december 31st.

yılın ilk karı. daha önce de ara ara yağdı, eridi ama bu erimez diye tahmin ediyorum. birbirinden alakasız zamanlarda, mevsim normalinin üzerinde ve altında sıcaklıklar yaşadık bu yıl. mesela cadılar bayramında kar yağdı ama noel günü 10 C’di. ama iyi oldu, o gün sincap evime giriş deliği açtırdım ve kapılarını boyadım: tamam kabul ediyorum, kapıları…

benim de bir annem var.

31 aralık salı. kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim. az önce kar fırtınasının gürültüsüne uyandığımda, arkadaşımın, son mesajımı da bloke ettiğini gördüm. sonra uyuyamadım. bundan sonra uyku düzenine de dikkat etmeyeceğim zaten. ilaç da kullanmayacağım. yutmuş gibi yapıp klozete atacağım hepsini. en kısa zamanda kendi kusmuğumda boğulmak istiyorum. dün öğle saatlerinde, ona, kutuya ulaşabilmesi için…

december 30th.

bazı şeylerin bizi eskisi kadar üzemeyeceğini düşünürüz, hatta olaylar olmadan önce kendimizi hazırlarız olası kötü sonuçlara. bu sabah doktora gittiğimde bu konuyu konuştuk. doktorum, kötü bir durumumun olduğunu biliyordu elindeki sonuçlardan. en kısa zamanda bu sana üzüntü yapan şey ile iletişime geç, “ölüyorum artık beni üzme” diye anlat durumunu, dedi. bende eve gidip böyle yazmadım tabi…

december 28th.

“Bu Noel’de, seni iyi hissettirebilmek adına, Ankara’daki evine, bir kutu göndermiştim Birleşik Devletler’den. Sadece iyi hissetmen adına, fazlası değil. Aslında azıcık da olsa, yine yanında olabilme hayali kurdum tabi. Ama 1 hafta önce kargonun kabul edilmeyip, bana geri döndüğünü öğrendiğimde, bu hayal de aklımdan çıktı gitti inan. Kargo kabul edilmedi demişlerdi, bugün farkettim ki, kargo…

boşuna.

eeg sonuçlarım iyi çıktığında, arkadaşımın kalbine gönderdiğim 3.05 mesajında “kafamı yeniden kırabilirsin” yazmıştım. sonra kafamı yeniden kırdı… ama başka bir mesajda da “seni yanıma alarak seni terkediyorum başka türlüsü mümkün olmuyor” yazmıştım.  yine öyle yapacağım. başka bir masala doğru yol alacağım arkadaşımla. üst görselimin çizeri ile konuştum bu sabah. bizi kartopu oynarken çiz dedim. bir…

christmas is christmas.

noeller hakkında ne derler bilirsiniz; noel noeldir, en kötü noel bile, hala biraz mutluluk verir. birkaç saatliğine de olsa aklımı alıp, dünyanın dışına çıkardı sanırım bu kutlama. bu sabah uyandığımda ağacın yanına indim. çocuk kalpli biri olarak, içlerinde ne olduğunu merak etmemek elde değildi. çünkü biliyordum en sevimli şeylerin bana alındığını. aldığım hediyelerin hepsini paylaşamam ama…

mutlu noeller.

bu sabah kafamda çanlar çalıyor. genelde noel sabahlarında çalar. bugün, 1 gün önceden çalıyor. aslında kafamda çalan çanlar, katolik düğünlerine ait, şu çan sesleridir: bu sabah çalması ise ne ilginç. öldüğüme o kadar eminim ki, anlamsız geliyor. duymak istemiyorum ama zihnimde çalmaya devam ediyor. dün akşam noel kartpostallarımız gelmiş. amerika’da her yıl aile fotoğrafı çekilip,…

bugger off!

