noel ayı 3. gün.

IMG_1733

bu yazıyı bu tren’in çıkardığı noel melodileri ve çufçuflamaları eşliğinde yazıyorum. aslında video da paylaşırdım ama ev çok dağınık, her yer kutu içinde. her gün yeni bir şey yapıyoruz, hayalimiz her şeyi bir günde bitirip tüm aralık ayı boyunca tadını çıkarmaktı ama öyle olmadı tabi ben hasta olunca.

eğer bugün becca ile bozuştuktan sonra kapıyı çarpıp çıktığımı düşünüyorsanız, çocuk kalpli’yi hiç tanımamışsınız, demektir. en son çıkarken, yarın zeytin’e (türk restoranı) gidelim mi diye yalvarıyordum.

böyle olması da gerekir, tüm ilişkilerin böyle olması gerekir. sadece 5 dakika önce kavga ettiğiniz kişiyi bir anda sonsuza kadar kaybedebilirsiniz. bunu biliyorum çünkü yaşadım. özellikle genç biri öldüğünde, hayat zehir zıkkım oluyor eğer kalbini kırdıysanız. böyle noel süslerinden girip ölüme ulaşınca da bir tuhaf oldu ama bunlar da hayatın bir parçaları. üzerinde saatlerce konuşmak gerekmiyor ama hatırlamak önemli.

çünkü sonunda hep birlikte kaybediyoruz…

kimin ne olacağını allah bilir ama şu an bu duruma en yakın ben gibi duruyorum. 40 yaş çok büyük bir eşik benim için, düşebilirim de, atlatır 70 yaşına kadar yaşayabilirim de. sizden gelen yorumlardan sonra, bu bloğu arkadaşıma miras olarak bırakmaya karar vermiştim. aslında bugün yazacağım zarfı ve kağıdı da aldım. (zarflar ve kağıtlar diyelim çünkü yine kaligrafi ile yazacağım, bir kere de yazamıyorum bildiğiniz gibi en az 20 kere kağıt üzerinde denemem gerekiyor)

ama emin değilim yapabileceğime…

zor bir karar çünkü olumlu ve olumsuz anlamda düşündüğümüzde birbirini eşitliyor. olumlu bir karar çünkü arkadaşıma söz verdiğim kitabı, sonunda yazmış oluyorum, kişisel blog olarak başlasam da bir yerden sonra tamamen ona döndü. blog, içinde bulunduğumuz çağda bir kitaptan çok daha değerli bana göre. eğer bana birgün bir şey olursa açıp gün gün onun için yazdığım şeyleri okuyabilir, 3.05 mesajlarını okuyup mutlu olabilir.

lakin arkadaşım çok duygusal biri. aynı zamanda genç birini hiç kaybetmemiş biri, toprağın altına genç bir beden girdiğinde neler hissedeceğini bilmeyen biri. yani tam tersi etki de yapabilir. o zaman “ben öldüm, oh sen de yaşama arkamdan, zehir zıkkım olsun hayatın” demiş gibi oluyorum.

hem kalbi de alıyor aslında bu mesajları. bilemiyorum gerçekten. zarfı yazarım ama bir sabah koyduğum yerden alıp, çöpe de atabilirim.

IMG_1722

gülümsemen aklıma geldi bugün. öyle durduk yere, birden bire aklıma düştü. gamzelerin vardır senin. her şey tamam da, bu gamzelerden bir ömür boyunca yoksun kalacak olmam, sence de çok ağır bir ceza olmadı mı?

çocuk kalpli

bugünkü 3.05 mesajım. yani mutlu olmasından haz aldığım biri o. gülüşünü sevdiğim biri. gülünce çok güzel gamzeleri açan biri. benim için bir gün bile üzülsün, ağlasın istemem. bugün işten nefes alabildiğim dakikalarda emanuel ile konuşuyordum. birkaç gün önce ona, beni ve arkadaşımı üzen biri hakkında sorular sormuştum. tabi konuşma çok sağlıklı devam etmedi ben hasta olunca. o da endişelenmiş, bilmediğim bana anlatmadığın bir şey mi var, diye kızmış. ben gene yazmayınca da o bizi üzen kişi ile yaklaşık 1,5 yıl önce çok ciddi olarak konuştuğunu ve onu tehdit ettiğini itiraf etmiş. yok dedim, sen öyle diyince düşünmedim üzerinde bile, hastaydım zaten ama bir yandan da merak ediyorum acaba kanada’da ne yaptı o manyak. ne yapmış, dedim. bu sefer başka bir kıza aşık olmuş. kız da bunu reddedince gidip erkek arkadaşını ayartmış. erkek arkadaşı ile birlikte olmuş kızın. yani 40 yıl düşünsem şu dünyayı anlayamam ben. dışarıdaki dünya beni gerçekten çok korkutuyor böyle şeyler duyduğumda.

bazı insanlar bu dünyaya sırf kötülük yapmak için gelmiş. başka bir amaçları yok, ondan zevk alıyorlar…

en son internetteki haber sitelerine, benim adımla bağlı olduğum mehzebi, sıkıntılı duruma düşürecek haberler yollamış ve yayınlatmıştı. emanuel bunu duyduğunda tepki vermedi sanmıştım ama öyle olmamış. ne konuştular hala bilmiyorum ama emanuel’in söylediği tek şey “korkudan adını bile anamaz” oldu. sonra gerçekten de bana tek şey yazmadı. gerçi önceki bloğumu sildim, eski kullanıcı adımı da tarihe gömdüm ama en son seni öldürürüm bir daha görürsem, demiştim. hiç beklemiyordu böyle bir şeyi benden, beni dünyanın, en salak, en saf insanı sanıyordu. görmüş oldu.

