december 22nd.

düşündüğüm gibi lunesta 3mg aldı götürdü beni. 2 gündür uyumadığım saat süresi 5 ya da 6.  bu haftasonuna dair yapabildiğim tek noel aktivitesi, eşimle noel resmimizi çekilebilmek (ki hatırlamıyorum bile çekildiğimizi) bir de hediyelerimin tamamını kutulamak oldu:

IMG_2927

burada, sadece benim, eşime ve ailesine aldığım hediyeler var. noel sabahının nasıl bir sabah olduğuna dair fikir vermesi açısından paylaşıyorum. sadece eşim, bunun 2 katı kadar hediye almıştır bana. (görmeyeyim diye ailesinin evindeki odasına yığmış hepsini) noel sabahı, ailesinin evinde, hediyeleşmeye bir başlıyoruz, yaklaşık 2-3 saat sürüyor. böyle bir sabah. bana en çok alınan hediyeler ise, oyuncak, pijama, nevresim takımları ve sevimli süsler, tahmin edebileceğiniz gibi. aslında bir yerden sonra ziyana giriyor, geçen sene noel’de hediye aldığım ve hala kullanamadığım şeyler var. yine de mutlu bir sabah. sadece 2 gün uzağındayız ve bu çok mutlu edici.

daha sakinim. hatta çok daha sakinim. aklım başıma gelmiş gibi. uyu da aklın başına gelsin, derler. öyle olmuş. arkadaşımın hediyesinin akibeti ile ilgilenmemeye karar verdim. ne olursa olsun, arkadaşımdan daha değerli değil ya. çok çabuk unutmuşum, yazın ya ölseydi, ya başına bir şey gelseydi diye, şükrettiğim günleri. alt tarafı bir kutu. içinde değerli olarak sadece yazdığım kart var. çünkü onu yazmak için 10 gün çalışmam gerekti. sadece adını en az 1000 kere yazmışımdır. öyle bir pratik. neyse, alt tarafı bir kutu işte. dönerse, içindekileri birine bağışlarım. kardeşim “huzur içinde bırak” demişti. onu dinlemeliydim. onu mutlu edeceğim diye daha çok kızdırabilirim. çok iddialı bir şey yaptım yine. bu işin tüm sonuçlarını gayet hak ediyorum.

bugün kiliseye gidemiyorum. korkuyorum, çünkü becca beni öldürecek. cuma günü hediyemin ortaya çıktığını yazmıştım ona, oh bak görüyor musun bir de boşuna ek sakinleştirici alacaktın, yazmış. tabi ben ne yaptım? gittim ek sakinleştirici aldım. ona nedenini yazamadan uyumuşum. cuma günü ben uyurken bana bakmaya gelmiş ama sanırım eşimle tartışıyorlardı çünkü o ağır uykuda 2-3 saniyeliğine de olsa yüksek ses duydum ben. bizim evin en büyük özelliği, emmet’tan başka gürültü yapanın olmamasıdır. eşim de ben de sessizliği seviyoruz.

eşimle becca küçüklükten beri anlaşamazlarmış. nedeni ise hep becca’nın dediği oyunun oynanması. eşimin önerdiği oyunlar hiç oynanmıyormuş. oradan ölesiye gıcık becca’ya. (haha) yazın ben akıl hastanesindeyken de bir tartışmaları olmuş. becca, eşinle daha fazla ilgilen, sıkılmış olacak ki tüm hayatını bazı arkadaşları üzerinden yaşıyor, diyerek kızmış ona. eşim de, çocuk kalpli özel biri, özel arkadaşları olduğunu evlendiğimizde de biliyordum, hala da biliyorum, ben sıradan biri ile evlenmedim, eşimin arkadaşlarından birinin papa olma ihtimali bile var, diye yapıştırmış. (emanuel’den bahsediyor, gerçekten olabilir bu arada, hiç şaşırmam, yakışır da) eşimin bilerek yaptığını düşünmüyorum ama becca kendini çok değersiz hissettiğini söylemişti bu diyalog üzerine. emanuel’i kıskanmış. emanuel’de birkaç kere becca’ya laf etti. ne de olsa aynı işi yapıyorlar. (ikisi de dünyanın en iyi iki insanı. ikisi de ayrı şirin. gereksiz bir güç savaşı bu)

aslında da becca’da böyle olduğumu biliyordu. başlarda onun da ilgisini bu yüzden çekmiştim ama sonra hayat, benim dadılığımı yapmak zorunda bıraktı ona. sadece benim değil, artık eşimin de dadısı. cuma günü ne konuştularsa, eşim elindeki benzoları gidip polise teslim etmiş. burada yasalar gereği eğer bu tür ilaçları kullanmıyorsanız, elinizin altında bulunduramıyorsunuz, gidip polise teslim etmeniz gerekiyor. böylelikle elimizde becca’nın endişeleneceği hiçbir benzo kalmadı. hatta eşim, kendininkileri de teslim etmiş. lakin becca’yı biraz tanıyorsam, beni yine de kabak gibi oyacaktır yarın. çünkü tüm haftasonumu uyuduğumdan da haberdar, ilacımın dozunun arttığından da. anneme söyleyemedik tabi, annemin ilk tepkisinin “yarın türkiye’desin” olacağından ötürü tek yapmam gereken noel’den sonra tekrar eskisi gibi 2mg dönmek.