bridget jones filminin ilkinde bir sahne vardır. bridget jones’un noel’den önce kalbi kırılır ve kapıya ilahi söylemeye gelen çocukları “bugger off” diye kovar. şu an çocukları bekliyorum. saat 7 gibi geliyorlarmış bizim sokağa. gerçekten böyle bağırmayı düşünüyorum. insan biyolojisi tam bir gizem. kargo’nun bana geri döndüğünü anladıktan sonra, ne kadar iyi olacağım diye kendimi inandırsam,…

december 22nd.

düşündüğüm gibi lunesta 3mg aldı götürdü beni. 2 gündür uyumadığım saat süresi 5 ya da 6.  bu haftasonuna dair yapabildiğim tek noel aktivitesi, eşimle noel resmimizi çekilebilmek (ki hatırlamıyorum bile çekildiğimizi) bir de hediyelerimin tamamını kutulamak oldu: burada, sadece benim, eşime ve ailesine aldığım hediyeler var. noel sabahının nasıl bir sabah olduğuna dair fikir vermesi…

december 20th.

cuma günü saat öğlen vakitleri, grand rapids. kargo’nun türkiye’ye ulaştığını öğrensem de, yine de rahat edemedim hatta daha çok heyecanlandım. çünkü kargoya bir gümrük bedeli çıktı ve araştırdığımda bunun son karar olmadığını öğrendim. yıllarca devlet kurumlarıyla önemli evrak alışverişim olduğu bir iş yapıyordum türkiye’de. bu sayede bazı tanıdıklar edindim ama sanıyorum, hayatımda ilk defa bugün,…

nearer my god to thee.

tarih: 2010 aralık. yer: ankara arkadaşımla o zamanlar hep starbucks’ta otururduk. o noel mutsuzdum çünkü o sırada önem verdiğim kişiye (13 mayıs’ta doğan arkadaşım) bir noel kutusu göndermiştim ve beni sallamamıştı. gerçi buna sonra çok pişman oldu. o zamanlar çok küçüktü, algılayamamıştı ona, o sırada verdiğim değeri sanırım. benden 6 yaş küçüktür andrea. ben çok…

nutcracker.

tabii ki fındıkkıran oyuncağım da var! onsuz noel olur mu? aslında bu sabah düşündüm de, eşimin annesinin dediği doğru. noel’e kadar çok yüksekten uçup, 26 aralık’ta yere çakılıyoruz. gerçi 26’sında becca ve kyle gelecek, o gün bizde toplanalım, bir de bizim evde kutlayalım, dedik. bugün gidip onlara hediye alacağım. yeni yılda tombala oynama ve geceyi…

noel ağaçları sergisi.

bugün de işten gelince, yine birkaç saat kafamı yastığa koyup, ertesi gün kalkmayı planlıyordum lakin eşim gelip uyardı, bu akşam noel ağacı sergisinin son günü hadi uyan gidelim, diyerek. her yıl, tüm ülkeler noel ağaçlarını bu sergiye gönderiyorlar yapılı bir şekilde. ben, noel ağacımı, ayıcıklarla süsleme fikrini buradan almıştım. geçen sene, ingiltere, noel ağacını ayıcıklarla…

one last wish.

an itibarile ile noel’ 7 gün ve kargom frankfurt’ta, bir iki gündür sesim soluğum çıkmıyordu çünkü işten eve gelir gelmez, kafamı koymamla ertesi gün kalkıp, tekrar işe gidiyorum. noel ruhunu birkaç önce yatağımın yanına taşımıştım, en azından ışıklandırdım onu şimdi. yarın öğlene kadar noel tesellim bu olsun. eşim de eve gelen kargoları yukarı çıkarıyor. zencefilli…

miracle.

