stay.

dün gece öyle bir rüya gördüm ki, hayatıma normal devam edebilir miyim artık, gerçekten bilmiyorum…

40 yaşına bile ulaşamadan, bir bahar günü ölüyorum. çok kişi yok cenazemde ama olanlar çok ağlıyor. en son annem terk ediyor mezarımı. rüyalarda içinde bulunduğum ortamın duygularını hissettiğimi söylemiştim. çaresiz hissediyorum annem giderken, annem beni burada mı bırakıyor gerçekten diye kendime soruyorum.

kötü bir şey ölmek…

kimin ne olacağını allah bilir ama ben ne zaman bir rüyaya inanmak istemesen o rüyamda gördüğüm şeyi hep yaşarım. bir süredir rahatsızım da zaten, sudep denen durumu yaşayabilecek durumdayım. epilepsi değildi teşhisim ama bilinen 40’a yakın türü var bu hastalığın, bilinmeyenler de vardır, kesin bilinmeyenlerden biridir benimki.

bugün zip line yaptım ama eşim çeyrek sakinleştirici verdi öncesinde. uyutmadı böyle olunca. zaten sakinleştirici ilk parkur içindi. ben korkmadım zip line’dan, yükseklik korkum yok benim. geceleri astral seyahat yaparken bol bol uçuyorum. güzeldi. insanlar da çok eğlenceliydi.

nosara’dan ayrıldık. nuevo arenal adlı şehre gidiyoruz şimdi. 3 gün oralarda dolaştıktan sonra birleşik devletlere döneceğiz. hiç istemeden geldiğim bu yerden huzurla dönüyorum. beyaz sahillerini ise kesinlikle özleyeceğim. tamam son gördüğüm rüya çok can sıkıcı oldu ama belki kötü şeyleri hatırladığımdan ve onları yazdığımdan, psikolojim bozuldu, bozulan psikolojim de rüyama yansıdı. bilmiyorum. hiç iyi değilim şu an. bir türlü aşamadım gördüklerimi aslında.

ölmekten daha kötü bir şey varsa o da genç ölmek…

bir şekilde hayatta kalmam gerek.

çocuk kalpli.