eşimin tüm çaresizliği bundan aslında yoksa hiçbir ilaca o da müsade etmez. onun için de kolay değil. kendi de kullanıyor ama onun yılda bir kere ihtiyacı ya oluyor ya olmuyor. nasıl etkilediğinden gayet haberdar. keşke dünya, bu ilaçlara hiç ihtiyaç duymadığımız bir yer olsa bizim için. becca kızıyor ama biz çok seviyoruz sanki bu ilaçları kullanmayı. hüznümüzü ve depresyonumuzu insanlardan kaçarak, bir yere saklanarak yaşadığımızdan sanırım, dışarıdaki herkese normal geliyoruz. bu ilaçları keyif için kullandığımız düşünülüyor.

mutluyken size benziyoruz. farklı olduğumuzu anlatabilmek için mutsuz olmamız gerektiği ise ne üzücü.

ben biraz daha uyuyayım. sonra kalkar beynimi çalıştırabilmek adına, oyun odasına iner video oyunu oynarım. böyle hatırlamam gereken bir şey varmış ama ben onu unutmuşum gibi geliyor şu an. ne unuttum acaba.

mutlu pazarlar,

çocuk kalpli

17 Comments

  1. Dora says:

    Becca insanını üzme, seni çok seviyor zanımca. Ben eşinin bu durumları bildiğini, biliyor idim. Bu düşüncem doğru çıktı. Eşin seni Becca’dan da daha çok seviyor. Emanuel konumdaki birinin seni sevmesi harbiden “Vuuuuu” ama duruma çok çılgın bir yorum daha yapayım, arkadaşın seni hepsinden daha çok seviyor. Çok seven, çok kırılır. Hatta nerde ise, aşık bir kadın tepkisi veriyor. Bu kadar sevgiye cevap gelmiyorsa ben bunu bilir bunu anlarım. Bak buraya bunu da yazdım.

    Benjamin Button filminde Bay Pasta saati geri çalıştırırken saat 11.15. 3 ile 1’i vurmuş. Bak o sahneye. Umarım bir mucize olur da bir araya gelirsiniz, saatiniz geri işler. Ulan bu daha havalı bir yorum oldu bak.

    Bilmek istersin belki ben de seni seviyorum, uyuma artık. 👧

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Şu ana kadar aldığım en iyi yorumdu Dora. Şu an ben de seni nasıl seveceğimi bilemeyecek bir durumdayım ve çok seviyorum sanırım!!!

      Bir yorum daha attın, sen yabancı filmleri Türkçe Dublajla mı izlemeyi seviyorsun? Sahneyi yeniden izledim, şu an ilacın yeni dozunun etkisinde olmasam kesin yarım saat ağlardım. Bugün o filmin, müziklerini dinleyeyim en iyisi.

      O sahneyi ben de çok seviyorum. Therodore (Teddy) Roosevelt var o sahnede. Çocuk Kalpli bir Amerika başkanı olduğu için onu çok seviyorum. Hatta muhtemelen sevdiğim, sevebileceğim tek Amerika başkanı. En sevdiğim oyuncak olan Teddy Bear’a ismini veren bu adam benim hep özel ilgimi çekmiştir.

      Arkadaşım beni unuttu bence. Çok zaman geçti. Onun her zaman dünyası benimkinden çok daha büyük olmuştur. Sürekli yeni yerlere gidip, yeni şeyler gören, yeni insanlarla tanışan biri. Çok zaman geçmiştir onun için.

      Canı sağolsun noktasına geldim sanırım yine.
      Canı sağolsun. Uyandım. Sincaplarımın evini tamamlamayı unutmuşum. Onunla uğraşıyorum şu an!

      Harika birisin, tüm yorumların için teşekkür ediyorum. İyi ki varsın.
      Çocuk Kalpli 🧸

      Liked by 1 person

      1. Dora says:

        İzleyici kitlem İngilizce bilmiyor, alıştım Türkçe’ye, Türkçe dublaja. Mr. Cake, Bay Pasta benim için. Çünkü izleyicim için öyle.

        Gandalf’ın 5. Günün Şafağı sahnesini attım ulan, cevap bile yazmadın!!