tüm haftasonu noel için tek bir şey yapmayacak olmam beni yarın sabah uyandırdığımda korkunç hissettireceğinden, ufak da olsa bir şey yapmaya çalıştım kendi kendime, bu pazar günü. bu küçük noel ağacını süsledim. burada kullandığım ağaç plastik, süsler de tahtadan: az önce becca uğradı. hiç gelme böyle işe, yarın hastaneden rapor al dedi ama çalıştığım arkadaşlarımdan…

white christmas.

birkaç gün önce, haberler: kar fırtınası michigan’ı pas geçti bu yıl beyaz noel (white christmas) yaşanmayabilir, diyordu. şu an evin önü: işte böyle bir yerde hasta olmamaya çalışıp, başaramıyorum. dünden beri yatıyorum, 1 saat önce de iğne olmaya gittim ama zerre düzelme yok durumumda, hatta kötüleşme var, boğazım için verdikleri swish and swallow içeceği yüzünden…

EH012651746US

bugün de dünkü gibi hasta değilmişim rolü yapmaya çalışıyorum ama aslında dünden daha kötüyüm. bugün en azından noel ağaçları sergisini ziyaret edip, öyle hastaneye gitmek istiyorum. noel’e 10 gün kaldı, şu an en son istediğim şey hasta olmak. olamam şu an. zaten iş durumum da çok sıkışık, pazartesi işe gitmeme gibi bir durum söz konusu…

rockford.

kutu macerasından sonra en sevdiğim noel kazağını giyip, rockford kasabasındaki şenliklere gittim. noel ayı boyunca, ücretsiz at arabası seferleri düzenliyorlar ve beklerken noel çadırında sıcak çikolata, kurabiye ve dondurma hediye ediyorlar. tabi ben ne yaptım, gidip dondurma yedim. tüm gün hasta değilmişim gibi davrandığım için role kendimi çok kaptırmışım, bir baktım bu jelibonlu dondurmayı yiyorum….

13th december.

tüm gün kalbim düzensiz attı. bana yeniden bu heyecanı, yeniden bu mutluluğu yaşattığın için, çok teşekkür ederim. bu işin sonu benim için kötü bitecek olsa bile, seni çok seviyorum.  çocuk kalpli hem 3.05’te bu mesajı, hem de arkadaşımın kutusunu gönderdim. çok heyecanlı ve mutluluk verici bir an oldu benim için. pek istemese de becca için de…

5 years.

aynı ruh, aynı hava. tam 5 yıl sonra aynı heyecanla arkadaşımın kapısını çalıyorum noel’de. içeri alınmayacağımı biliyorum ama sonuç ne olursa olsun, artık o kapıda olmak istiyorum. içeri alsın veya almasın, o kapıda oturacağım. time traveler’s wife filminden bu şarkı. ana karakter zaman yolcusu. tam benlik. benim hayatım zaten, forrest gump, the curios case of…

the mitten lighthouse.

12.12.2019. bugün itibarı ile yeni bir işim daha var ve bu, sincaplarıma daha çok fındık-fıstık alabileceğim anlamına geliyor. yerim ben onları: mühendis mezun olduğumdan beri, ilk defa elime makina yağı bulaşacak ve baret takacağım. çok mutluyum şu an. annem de çok mutlu oldu duyunca. haftada 10 saat çalışma kontratı imzaladım. öyle her gün 2 saat…

the christmas present.

birazdan, galatasaray, şampiyonlar liginde paris saint germain ile karşılaşacak. bu sene çok kötüyüz, tahmin ediyorum 6 gol daha yeriz. normalde ne olursa olsun izler, sonunun benim için ek sakinleştirici ile bitmesini göze alırım da, noel ruhumu bozmak istemiyorum bununla. tuhaf bir şekilde yanımdaymışsın gibi hissediyorum bu noel. bunu futbol ile bozmak istemiyorum. birazdan dışarı çıkıp,…

saturn.

