yılın 10. günü.

eğer sıcakla soğuk arasında bir tercih yapmam gerekirse her zaman soğuğu tercih ederim. bu yüzden kondomuzun hemen yanındaki bu sahilde yüzmek için sabah 6, akşam 6 gibi saatleri seçeceğim.

IMG_3473

eğer evdeysek, diğer saatlerde ise uyumayı planlıyorum şimdilik. bir önceki bloğumda bahsettiğim kuşların sesi o kadar iyi geliyor ki ruhuma, altında öyle güzel dalıyorum ki uykuya. renkleri de çok güzel. yeşilin farklı tonlarında, battal beyin akrabaları olsa gerek hepsi…

IMG_3478

doğası harika bir yer lakin yollar hep böyle. bir taşıt geçtiğinde yerdeki tüm toz toprak havaya kalkıyor ve güneş kremli yüzünüze yapışıyor. ev de çok tozlu bu yüzden. evde çıplak ayaklarımla beton üzerinde gezdiğim için ayaklarıma sürekli toz yapışıyor.

elimden geldiğince ruhumu ve bedenimi iyileştirmeye çalışıyorum. birisi “ben de acımı çekmek için kosta rika’daki yazlığıma gitmek istiyorum” yazmış. yapmayın lütfen böyle şeyler. psikolojim zaten mahvolmuş durumda bir de böyle şeyler okuduğumda hepten kötü oluyorum. korkuyorum böyle yerlerden, buradaki dünya bana çok büyük geliyor. öyle çok büyük hayranı değilim yani bulunduğum yerin.

michigan’dan güzel haberler geldi, göçmenlik dosyalarımı yürüten avukat tüm sorunları çözdüğünü yazmış bugün. detain durumum kayıtlara “yanlış anlaşılma” olarak geçmiş. en sıkıntı çıkaracak olan oydu ama beni götüren polis yardım etmiş. o adamın beni sevdiğini anlamıştım zaten, yol boyunca teselli etmişti beni, ellerini çözücem hastaneye gider gitmez diye moral vermişti ağlarken. sabah bu haberi alınca avukatımdan, travmam da iyileşmiş oldu biraz. artık olaya biraz daha “benim iyiliğim için, koruma amaçlı” diye bakıyorum.

michigan polisinin zaten birleşik devletler içinde, suç oranı düşük olduğundan, en rahat polis olduklarından bahsederler. 2 yıldan beri bir kez fbi veya cia görmedim. bir kere çift yönlü yolda 80 mil ile gidiyordum, eyalet polisi kenara çektirdi. şu an kaçla gittiğini düşünüyorsun diye sordu, 80 dedim. direk aptal olduğumu anladı sanırım o an, burada sınır 50 mil lütfen dikkatli ol diye uyardı sadece. normalde 250 dolar ceza yazabilirdi. ceza puanı da verebilirdi. sadece uyardı.

buraya gelme nedenlerimden en önemlisi, evliliğimi kurtarmaktı. çünkü ailem, son nöbetimi mutluluktan geçirdiğimi sanıyor. burada da mutlu olduğumu gösterebilmek adına bir çok şey yapacağım. aslında mutlu olmak da istiyorum. oturup üzülmenin hiçbir anlamı yok artık. hastalık işte. utanıyorum biraz sadece. utanmamak mümkün değil. yine birisi “arkadaşına söylesen ya durumunu” yazmış. son istediğim şey bana acıması olur. söylemek yerine ölmeyi tercih ederim. umarım unutur zaten bu son olayı. birgün bana sorsa, o heyecanlı konuşma sırasında, 7 saat nereye kaybolduğumu, nasıl açıklayacağımı gerçekten bilmiyorum. en son yalan söylemek istediğim kişiye, yalanlar söylemek zorunda kalırım yine kesin. tabi bu durumu kurtaracak, bir yalanı düşünecek bir aklım var mı o da soru işareti. sakinleşmek için konuşmayı terkettim desem, daha çok sinirlenerek döndüm. anksiyetem vardı yardım aldım geldim desem yine aynı durum. zaten bir insan, beraber uyuduğu insanı tanımaz mı. hatta ondan iyi kim tanıyabilir. ben daha adım atmadan biliyor gideceğim yeri. sanırım o günü konuşmak istemiyorum der, kaçarım bu diyalogdan.

bundan sonra akışına bırakacağım artık. ne olursa olsun diyip bir daha düşünmeyeceğim nöbet geçirip geçirmeyeceğimi. olacağı varsa her şekilde oluyor. geçmişte yediğim haltların bana tüm hayatım boyunca sorun çıkaracağı çok açık.

ama bu gece ay tutulmasına en yakın burç benim:

IMG_3481

orion yıldız takımı da selam veriyor zaten. orion’un en parlak yıldızı rigel, yeniden başlamayı, değişmeyi simgeleyen en önemli yıldız. en çok da ikizler burcu’nu sever. çünkü değişime ve yenilenmeye en açık burçtur ikizler.

belki de gerçekten değişirim…

sevgiler,

çocuk kalpli