geçmişi değiştiremezsin, ondan ancak ders çıkarırsın.

çaresiz bir şekilde kutunun bana döneceği güne uyandım. belki de hayatımın son günü. michigan’da kış ama ailemin yaşadığı şehirde bahar sayılabilecek bir hava var. belki de o gün bugün.

olan olmayan her şeyimi ortaya koyarak 5 yıl önce bitmiş bir şeyi tamir etmeye çalıştım. olan şeylerim ise, birkaç ayı ve noel pijaması. kutuyu açtığımda bunları göreceğim. ne yapsın ki bunları, ne yapsın ki beni. başka yerlerde sevdikleri ile mutlu, huzurlu hayatı olan biri, çocuk kalpli birini ne yapsın. kocaman bir kadın oldu belli ki. daha iyisini yaparım dediğim şeyler ise başka çocuksu kartpostallar. ne yapacak ki bunları.

çok gerisinde kaldım zamanın. 5 yıl önce bunları yapsam belki bir şansım olabilirdi ama şu an yok. onun gözünde hep bıraktığı kişiyim ne yazık ki. bu yüzden bloke ediyor beni. eğer böyle düşünüyorsa haklı da.

ne gelir ki elimden, beni hayatında istemeyen birine ne yapabilirim ki.

kalbini hissediyorum diyorum ama sanırım psikolojik problemlerim var. hiçbir şeyi hissettiğim yok, kendi hayal dünyamda kurup duruyorum bir şeyleri. epilepsi hayatıma girdiğinden beri var bu hisler.

bir çocuk kalbinin başarabildiği tek şey vardı: o da küsmemekti. onun 5 yılda yapamadığını sadece 6 günde yapabilmiştim. o da yapabilir sanmıştım. gerçek yola çıktı geliyor halbuki.

zaten geçmişi değiştirmeye kimin gücü yeterdi ki, ben bunu çocuk kalbimle başarabilecektim.

kötüyüm bu sabah. çok kötüyüm hem de…

edit: geliyor işte.

çocuk kalpli