her gün işten geldikten sonra yarım saat sincaplarımı izliyorum. o kadar mutlu ediyor ki beni bu hayvanlar, o kadar çekip alıyorlar ki beni bu ait olmadığım dünyanın içinden, kelimelerle anlatamam. kanada’da siyah olanlarından da gördüm, keşke onlardan da gelse bahçeme. sincap evimin dışını boyayamasam da, noel’e kadar, içindeki her yeri bitirmiş olacağım. şu an tek…

king puppet.

kanada’da harika bir haftasonu geçirdikten sonra mutlu bir şekilde evime dönüyorum. aslında daha çok kalabilirdik, eşimin toronto’da işleri de vardı ama hem kaldığımız otel çok soğuktu hem de benim aklım kendi işimde kaldı. gelmeden önce de sorunlar vardı, sonra başka şeyler de çıktı, bir an önce gidip çözüme kavuştuklarını görmek istiyorum. eşim birkaç gün sonra…

holding off christmas.

bir ülkeye gittiğinizde başkenti gezip dolaşmanız o ülke hakkında size çok şey söylemez. ne zaman ki taşrada bir yerde, biraz zaman geçirirsiniz, o zaman anlamaya başlarsınız o  ülkenin gerçek kültürünü. ben bugüne kadar kanada hakkında hiçbir şey bilmiyormuşum meğer. yıllarca kanada’yı amerika’nın kuzeydeki bir eyaleti olarak görmüşüm. (çünkü hep böyle insansız, alakasız, karlı yerlerine gittim…

toronto.

seni en çok bugün hissediyorum ve bu tarifsiz bir mutluluk benim için. en çok dışarıda ve sokaklardaymışsın meğer. gerçekten merak ediyorum, bu dünyada yokluğunda bile mutlu edebilecek böyle kaç kişi var? söz veriyorum, bundan sonra daha çok dışarıya çıkacağım… çocuk kalpli (toronto, kanada) 3.05 mesajında yazdığım gibi toronto’ya gittik bugün. yani çok ilginç, bir iki…

st mary’s.

her kanada’ya geldiğimde, michigan’ın aslında o kadar da soğuk olmadığına karar veriyorum. aslında kanada’ya girdiğimizde güzel bir günbatımı karşıladı bizi ama yemezler. soğuk burası. st mary’sde eski ingilizce hocamın otelinden yazıyorum bu satırları şimdi. içi victorian tarzı, sevimli küçük bir oteli var kendisinin : çok sevimli bir kasabaya benziyor st mary’s. bence burada toronto’dan daha…

where does the good go?

harika bir gün oldu. bugünün hakkını sonuna kadar verdim. eğer bir yere gideceksem, evde, noel için her şeyin tamamlanmış olması gerekirdi. hala yapılacaklar var ama büyük ölçüde bitti. en önemlisi ise arkadaşıma göndereceğim kartı yazmam oldu. dün silik kurşun kalemle üç tane kart yazmıştım, onlardan üçünü dolma kalemle yazarım hangisi güzel olursa onu gönderirim, dedim….

survey.

bu bloğu bildiğiniz gibi çok seviyorum. çocuğum sanki burası. o kadar önemli benim için. sizlerden gelen yorumları da çok seviyorum çünkü yaptığınız tüm yorumlar, bloğumu şekillendirmeye de yardım ediyor. hatta geçmişte okuduğunuz herhangi bir bloğu da siz okuduğunuzda yeniden okuyor, sizin sayenizde ben de geçmişe gidiyor ve bazı şeyleri yeniden hatırlıyorum. bugün gelen çok güzel…

ugly sweater.

bugün de noel süslemesi yapamadık çünkü değil süsleme yapmak, yerimden kalkıp, noel ağacını sulayacak kadar bile halim yok. bugün az çalışır, kendimi daha az yorarım dedim ama yine olmadı. birkaç gündür işler çok kötü gidiyor. bugün, dün her şeyi yoluna koyduk nasıl olsa edasında gittim, yine bir ton şey çıktı. nasıl olsa ayın 16’sına kadar…