için bu sabah sürünüyordum 6.30’da. bu yüzden mart ayı boyunca, akşam 6.30 dedi mi en geç yataktayım. becca gelmişti bu sabah. bana olan kızgınlığı geçmiş. dün mesajlaşmıştık zaten. ne bu halin, teorik olarak sana yalan söylemedim ki,…

love.

aynı gün içerisinde üç blog birden girdiğim nadir günlerden biri. aşırı yükseğim. nerdeyse yatağımın üzerine çıkıp yatağın ayaklarını kırana kadar zıplayasım var. çünkü yarın küçük mavi oğlumu evlendiriyoruz. arkadaşım aklıma gelince unutuyorum her şeyi. bugün, aslında bunu yazacaktım bloğumda. arkadaşım aldı götürdü yine yarım aklımı başımdan. yarın kuş alıyoruz, biricik oğlumuz emmet’ımız evleniyor! çok heyecanlıyım….

dollyphant lullaby.

hayata dair ufak mutluluklarım var herkes gibi. sabahları ilk düşündüğüm şeylerden biri; spotify’da yeni bir şarkı buldum mu acabadır benim. bulduysam o güne büyük bir heyecanla başlarım. yarın sabah böyle başlayacağım güne. murat dalkılıç bir animasyona bebek melodisi bestelemiş. ruhumun iyileştiğini hissediyorum her saniyesinde. yarın iyi bir gün olacak benim için. harddiski bozulan birinin geçmişe…

psalm 1:3

arkadaşım için uyumamaya söz verdiğim mart ayı birgün sonra başlıyor. bu yüzden dün gece korona virüs karantinasına alınma riskim olduğu halde urgent care’e gidip penisilin oldum. bu sabah hala biraz ateşim var. ateş kısmını halletseler ben gerisini çözücem zaten ama ateş çok kötü etkiliyor, eziyet çekmemek adına habire uyuyorum. bu arada dün gece kan, idrar…

gone.

çok şeyim yok aslında, masamda birkaç tane kartpostal ve bir de, iki adet üzümlü kekim var. zarfın içinde olanın yazısını noel’de yazmıştım. diğerlerine de az önce başladım. bir yandan üzümlü kekimi yiyor, diğer yandan hayaller kurmayı deniyorum. 3. kartpostalın sizinle sabah paylaştığımın dışında renkleri var: neden böyle olduğuna gelince… bu animeleri çizen kız gerçekten çok…

üçüncü kart.

sonra çocuk kalpli, maçı izleyebilmek için söylediği yalanın cezasını çekip, çok hasta oluyor. aynı bu görseldeki gibi yüksek ateşle ağır battaniyesinin altında uyuyor. çok sevdim yeni görselimi. bloğumda da güzel durdu. zamanla çok keyif aldığım, mutlu bir yer haline geldi bu blog. umarım hiç ünlü olmaz ve hep bana kalır. hikayesini kısa notlarla en baştan…

what a coincidence!

bugün şunu bir kere daha anladım ki, ben sahtekarlık yapamayacak kadar aptal biriyim. cuma günü maç izleyebilmek için kendimi hasta ettim, gizli gizli maçı da izledim ama sevincimi gidip facebook’ta paylaştım ve becca bunu gördü. instagram’da paylaşıyorum hikayeyi ama o anın sevinci ile facebook’ta paylaşa da basmışım. instagram’ı yok ama facebook’ta gördü. ikinci bir hata…

seni 1-3 seviyorum üzümlü kekim. 

bu hayatta, her şeyi, hislerim üzerinden yaşıyorum. cuma günü kendi adıma çok zor bir karar almıştım. maçı izleyebilmek adına hasta olmaya karar vermiştim çünkü içimden bir ses, bugün bu olacakların hepsini söylüyordu. hatta maçtan önce donk’un maçın adamı olacağını söylemiştim. bu nasıl oluyor? çünkü ben bu maçı çoktan izlemiştim. muhtemelen rüyamda geleceğe astral seyahat yaptım…

davy jones.

becca haklı. gerçekten de dünyadaki en gerizekalı insanlardan biriyim. hasta olup galatasaray maçını izleyebilmek için, bu sabah ince şeylerle dışarı çıkıp, rüzgarda şapkasız biraz yürümemin sonucu şu an evde donuyorum. koşacaktım bir de. koşmaya gerek bile görmedim, o kadar soğuktu. şu an ev 70 fahrenheit’ken battaniyenin altında donuyorum. beklediğimden hızlı sonuç verdi. akşama hasta olurum…

keşke sen de çocuk kalpli olsan.

