başladık.

yılın ilk günü. çok kötü bir gece geçirmedim aslında. dün akşam elimden geldiğince uyumamaya çalıştım ama bir yerden sonra, dayanamadım gittim yatağıma. yeni yıla 5 dakika kala eşim yataktan kaldırıp, zorla beni televizyonun olduğu kata taşıdı. arada taşır beni. o da, ben de seviyoruz bu anları. times square ball drop’u izledik ve geri saydık beraber. neden bilmiyorum içime çok büyük bir sevinç doldu top düştüğünde. eşim, 2019’un geride kaldığını anlatmaya çalıştı kendince.

geride kalsın gerçekten…

dün akşam yine ailesinin evinde kaldık. akşam yemekten sonra tombala oynadık. eşimin babası zor beklemiş akşamı. gidip 100 dolar almış birer dolar şeklinde. acaba ne dedi bankaya. komik ya, cidden komik.

 

ama iyi oldu, onun bu neşesi beni biraz da olsa yattığım yerden kaldırdı. eşimle zencefilli kurabiye evini yapmaya başladık. bu sefer iddialı bir şey yapalım demiştik, köy satın almıştık ama baya iş varmış, 1 günde bitiremedik.

bu sefer tren de var üstelik. bence süsleyince çok güzel olacak.

aile olmak güzel şey. gerçek ailemden çok uzakta da olsam bir şeyler yapabildiler benim için. tombala fikri benimdi zaten. başlarda kötü bir fikir olduğunu düşündüm çünkü onlara çok sıkıcı bir şey oynatıyor gibiydim. sonra anladım ki sıkıldıkları şey başka, kimse ortaya 1 dolar koymaktan mutlu değil, olayı pokere döndürmek istiyorlar. 10 dakika sonra bir baktım “isteyene atarım beyler” diyen ekrem abi modundayız. yeni bir kural eklediler, isteyen ortaya daha çok para koyup diğerlerinin de bunu yapmasını istiyor, 100 dolarla başladık, kendi paramıza geçtik. eşimin kardeşi çok pis kumarcı çıktı, hala memnun değil ortamdan, daha heyecanlı bir şey yapalım diyor.

daha heyecanlı ne yapabiliriz ulan, ışıkları kapatıp ruh mu çağıralım, hep beraber allah’a şirk mi koşalım, manyak mısın nesin tombala işte, eğlenmek için oynuyoruz. neyse allahtan kazandı, tüm paramızı aldı da rahatladı. sevindim kazanmasına çünkü kazandığı para ile evin köpeğine kuzu şiş alacaktı. ben de böyle bir şey yapmıştım birkaç yıl önce, battal bey’e eş kazanmıştım tombaladan.

öldürdüğü iki eşten sonra annem kesinlikle bu eve bir kuş daha sokulmayacak demişti. çünkü öldüklerinde günlerce ağlıyordum. o akşam ben kazanırsam battal bey’e eş alırım demiştim. 5 kişiydik ve annem kazanacağıma ihtimal vermemişti.

kazanıp battal bey’e eş aldım. lakin o da kaçtı gitti, terketti battal bey’i. haram para tabi, yaramadı ya da battal bey gerçekten dayanılabilir bir kuş değil bilmiyorum. aşırı çirkin ya şuna bak:

 

battal bey’i nereden bulduğumuzu da anlatayım. kardeşimin arkadaşlarından biri evden attı battal bey’i. çok konuşuyor, kıyameti koparıyor ben doktorum, 24 saat nöbetten geliyorum, bu kuşa katlanamıyorum, isteyen alsın bunu diye acil servise getiriyor battal bey’i. kardeşim de alıp bize getiriyor. anneme allah peygamber sabrı vermiş. kuştan bir süre sonra da sokaktan köpek aldı getirdi. böyle zamanları var. bipolar atakları geçiriyor. yılın bazı zamanları böyle cesur çıkışları var. kendine geldiğinde hayvanlar da bize kalıyor. annemler bakıyor köpeğe daha çok. yazlığı kullamaya başladıklarında köpeği hepten ondan alacaklar.

hayvanları çok seviyorum. hayatıma anlam katıyorlar. dün zencefilli evi yaparken sincaplarım bahçemde karla oynuyordu. karın altına giriyorlar ve kaybolup, alakasız başka bir yerden çıkıyorlar. üşüyecekler diye üzülüyordum ama hiç öyle bir halleri yoktu dün. hala -40’lara dayandığımızda üşüyeceklerini düşünüyorum aslında. eğer üşüdüklerini anlarsam hepsini içeri alırım. 5 veya 6 taneler. üstesinden gelebiliriz bence.

dün hiçbir yeni yıl mesajını alamadım. arkadaşıma ulaşacağım diye whatsapp numaramı amerikan hattına çevirmiştim. eski haline döndürmek için sms onaylaması istiyormuş. turkcell hattımın nerede olduğunu bile bilmiyorum, bilsem bile hattı değiştirecek gücüm yok. becca ile konuştuk sadece. huzursuz ve benim için çok endişeli. o da inanamıyor olanlara. hiç beklemiyordum böyle bir şeyi, beklesem yapmana izin vermezdim, iyi birine benziyordu, diyor. daha detaylı anlattığımda ise teselli veriyor. arkadaşımın şu an gerçekten kötü günler geçirdiğini düşünüyor. beni unuttuğunu düşünüyor. doğru zaman değildi diyor.

bana bir daha sakın “zaman” deme diyorum.

sakın.

yılın ilk günü olduğundan moral vermeye çalışıyordum bu sabah kendime. eskiden nöbet geçirdiğimde hastaneye gidiyordum, şimdi geçirip hayata geri dönüyorum diye birkaç saniye de olsa sevindim. sonra arkadaşımla olan yazışmaya baktım. yarım bıraktığım iki yazışma arasında 7 saat var. bana 5 dakika gibi gelmişti. öyle değilmiş meğer.

neyse, yeniden başladım, geride bıraktım 2019’u bende. yeni yıl hedeflerim var.

1. kolayı bırakmak (ama tamamen)

2. kilo vermek (göbeğimi sevmiyorum)

3. para biriktirmek (zor günlerde lazım oluyor)

4. holiganlığı bırakmak. (hayvana dönüşüyorum galatasaray yenilince)

5. lazarus ve jubilee ile daha çok zaman geçirmek.

özellikle lazarus ile çünkü yakın zamanda oyuncak ayı ölçülerini kaybedecek. geçen gün ilk defa adımı söylemiş. uykulu halimle dikkat edemedim. becca öyle güzel söyledi ki, çok üzgünüm duyamadığın için, dedi.

arkadaşını sev ama başka şeyleri de gör artık demek istedi.

görürüm umarım.

sevgiler,

çocuk kalpli