do you see what i see?

büyük gün. noel süslemelerine başlıyoruz. aslında heyecandan çok daha erken kalkmam gerekiyordu ama uykum bölündüğünden sanırım, bir türlü uyanamadım. bir şey uyandırdı gene. gece 3.04’te kalktım ve arkadaşıma 3.05 mesajı attım. gücüm sadece “seni seviyorum” demeye yetmiş. hatta anadilim türkçe’ye bile hatırlamamışım o an. neyse umarım hissetmiştir. sonra sabah 5 gibi bir kabustan uyandım. 10-15 dakika düşünmekten uykuya dönemedim.

ben rüyamda andrea’yı çok görmem. hayatımın 13 mayıs’ı olan arkadaşımı çok aramıyorum rüyalarımda çünkü aklım da kalbim de şu an bildiğiniz gibi 31 temmuz’dan yana. dün gece andrea ile konuşuyordum. andrea beni “be prepared, she is coming to you” diyerek uyarıyordu. (hazırlıklı ol, sana geliyor) gelen kişi de kadın. bu şekilde gelebilecek ve andrea’nın beni uyarabileceği tek kişi tanıyorum. bu dünyada en nefret ettiğim kişi. umarım kabustur sadece. çünkü ona açıkça söylemiştim bir dahaki karşılaşmamızda ikimizden birine bir şey olacağını. eşim de söylemişti. hatta emanuel ile de konuşmuştuk, sana hiçbir şey yapamaz, şu an kanada’daki tüm hayatını katolik kilisesine borçlu, seni nasıl sevdiğimi biliyor, sıradan bir adam değilim artık, mahvederim onu, bunu biliyor demişti.

kabus herhalde. aslında şu bloğun linkini atmak istediğim tek kişi şu dünyada. arkadaşıma olan sevgimi görsün, kalp krizi geçirsin, yaptığı kötülüklerin ters teptiğini, arkadaşımı daha çok sevdiğimi görsün istiyorum da, gider onun canını sıkar, onu bunaltır. onun canının sıkılması da bu dünyada istediğim en son şey.

whatever, bugün ilk iş noel ağacımızı kesmeye gideceğiz. michigan’da plastik noel ağacı kullanılmıyor çok, burada gerçek noel ağacı kesiyorlar, noel ağacı tarlaları var, gidip noel ağacınızı bir ücret karşılığında kendiniz kesiyorsunuz, noelde kullanıyorsunuz, noel bitince şöminede yakıyorsunuz. gelenek bu şekilde. bana hala tuhaf geliyor tabi noel için ağaç kesmek ama dediğim gibi tarlası var, bir yılda büyütüyorlar ilaçlarla, sonraki yıl yenisini ekiyorlar. (fotoğraflarını paylaşırım)

hem emmet da çok mutlu olacak. tüm dallarını kemirir diye düşünüyorum. bayılıyor tahta kemirmeye. mutfağın tüm cam kenarlarını yedi. kımıl zararlısı. kendi 25 dolar, en az 1000 dolarlık hasar verdi. ama hayvanın verdiği mutluluk dünyada hiçbir şeyde yok. eşim de ben de emmet’ı görünce mutlu oluyoruz. bu kemirme olayından onu uzaklaştırmak için sesimizi hayalet tonuna ayarlayıp peşinden koşuyoruz. korkmuyor tabi. dünyadaki en gerizekalı iki kişinin onu satın aldığını düşünüyor muhtemelen.

başladık…

IMG_1541

aslında mutfak havlusu ama ben galatasaraylı olduğunu görünce yüz havlum olarak kullanmaya karar verdim.

bunu da sereceğim gün tamamen aydınlanınca, şu an karanlık.

IMG_1542

ben beyaz çarşaf ve yastıklarla kullanılabilir olduğunu düşünüyorum çünkü tamamıyla kırmızı değil. yorganın üzerinde beyazlar var. sadece ağırlığı konusunda emin değilim. çünkü çok alıştım fotoğrafta görünen beyaz ağır battaniyeye. beni altında ezince çok rahatlıyorum.

mutluluktan delirebilirim. geçen sene çok eğlenememiştim malum nedenlerden dolayı. şimdi sağlıklıyım ve tadını sonuna kadar çıkaracağım!

okuyan herkese mutlu cumalar,

çocuk kalpli.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.