white.

video oyunlarını sevenler bilir, oyunda en büyük hazineler her zaman dolaştığınız bahçelerdeki evlerin çatısında saklıdır. onları almak için çatıya tırmanmanız gerekir.

IMG_1140

ben de bu sabah odamın çatıya bakan penceresine fıstık döktüm, buraya tırmanıp benim camımda gezinen sincap ihaleyi alır. bildiğiniz gibi evin giriş katında kulübe yapıyorum onlara ama bazen alt kata hiç inmediğim günler oluyor benim. yani düşündüm de, sincapsız mı kalayım! benim bu hayvanları görmeye ihtiyacım var. hayat geliyor onları izlerken. odamdan çıkmadığım günler de onları görebilmeliyim.

evet kış geldi ve kar yağıyor. yan komşumuz mantolamasını bitiremeden ben sincap evimi boyayamadan kış geldi. ama ben hala boyayacağım, güneşli 10 dereceye yakın tek bir gün olsun hallederim.

IMG_1130

gidip aşımı da oldum. becca mesajıma uzun süre cevap yazmayınca atladım gittim bende yanına. canı hem bana hem de başka bir şeye sıkkınmış. iyi hissettirebilmek adına ortalarda gezindim bir şeyler yapmayı denedim, en son da kendi grip aşımı olup eve geldim. üzüldüm dedi becca, çok üzüldüm hem de. bende ona 6 kasım’ın benim için nasıl bir travma olduğunu anlattım. resmen kalu beladan almam gerekti. 2002 yılından başlayıp tüm süreci anlattım türk futbolu ile ilgili, en sonunda ay yeter sus düşüp bayılacağım artık diyerek ikna olmak zorunda kaldı.

ahahaha. sen istedin ama ama…

eşim doğru olanı yaptı. 2 hafta sonra eeg’ye gireceğim. şu an bir sıkıntı kaldıracak durumda değildik. her ne kadar maçı izlemesem de, mesaj ve tweet yolu ile izlemiş kadar kahrolmuş oldum. 2 aydır iyi gidiyorduk aslında. ne tesadüf ya, düşününce hala çıldıracak gibi oluyorum. pes!

tabi annemlere veya eşimin ailesine söyleyemedik bu durumu. sadece becca biliyor. eşimin annesi bugün bunlarla gelmiş:

IMG_1118çocuk kalpli biri olmanın avantajını sürdüğüm alanlardan biri bu hediyeler. ne zaman bir yerde sevimli bir şey görse alıp bana getiriyor. aklına ilk ben geliyorum. biz de öyle olunca cadılar bayramından kalan zencefilli kurabiyeleri yaptık.

IMG_1154

IMG_1175

böylelikle kış gelmiş oldu hanemize…

aslında beyazı çok seviyorum. en sevdiğim renktir mavi ile beraber. kar yağınca ruhum iyileşir ama tabi bu michigan şartlarında en fazla 1-2 ay hissedilebilinir bir şey. hatta 0-4 C kar her dün düzenli bir şekilde yağıp, eriyebilir. ama burada öyle olmuyor işte. kar kasım’ın sonunda yere oturup mart’ın sonlarına kadar kalkmıyor oradan. sadece şu an güzel:

IMG_1107

sadece sincap beslemiyorum bu arada. kuşlarım var. serçe olanlar her gün gelenler mi seçemiyorum ama bu fotoğraftaki blue jay benim elemanım. aynı boyutlarda bir de cardinal’ım var. 5 tane sincap, 3 tane küçük sincap (chipmunk), 3 tavşan, 1 rakun, 1 porsuk, 1 kokarca şu ana kadar sayabildiklerim. hepsi iyi güzel ama kokarca bir şeyi tehdit olarak görür, kokusunu bahçeye sıkarsa eve 1 ay giremeyebiliriz. eşimin babası ciddi ciddi uyardı bugün beni, bu bahçeye yaptığın kulübeye kokarca girerse bunu atarız, diye. geçen gün camın önündeydi, beni tehdit olarak görmedi ama görürse işimiz zor. hayal bile edemeyeceğiniz türden kötü ve keskin bir kokusu var. kokusunu bıraktığı alandan arabayla bile geçseniz, arabanın içine siniyor o koku. ben ilk kokusunu aldığım gece kusmuştum.

biz seninle hiç karda, beyazların içinde dolaşamadık. ikimizin de içindekilerini anlatan bir renkti beyaz halbuki. hiç kardan adam yapmadık. en kötüsü de bu sanki.

çocuk kalpli

bugün itibarı ile 3.05 mesajlarına da kış gelmiş oldu böylelikle. dün bunu yazarken penceremden karı izliyordum. o kadar çok yaşamak istediğim ve yaşayamadığım şeyim olmuş ki aslında arkadaşımla ilgili. 2014 yılında kuzey ışıklarını görmeye gittiğini hatırlıyorum. oradan gönderdiği fotoğraflarda bembeyaz yerlerin içinde geziyordu. bir fotoğrafında göz kapakları bile donmuştu. aslında frozen temalı çizgi film kızkardeşimle aramdakilere daha çok yakındır ama o gün onunla birlikte frozen karakteri olduğumu hayal etmeye çalışmıştım. yani öyle ilginç ki, neye benziyor bu hisler inanın benim de hiçbir fikrim yok, o gün kızkardeşime hissettiğim şeyleri ona hissettiğimi hatırlıyorum. belki de herkes sevdiği insana hayatının başka günleri farklı anlamlar yüklüyordur. çok da bilemiyorum, çok yabancısıyım insana ait, bu parçası olamadığım tüm hislerin…

hep gelen soru şu, neden bunları arkadaşına söyleyemiyorsun…

daha onunla kardan adam yapmak istediğimi bile söyleyememişim, gittiği o seyahate beni de çağırmasını isteyememişim. ne kaldı ki burada yazdıklarımı ona anlatacağım.

kolum ağrımaya başladı. sabah ağrımıyordu. tam uyumaya geçeceğim sırada ağrımaya başladı. neyse hoşgeldin kış, hoşgeldin beyaz.

mutlu geceler,

çocuk kalpli

2 Comments Add yours

  1. Karlar yağmaya devam edecek, sen günün birinde, onunla kardan adam yapma hayalini hep diri tut.

    Like

    1. puercorde says:

      O olmasa da sincap arkadaşları ile bir şeyler yaparım artık diye düşünüyorum. Tüm ümidimi kaybettim inanın. Çok teşekkür ederim yorumunuz için.

      Mutlu geceler,
      Çocuk Kalpli

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.