december 30th.

bazı şeylerin bizi eskisi kadar üzemeyeceğini düşünürüz, hatta olaylar olmadan önce kendimizi hazırlarız olası kötü sonuçlara. bu sabah doktora gittiğimde bu konuyu konuştuk. doktorum, kötü bir durumumun olduğunu biliyordu elindeki sonuçlardan. en kısa zamanda bu sana üzüntü yapan şey ile iletişime geç, “ölüyorum artık beni üzme” diye anlat durumunu, dedi. bende eve gidip böyle yazmadım tabi ama dün ne yazdıysam telefonuna mesaj attım aynı cümleleri. bloke etmiş yine. oturdum ağladım. durumuma ağladım, hayatıma ağladım, geçmişime, geleceğime neye varsa ağladım. sonra intihar etmeye karar verdim. arkadaşıma instagram’dan birkaç söz daha yazmak istedim önce. oradan henüz bloke etmemiş. “benim de bir annem var, hiç mi düşünmüyorsun bu bloke ona ağır gelir, kendini öldürür, nasıl bir nefret bu” diye telefonun tuşlarına haykırırken bayılmışım.

lanet olsun diyerek uyandım az önce. ben hep acı çekerim uyandığımda, ait olmadığım bir dünyaya, gözlerimi her açtığımda, yaşamaya başlamak için bir sebep ararım. en büyük sebebim, arkadaşımdır. şu an içinde bulunduğum acıyı tarif bile edemem.

diyorum ya, bu kalp kırıklığı ile çok yaşamam ben. beynimden de sıvı gelmiş zaten yine.

tükeniyorum sanırım…

çocuk kalpli

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.