12 days of christmas ornament set

10 gündür soğuk algınlığı ilacının kesemediği sinüzit ağrısını, antibiyotik 4 saatte kesti. daha iyiyim ama bundan da daha iyi olmam gerekiyor. bu cumartesi grand rapids şehri noel geçit töreni olacak. soğukta ayakta durabilmeliyim saatlerce. o geçitten sonra ortalık noel diye yıkılmaya başlıyor zaten.

ben en sevdiğim noel aktivitesi ise teddy bear toss dediğimiz olay. buz hokeyi maçına gidip sahaya ayı fırlatıyoruz hastanede tedavi gören çocuklar için. birden sahaya oyuncak yağıyor. tabi tahmin edebileceğiniz gibi ben sevinçten deliriyorum o ayılar havada uçuşunca. çocuklara ayı almıştım, onların kargoları geldi bugün. tabi kendime de ayı aldım bir miktar.

IMG_1370

vermont teddy bear’in 12 days of christmas ornament set’ini aldım. çam ağacımızı kurduğumuzda dallarına asacağım bu ayıları süs olarak. sonra her gün birinin fotoğrafını çekip blog atacağım. 12 günlük blog görselim çıkmış oldu böyle.

IMG_1374

çok güzel kutulamışlar. görünce mutluluktan delirdim zaten.

IMG_1380

yarın soğuk algınlığım izin verdikçe evinin dışını süslemeye başlayacağım. her şey 1 aralık’ta hazır olsun, o günden sonra sadece tadını çıkaralım istiyorum. çünkü aralık ayı boyunca her gün başka bir yerde mutlu edebilecek farklı bir aktivite var.

kartpostallarımı yazmaya başladım. aslında bu sefer çok daha self confident olmayı amaçlıyordum ama öyle olmayacağına emin oldum sabah yazdıklarımı beğenmeyip yeniden yazmaya karar verince. yazı hocam emilie’e mesaj attım, atölyende 100 tane daha basar mısın lazım olabilir diye. o da endişelenmiş benim adıma, sesli mesaj bırakmış telefonuma, gelirsen yardım edebilirim, diye. sorun yok dedim ama var sorun. sorun var.

kahrolası ocd!

emilie ile ilk tanışmamızı anlatmamıştır muhtemelen. mayıs ayında arkadaşımın doğum gününe özel güzel el yazısı ile yazılmış bir kartpostal gönderebilmek adına yazı dersleri almaya karar vermiştim. tanıdıklarım aracılığı ile emilie’ye ulaştım. ilk telefonlaşmamızda o an evimin yakınlarındaki bir kafede olduğunu, oraya gelip gelemeyeceğimi sordu. ben de tamam dedim, süper olur. çok heyecanlıydım koşa koşa gittim. ama kafeyi bilmiyormuşum meğer. hiç önünden geçmemişim ya da dikkat etmemişim.

kapısında gökkuşağı renklerinde bir bayrak. içeri bir girdim, emilie’ye bakıyorum o sırada ama garsonlar soruyor ne yapmak istediğimi. garsonlar da tabi eşcinsel hatta muhtemelen farklı türden eşcinseller. (ne olduklarını bilmiyorum) masalarda da yine aynı şekilde gözümüzün görmeye alışık olmadığı insanlar. eşcinsel kafeye çağırmış beni emilie. hah dedim, şimdi bittim. tam çıkışa doğru yöneldim ki kaçmak için emilie adımı seslendi.

neyse oturduk işte, konuşmaya başladık. ama ben panik halindeyim. sonunu eşcinsel olup olmadığını anlamaya getireceğim garip garip sorular sorular soruyorum. en sonunda yaşamlarımızı konuşurken dayanamadım artık evli misin diye sordum direk. ahahaha. gülerek evliyim, eşim harika biridir dedi. elimi gayri ihtiyari bir şekilde yüreğime su serptin şeklinde göğsüme götürüşüm var, düşündükçe hala utanıyorum. öyle korkmuştum ki! sonra beraber çalışmaya başladık onun atölyesinde, evinin bir kısmı atölye emilie’nin. sevdiği şeyi evine kadar taşımış. çok uğraştı benimle. arkadaşıma gönderdiğim kartı yazarken bile yanımda zamanladı beni.

1 mississippi, 2 mississippi, 3 mississippi…

tek harfin yazılma süresi bu. ben tabi 1 mississippi’yi bitiremeden harfi yazmış oluyorum. gereksiz hızlıyım. çok hızlı düşünüyorum ve yazıyorum. elimi yüzümü yıkayayım tekrar oturacağım şimdi yazmaya.

hiçbir umuda çıkmayan bir yolda tek başıma yürüyorum ama bu yolu benim gibi kimse yürüyemez gibi. sanırım ben, en başından beri bana yakışanı yapıyorum sonunda, sende, hep hakettiğin gibi seviliyorsun.

demem o ki, bu yol bana, bu sevgi sana çok yakıştı…

çocuk kalpli

bugünkü 3.05 mesajımın aslında bir açıklamaya ihtiyacı yok. dün gece rüyamda arkadaşımla uzun süre beraberdik yine. çok da mutluyduk. sanki gerçek hayatta da onu böyle sevdiğimi bilirmişçesine, bu yazdıklarımı duyarmışçasına, yanından ayrılmak istemiyorum beni hep böyle sev nolur, diyordu bana uyanmadan önce.

ne biliyor musunuz? kalbi gerçekten alıyor bu mesajları. bu da beni çok mutlu ediyor. ona huzurlu bir enerji yolluyorum sanırım. bu beni çok mutlu etti bugün. durumum umutsuz da olsa bu rüyadaki sihirli dokunuşlar bana yaşam sevinci veriyor. yürüdüğüm yolu seviyorum. mesajda da yazdığım gibi, kimse bu yolu benden iyi yürüyemezmiş gibi geliyor.

okuyan herkese mutlu geceler,

çocuk kalpli

3 Comments Add yours

  1. Dora says:

    Bana ilginç gelen halen bu hatunun sen sıfır umut derken rüyanda kendine yer bulabilmesi. Etiyopya mı yazıyor hem orada? Etiyopya mı çevirdin yönünü yine??

    Like

    1. puercorde says:

      Bir şekilde rüyamda olsun da…

      Sende de ne göz var Dora’cım. Deneme yazıları o gördüklerin. Deniyoruz bir şeyler. Bakalım. 🧸

      Like

  2. theking1907 says:

    Böyle güzel şeyleri nerden buluyon hocam ya içim açılıyor bloğundaki resimlere bakınca

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.