        Yalan, yalan yarim, yalan, yalaaan, sevdaaan, aşkın yalaaaan….

        Like

      2. puercorde says:

        Ya, kendimde değildim ama gördüm bu sabah yorumunu. Dediğin gün baz aldığımda, 5. günün sabahı Noel’e geliyor. Şimdi farkettim. Harika birisin. Sevdam, aşkım yalan evet ama sen harika birisin!!

        Like

    2. puercorde says:

      Yazmayı unutmuşum, Emanuel artık beni bir Baba gibi seviyor bu arada. Aynı şekilde arkadaşımı da seviyor çünkü. Libya’da beraber kaldığı ev arkadaşlarının siciline kadar araştırmış, hala da nerede, ne yaptığını biliyordur kesin.

      Like

      1. Dora says:

        Son bloğundan sonra ürktüm yorum yazmaya biraz mesela. Lakin fakat bu adamın arkadaşınla ilgili güzel yorumları vardı, bildiği bir şey var da söyledi zanımca. Bu papazlar görmüş geçirmiş adamlar oluyor, bunlara günde 100 kişi günah çıkarıyor, ben olsam hala çıkmaz canda umut vardır derim ama sen Noel kutla artık. Bırak buraları, bu işleri şöyle 1 ay. Sal biraz.
        Dora🧑‍🚀

        Like

      2. puercorde says:

        Ben de 3 saattir yatağımda sabit bir şekilde uzanıyorum. Beklediğim halde şoka girdim. Kötü biri değil zaten, Emanuel de bunu net görebiliyor ama unutmuş işte yapacak bir şey yok. Çok iddialıydı zaten. Yapmamalıydım. Sarsıldım biraz. Şoka girdim. Şu an oturup ağlamam gerekiyor ama ben 2 gün önce uyku ilacımın dozunu arttırdığım için sanırım şu an ne hissedeceğimi bile bilmiyorum. Hareket bile edemiyorum, kalakaldım. Ağlayasım var ama ağlayamıyorum…

        1-2 güne iyileşmiş olurum ama. Noel beni iyileştirir.

        Desteğin için çok teşekkürler Dora, biraz uzaklaşmak iyi gelecek sanırım.
        Mutlu Geceler,
        Çocuk Kalpli.

        Like

  2. theking1907 says:

    Kargo kayboldu sistemden, ben takip ediyordum ama kayboldu 😞

    Like

    1. puercorde says:

      Kabul edilmemiştir ve Amerika’ya geri dönüyordur, sorun değil, birkaç güne ihtiyacım var sadece. Çok teşekkür ederim Sırrı. Sen de iyiki varsın.

      Çocuk Kalpli

      Like

      1. theking1907 says:

        Niye böyle oldu 😞😞😞

        Like

      2. puercorde says:

        Üzülme boşver. Ne yapalım, canı sağolsun. İnsanların ne sorunları var. Ne acılar çekiyorlar. Tek değilim bu hayatta üzülen, bir sürü insan var. Noel geliyor hem, iki gün sonra Noel, birazcık da olsa Noelle teselli bulurum.

        Like

      3. theking1907 says:

        Senin canın sağolsun, inancıma ters biraz ama noelin kutlu olsun.

        Liked by 1 person

      4. puercorde says:

        Senin de Sırrı. Mutlu Noeller.

        Like

      5. theking1907 says:

        Kendimi kötü hissediyorum, yazmasaydım keşke. Son yazıyı yoruma kapamışın, dmyede bakmadın, felaket tellalı gibiyim istemezdim böyle olsun :(((

        Like

      6. puercorde says:

        Sorun değil Sırrı, zaten eninde sonunda görecektim, ben USPS’den mail bekliyordum, meğer olay PTT Kargo’da akmış. USPS’den daha yeni geliyor dönen kargonun, dağıtıma çıktı bilgisi. 2 gün geriden geliyor resmen. İnsanlar PTT Kargo’ya güvenmiyoruz diyince oraya bakmamıştım, sen diyince açtım orayı ben de. Eninde sonunda çekecektim bu acıyı. 1 gün önce veya sonra çok önemi yok. Ekrana bakmak ve uyanmak istemiyorum, başım ağrıyor, ondan kapadım. Blog atarım zaten biraz güç toplayınca.
        Üzülme sen de yeni yılı kutla.
        Sevgiler,
        Çocuk Kalpli

        Like

  3. Kuşun fırladığı videodaki el ve ses size mi ait? Ne güzel aksanınız var. Elleriniz çocuk eli gibi…

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Evet ikisi de bana ait ama ellerimden çok mutlu olduğumu söyleyemem, telefonumu tek elle taşıyamıyorum. Çok teşekkür ederim, mutlu geceler.

      Çocuk Kalpli

      Like

Comments are closed.