december 31st.

yılın ilk karı. daha önce de ara ara yağdı, eridi ama bu erimez diye tahmin ediyorum. birbirinden alakasız zamanlarda, mevsim normalinin üzerinde ve altında sıcaklıklar yaşadık bu yıl. mesela cadılar bayramında kar yağdı ama noel günü 10 C’di. ama iyi oldu, o gün sincap evime giriş deliği açtırdım ve kapılarını boyadım:

IMG_3147

tamam kabul ediyorum, kapıları bu şekilde boyamak çok kötü bir fikirdi. sarı kırmızı çok alakasız oldu. baharda komple kırmızı yapacağım. bugün yeni yıl. eşimin babasının telefonuna kalktım. tombala hazır mı, akşam oynuyor muyuz diye. çok eğlenceli bir adam, geçen gün çocukları güldürebilmek adına kendini yeşile boyadı. aslında yataktan çıkasım yok ama sesi o kadar heyecanlı geliyordu ki, kırmamak için aynı ses tonunda cevap verip tabii ki oynayacağız, dedim.

IMG_3150

st. petersburg. tombalası. bugünün gelmesini çok istiyordum bunu oynamak için.

IMG_3152

2019 yılı için söyleyebileceğim: çok ağladım, yeri geldi ağladım, yeri geldi yine ağladım, baya ağladım, fakat iyi ağladım, olur. güçsüzlükten yıkılıyorum. az önce alt kata zor indim bu tombalayı alabilmek adına. 1 hafta içinde birden fazla nöbet geçirdim. daha da geçiririm muhtemelen. iyileşmişsem bile kutu geri geldiğinde mutlaka yine bir şey yaşarım.

dün gece bloğu yazdıktan sonra arkadaşımın kalbini hissediyordum yine. ama nasıl bir hissetmek. mutluyken hissetsem tamam ama ağlarken hissediyorum. sanki teselli veriyor ağlama diye, öyle bir hissetmek. uykuya dalıp onun yanında sonlandım sonra zaten. beraber zaman geçirdik. ben de, öyle olunca kalkıp, gerçek hayatta özür diledim. dün biraz serttim, onun bir an dünyadaki en duygusal insanlardan biri olduğunu unutmuştum. ona, beni bloke ettiğinde dünyadaki tüm camların kalbime saplandığından bahsettim. birazdan yine bloke eder tahminen. zaten rezil oldum instagram ahalisine. bir arkadaşım, fotoğraf paylaşmazsın, hikaye atmazsın, sürekli yeni hesap açıyorsun, söyle kiminle aşk yaşıyorsun diye dalga geçti. (stalkerlar aklınızda olsun, bir yere bildirim gidiyor sahte hesap açtığınızda) keşke aşk olsa, aşk olsa çoktan bitmişti.

dediğim gibi yazdım işte bir şeyler. kurt olduğunu düşünmüyorum, dedim. zaten kızgınlıkla söylenmişti. ne ondan kurt olur ne de benden. burnumdan bile sıvı gelince çıldırdım sadece artık.

hep merak edildi kutunun içinde ne olduğu. hatta becca bile sordu benimle birlikte gönderirken. oyuncak, pijama ve noel tabii ki. noel’de giyilen pijamalardan almıştım bir de moccasinsler, gerçi afrika sıcağı için çok iddialıydı ama soğuk bir yere gider mutlaka, orada kullanır diye düşünmüştüm. içerisinde vermont ayıları vardı noel süsü olarak. en sevdiğim 5 tanesini koymuştum. yine noel’i simgeleyen çikolata vardı. ama en değerli şey zarftı, çünkü içerisinde yazmak için 10 gün çalıştığım bir kart ve afrikalı çocuklara ufak da olsa maddi bir yardım vardı. 31 çocuğa ufak da olsa bir şeyler yapabilmeyi denemiştim. elimden geldiğince tabi. öyle çok büyük bir meblağ değildi ama sağlık durumumdan dolayı, zor şartlarda çalıştığım için elimden geleni yapmış gibiydim.

umarım kırılan şeyleri onarmanın bir yolunu bulurum en kısa zamanda. daha çok severim. bu kutudan çok daha güzelini yaparım. ama şu an çok kırgınım. çok güçsüzüm ve tüm dünyam başıma yıkıldı.

hepinize mutlu yıllar. umarım 2020 güzel bir yıl olur. güzel olmasa da ortalama bir yıl olsun en azından. hep kötü olunca zor oluyor.

herkese teşekkür ederim,

çocuk kalpli