bazen ben depresyona girmesem de, depresyonun bana girdiğini hissediyorum. dünden beri sürekli bir yatağın içinde uyuma, uyanınca yorganın altında kalma durumu var. dün de yazdığım gibi kafam karmakarışık. keşke sen de çocuk kalpli olsan. çocuk kalpli görselin boyanmadan önceki son hali elime ulaştı. kraliçemin tacını başına eklettik ve biraz daha güldürdük. mutlu bir tatil olmuş…

2.20.2020

sabaha çizerimin mesajı ile başladım. son kartpostalın ilk halini çizmişti: %95 tamam gibi. sadece arkadaşımın tacını unutmuş. bir de oyuncak sandığının üzerinde birkaç ayı daha iyi olsa iyi durur. dikkatinizi bir şey çekti mi bu görselde? çizer, ben hiçbir şey söylemeden, yerdeki kübün üzerine arkadaşımın adının baş harfini ve numaralarını yerleştirmiş. daha önce de benzer…

honey and the moon.

hayatımın en huzursuz günlerinden biriydi bugün. tabi son 3 gecedir, kötü rüyalar görmemin de bunda etkisi var. gerçek hayatta üzgün olup, rüyada mutlu olabiliyorum ama rüya olumsuz olunca hayat benim için hiçbir şekilde mutlu gitmiyor. ikizler burcu, birden fazla gezegenle birlikte gökyüzünde bugünlerde. o yüzden olabilir. 2020 yılı boyunca hep yukarıda olup, iddialı yörüngelerde dolaşacak…

aslan kral.

kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim… amerika’da şöyle bir kültür var, kimse 8’de başlayan işine, 15 dakika kala uyanıp gitmez. kalkar, kahvesini içer, haberleri okur, çocukları ile zaman geçirir, kendini psikolojik olarak çalışmaya hazırlar ve işe öyle gelir. bazı sabahlar bize becca gelir, bazı sabahlar da ben onlara giderim. bu sabah becca gelmişti sabah 7’de,…

31 gün.

mart ayında 31 gün öğle uykusuna yatmayacağım senin için. bu canım senin olsun’un bir tık üstü. çünkü ben uyumayı, canımdan bile çok seviyorum.  umarım bunu hissedersin… çocuk kalpli lent devresi başlıyor 26 şubat’ta. bunun anlamı, katolik sınırların dışına çıktığımızda, paskalya’ya kadar insanların sevdiği şeylerden bir süreliğine vazgeçmesi demek. günümüzde bu şekilde revize olmuş durumda. katolikler…

yeni bir hayal.

keşke dünya turuna çıksak beraber. gittiğin o gizemli ülkeleri, bir kere de benimle gezsen. sen yanımdayken, başka dünyalar büyük gelmezdi hiç bana, yine öyle olsa. elimden tutup çok uzaklara götürsen… çocuk kalpli benim hayallerim yok ama rüyalarım var. rüyada gördüğüm şeylere hayal diyorum. çünkü bazı rüyalar harika hissettiriyor, ya keşke böyle bir şey olsaydı diye…

hesapsız, kitapsız, küçük bir kız çocuğu gibi..​.

sonra yeniden kağıdı kalemi elime aldım. arkadaşıma göndereceğim kartpostalların planlamalarını yaptım. bir süre önce üzerinde adının ve adresinin yazılı olduğu zarflardan bastırmıştım zaten. pazartesi günü de en son görselimizi kartpostal haline getireceğim. az önce başladım yine kurşun kalemle pratik yapmaya. gözlerim doldu yazmaya başladığımda. çünkü bildiğiniz gibi büyük hayaller ile gönderdiğim son kartpostal bana geri…

idil’in kuzenleri.