emanuel tabi arkadaşımı sordu şu konuşma sonrası normal olarak. arkadaşımın, yazın beni bloke ettiğini söylemedim ona ben. hala bir cevap gelmedi mi diye sordu. ben de yalan söylemedim. zaten artık hiç uğraşmıyorum bile yalan söylemekle. beni çok aşıyor bu yalan olayı. kardeşim hep söyler, yalan söylemek akıllı insanların işi, sen tertemiz gerizekalısın, hiç girme bu toplara, diye. bloke ettiğini söyledim ama üzülme benim için, aylar önce aştım bunu ben diye, ben onu teselli etmeye çalıştım. çünkü arkadaşıma çok inanıyordu. şoka girer, diye düşündüm.

biliyor musun, sana sormadan önce sana döneceğini hissediyordum, şu an artık 100’de 100 eminim, dedi. bak emanuel, bu cümlede umut verdiğin şey benim kalbim, sen de internettekiler de yazıyor böyle şeyler, gidiyorum bir şeyler yazıyorum, bloke yiyip dönüyorum, s. gidin artık başımdan diyecektim, diyemedim tabi. herhalde katolik öğretilerinden biri, ona böyle söyletiyor olmalı. neyse, ama noelde hediye yollayacağım, dedim. harika, ne yollayacaksın, dedi. göndereceğim şeyleri söyledim. noelde onu, çocuk kalbi ile vuracaksın demek, dedi. evet dedim, gülüştük ve rab seni korusun diyerek konuşmayı bitirdi.

tabii ki çocuk kalbi ile vuracağım, elimde başka hiçbir şeyim yok ki…

IMG_1742

her ülkenin kendine göre bir noel ağacı süsleme geleneği vardır ama ben en çok, beni simgelediğin için ayıcıklar ile süslenenleri seviyorum. vermont teddy bear’ın 12 gün noel süslerini aldım bu yüzden ama sanırım bir miktar daha başka bir versiyonda alacağım. biraz boş kaldı. göründüğünden daha güzel duruyorlar, sadece alt katta yeterince ışık yok, fotoğraf çekme kabiliyetim de sınırlı olduğu için bu kadar oldu.

IMG_1724

yarın da işe gideceğim ama eve gelip noel süslememi yapabilmek adına bugünkü kadar yormayacağım kendimi. çok yıprandım bugün. bir de sabah 4’te kalkmıştım. şu an uyku saatime kadar dayanmaya çalışıyorum. uyku saatim yatağa erken girince de bozuluyor. eşimle perşembe günü toronto’ya gidecektik ama ben hazır değilim ya cuma ya da cumartesi gideriz, diye erteledim bir iki gün. gerçekten gücüm yok, bir de korktum soğuktan, istemiyorum toronto sokaklarında o soğukta dolaşmak. sevmiyorum da böyle seyahat yapmayı ya valla sırf o istiyor diye gidiyorum toronto’ya. o kadar da heyecanlı ki, bir şey de diyemiyorsun. bu sabah toronto’da neler yapmak istediğine karar verdin mi, diye sordu. ben de bakacağım mutlaka dedim. belki uyumadan önce bir iki seyahat bloğu okuma denemesinde bulunurum. belki de hiç bulunmam çünkü hiç istemiyorum gitmek.

şu an keşke arkadaşımın ruhu bir yerlerden çıksa da 2 saniyeliğine içime girse…

IMG_1750

ama benim ilgi alanım çok farklı…

beyaz polar battaniye ile harika oldu. artık kırmızılar hiç batmıyor çünkü ben uyandığımda beyaz battaniyeyi görüyorum, üzerimde kırmızı bir şey varmış gibi hissetmiyorum. hatta bugün düşündüm ki, daha renkli bir şeyler mi alsam şöyle ayıcıklı, sincaplı felan.

uzun oldu, daha da yazarım da duş almam gerekiyor. amerika’da yaşamanız demek her gün yıkanmanız demek. saçınızı yıkamasanız bile vücudunuzu yıkamalısınız. çünkü bildiğiniz gibi taharet sistemi yok. türkiye’ye dair en çok özlediğim şeylerden biri de bu zaten. ne güzel türkiye’deyken açıyordum suyu, popom kendi kendine yıkanıyordu. burada yaptıralım dedik ama su tesisatımız elvermediğinden kaldı öyle.

son olarak emmet’i veterinere götürmüş babası bugün. oğlumuzun nesi var, diye. çünkü kuş daha bebek, 1 yaşında, görülmüş şey değil kudurması. kuşun burnunda beyazlık kalmadı. meğer çocuk kalpli, cinsel isteği arttırıcı türden bir ödül ile besliyormuş bir süredir onu.

ya ben niye böyleyim. kendi hayatımı mahvettiğim yetmiyormuş gibi bir de başka yerleri yok ediyorum.

çocuk kalpli gece servisi okuyan herkse mutlu geceler diler…

çocuk kalpli

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.