where does the good go?

harika bir gün oldu. bugünün hakkını sonuna kadar verdim. eğer bir yere gideceksem, evde, noel için her şeyin tamamlanmış olması gerekirdi. hala yapılacaklar var ama büyük ölçüde bitti. en önemlisi ise arkadaşıma göndereceğim kartı yazmam oldu. dün silik kurşun kalemle üç tane kart yazmıştım, onlardan üçünü dolma kalemle yazarım hangisi güzel olursa onu gönderirim, dedim. ilk denememde oldu. zaten benim için en hayırlısı da bu. iki tane farklı iş yan yana geldiğinde karar veremiyorum ben.

sonra onun için yeniden bir kart yazdım işte…

IMG_1800

küçük noel ağacı süslerimi çıkardım bugün. arkadaşıma yazdığım sözleri gizlememe yardımcı oldular.

dış mekan süslerini de taktık. tam istediğim gibi oldu ama çok zormuş gerçekten. en basit diye gördüğümüzün üzerinde 2 saat uğraştık, en zor sandığımız 5 dakikada oldu. düşündüğümüzden çok daha detaylı bir iş çıktı. aslında fotoğraflarını çok daha özenle çekecektim ama bu süsleri yaparken kapının numaralarından birini kırdık. 1918’in 1’i gitti. fotoğraf işi kanada’dan sonraya kaldı.

IMG_1840

bir serginin davetiyesinde, paylaştığın ülkelerden bazılarını benimle gezmek istediğini yazmışsın. bu mümkün olmadı ama yarın kanada’ya gittiğimde senmişim gibi dolaşacağım sokaklarında. her caddeyi sen diye döneceğim, her bulduğum aktiviteye sen diye gideceğim. benimle gezeceksin. belki haberin bile olmayacak ama yanımdaymış gibi beni mutlu edeceksin. ruhun hep benimle, hep benim yanımda olacak.

çocuk kalpli

bugünkü 3.05 mesajından da anlayacağınız gibi eşimle kanada’ya gidiyoruz yarın. st mary’s de konaklayacağız, oradan toronto’ya gidip geleceğiz. orada konaklamamızın nedeni ise türkiye’de iş ingilizcesi dersleri aldığım kanadalı hocamın, bana doğum günü hediyesi olarak konaklama hediye etmesi. onu yeniden görebilecek olmam beni çok mutlu ediyor. kanada’ya arkadaşımın ruhunu ödünç almış gibi davranarak gideceğim. aslında bir yandan da korkuyorum, çünkü yine tam iyileşemedim ve yine soğuklara atıyorum kendimi. yine hasta olursam, nerdeyse tüm noel aktivitelerinin tamamından olacağım. kanada’da neler bulacağız bilmiyorum ama asıl olayın amerika’da olduğuna eminim. umarım pazartesi veya salı dönmüş oluruz.

arkadaşımın dünya turu fotoğraflarını sergilediği birkaç sergisi olmuştu, bunlardan ilkine güzel bir tanıtım kitapçığı bastırmıştı. bugün onun içinde, benim adıma not yazdığını farkettim. notunda umarım bu sergideki fotoğrafların hepsine veya daha güzellerine beraber gideriz yazmış. öyle olmadı tabi. ama üzülmek yerine bir şeylere sevinmeyi tercih ediyorum son zamanlarda. böyle anlarda, ya yazın libya’ya düşen bombalardan biri onu vursaydı diyorum. o günkü paniğimi hatırlıyorum. aman bırak, hayatta ve mutlu olsun da nerede isterse orada başkaları ile gezsin, diyorum. bende onu hissederek dolaşmayı denemek gibi bir çözüm buldum kendi kendime. hem bu şekilde google’a toronto’da yapılacak şeyler de yazabildim.

yapacağım bir şeyler. bugün bir farklı heyecanım daha var aslında öğlen yazdığım gibi. arkadaşıma gönderdiğim, en çok sevilen mesajları oylatıyorum. şu ana kadar 68 kişi yanıtlamış ama çok yakın aradaki farklar. umarım yarına kadar 32 kişi daha yanıtlar ya da ben süreyi biraz daha uzatıp 100 kişiye ulaşmayı deneyeceğim. çoklu oy verme olduğu için sanırım, birbirlerine çok yakın mesajlar şu an. sabahki bloğumu okumamış olabilirsiniz. oylamanız için linki yeniden paylaşıyorum:

en sevilen 3.05 mesajı

okuyan herkese mutlu geceler,

IMG_1847

çocuk kalpli