3 gündür, bu yeni yatak örtülerinin altında, yeni pijamamla yatacağım anı bekliyordum. annemin yokluğunu ancak yeni bir pijama ve güzel bir yatak örtüsü kurtarırdı. koala’ya da dedim bence sen çok tatlı bir koala’sın diye. tatlı bence. bu sabah işyerinde girdiğim bir dialog üzerine, otizm ile ne zaman tanıştığımı hatırlamaya çalıştım. otizm’in birbirinden farklı çeşitleri var,…

fifth-third.

bazen çok üzüldüğümde, fotoğraflarına bakıyorum iyi hissedebilmek adına. gülüşün o kadar iyi geliyor ki kalbime, öyle sakinleştiriyor ki ruhumu, o an nerdeysen, seni bulup, günlerce sana sarılarak uyumak istiyorum. özellikle son instagram görselin. ahhh. allah çekenden bin kere razı olsun. bunu hiç bilmez ama elinden şifa buldum. ne güzel gülmüşsün ya, ne güzel gülmüşsün. seni…

anıl ile biz neyiz?

bu sabah youtube’da, en sevdiğim youtube kanallardan biri olan ezginin kanalını izliyordum. youtube, özellikle radyo ve televizyon mezunu gençler için çok keyifli bir yer haline geldi uzun zamandır. harika işler var. ezginin kanalı da onlardan biri benim için. özellikle marvel filmlerini yorumladığı serideki videoları kaçırmamak için youtube bildirimlerini bile açtım. ezgi, bazı videolarda anıl ile…

when she loved me.

dünden beri aralıksız kar yağdı michigan’a. sincaplarım hep kar oldu. çok mutluyum ama. onlar için yaptığım sincap evinden bugün tam 14 tane sincap çıktı. 6 sincabım vardı normalde fırtınasından kurtulmak için sokaktaki güm sincaplar o eve girmiş. dün yatmadan önce yem dökmüştüm oraya. yediler mi diye bakmaya gittiğimde teker teker fırladılar onlar için eve açtığım…

şahsiyet.

her gün kendime, daha önce sevmiyormuşum, diyorum. daha önce dediğim ise bir önceki gün. ufacık bir aklım vardı zaten onu da seninle kaybettim ben. çocuk kalpli öyle işte, çocuk kalpli’nin arkadaşı bir türlü dönmüyor ve çocuk kalpli en sonunda aklını tamamen kaybediyor. zaten ufacık da bir aklı vardı yazdığı gibi, o da kayboldu gitti arkadaşıyla….

wintersong.

robot elektrik süpürgesi hakkındaki olumsuz yorumlarımı geri alıyorum. alet, beyaz gürültü tanrısı çıktı. o evi temizliyor, ben de onun gürültüsünde ruhumu temizliyorum. odada çalışırken, öyle bir huzur basıyor, beni öyle tatlı bir uykuya zorluyor ki anlatamam. annemler gitsin, odamda şarjı bitene kadar döndürüp, uzun uykulara dalacağım. tozu da iyi alıyor. michigan, türkiye kadar kirli ve…

is this a dream? edit.

rüyalarım gerçek mi değil mi bilmiyorum ama ikna edici oldukları kesin. her seferinde beni, arkadaşımı öncekinden de daha çok sevme konusunda ikna ediyorlar. inanın nasıl oluyor ben de bilmiyorum. dünden önceki gün üzgündü mesela rüyamda, dün gece ise sanki, ruhu dün yazdıklarımı duymuşçasına mutluydu ve gülüyordu. çok şey var böyle. çok azını yazıyorum. basitleştirerek yazıyorum….

is this a dream?

evreşe yolları hakkında ne derler bilirsiniz. dardır. bugünlerde bu şarkıyı josh’a armağan etmeyi geçiriyorum içimden. gerçekten becca’nın dediği gibi oldu, aseksüel olduğumu duyduğundan beri, bir farklı davranıyor artık. “evreşe yolları dar, dar, bana bakma benim yarim var.” bense odaklanma ve unutkanlık problemleri çekiyorum. çok basit şeyler aklıma gelmiyor. bugün çalışma arkadaşlarımdan birinin ismini unuttum. bu…

koalam geldi.

koalam ve sevdiklerim birleşik devletlere ulaştı. huzur içinde yatağımda koalam ile oynarken yemeklerim annem tarafından yapılıyor ve doktorluğumu da kardeşim yapıyor. moral bozuluğundan sanırım, soğuk algınlığım çok daha güçlü bir şekilde geri döndü. hem sinüslerim hem boğazlarım acıyor. sağlık sisteminden antibiyotik refill’i istedim, yazmamış ılıklar, nyquil ile geçiştirmeye çalışıyorum her zamanki gibi. şahan’ın meşhur olmaya…