back to 2.14.2015

dün gece uyumadan önce son gördüğüm şeylerden biri czn burak’ın çikolatadan yaptığı kız kulesiydi. çikolataları nasıl murdar ettiğini görünce gözüme uyku girmedi bir süre. en son sanırım bir daha çikolata yiyemeyeceğim diye sızlanırken neyse ki uyuyakalmışım…

rüyamda kendimi, soğuk bir kış gününde kız kulesinde buldum. hem rüya olduğunun farkındayım hem de bilinçaltım beni czn burak’ın kız kulesine mi götürdü diye kendime soruyorum ama çıkamıyorum da o andan. başka yere gitmek istiyorum, gidemiyorum. denizin tam ortasındayım ve sandal, kayık hiçbir şey yok. (ne alakası var, ne alakası var, benlen bunun ne alakası var?) hayır bir şey olduğu da yok, sıkılmaya başladım ve içeri girmeye karar verdim, çünkü daha önce kız kulesine hiç gitmemiştim…

(ne demek ulan bunun benlen ne alakası var!)

adam sandler’ın başrolünü paylaştığı “click” adında bir film vardır. eşi, adam sandler’i denemek için ilk buluştukları barda çalan şarkıyı sorar. adam sandler bilemez ve elindeki kumanda sayesinde geçmişe gider. o sırada eşini görür ve arka planda cranberries- linger şarkısı çalmaya başlar.

aynen o çalmaya başladı işte o an… (but i am so deeeep, you know i am such a fool for youuuuuu)

arkadaşım ve ben. ordayız. ikimizin de yüzü gülüyor. onları görünce beni göremeyecekleri bir yere saklandım. çünkü arkadaşım rüyada da olsa orada olduğumu anlayınca benimle iletişime geçiyor. bu sefer ne konuştuklarını bilmeden sadece izlemek istedim. aslında çok emin değilim hala geçmiş olduğundan çünkü hayatım boyunca hiç kız kulesine gitmedim ve yatmadan önce czn burak’ın korkunç çikolatalı kız kulesi videosunu gördüm. yine de tadını çıkarmak istedim çünkü artık çaresizlikten ne yapacağımı bilemiyorum, arkadaşımı sonsuza kadar bir daha göremeyeceğime eminim, hatta nerdeyse 2 yıldır tek bir yeni fotoğrafını bile görmedim, tek bu rüyalar kaldı yani elimde. ama arkadaşımın saçlarının uzun olduğu hali 2-3 yıl önce ona eminim, ondan sonra çok sevdiği küte döndürdü saçlarını. yani geçmiş olabilir de. o anın tadını sonuna kadar çıkardıktan sonra uyandım ve notlar aldım yarın sabah hatırlayabilmek için.

sabah uyandığımda düşünmeye başladım ve facebook’ta yıllar önce paylaştığım bir fotoğraf geldi aklıma. oyuncak müzesine gitmiştim ve orada kız kulesi ile ilgili bir fotoğraf çekmiştim. sonra saçma bulup 1-2 yıl önce kaldırdım onu, oyuncak müzesinde çeke çeke bunu çekip kız kulesini mi tagledim diye. (oyuncak müzesine de 14 şubatta gidilmiş bu arada, silmediğim başka bir fotoğraf daha var, aşağıda paylaşacağım)

işte o fotoğraf oyuncak müzesinde çekilmemiş…

2015 yılının ilk yarısında paylaştığım bu oyuncak müzesi fotoğrafını, o dönemi en iyi bildiği için kardeşime soruyorum. çünkü o zaman beraber yaşıyoruz ve eğer kız kulesi’ne gitmişsem mutlaka hatırlar. gerçekten de hatırlıyor oraya gittiğimi hatta allah senin belanı versin, çalıştığım şirketin arabasını vurmuştun o gün, diye dalga geçiyor.

gerçekten o gün arkadaşımla kız kulesine gitmişiz. bir de sevgililer gününde gitmişiz! mümkün değil, hadi benim kafam iyiydi o nasıl kabul etti ki bunu, diye hala inkar etmeye çalışıyorum. rezervasyonu yaptırırken yan odadan duydum, diyor. tabi ben o sırada şoka girdim. kendime inanamıyorum, bunu yapabildiğime inanamıyorum. arkadaşımı hiçbir zaman sevgili gibi görmedim. tamam belki bazen bir aşkı bile kıskandıracak kadar çok sevdim ama ben kendimce sevdim, çocuk kalbimce sevdim, asla böyle başımıza taş yağdıracak, helak olacağımız türden bir aşkım, bir sevgili görüşüm olmadı benim.

kardeşim üzülme diyor, akıllı biriydi, o dönem zor zamanlar geçirdiğini biliyordu, sürekli yeni bir işe girip kovuluyordun, kıramamıştır seni, kendinde de olmadığını az çok hissetmiştir, diyor ve devam ediyor;

en son konuştuğumuzda kardeşin olarak yorumlamıştım şimdi patolojik olarak değerlendireceğim, sen nasıl akıl hastanesine kapatılmaktan hoşlandıysan, kendini orada güvende ve huzurlu hissettiysen o da sana dünyasını kapatmış durumda, bir kapı bile açık kalırsa oradan hasar alacağını düşünüyor ve her yerden bu yüzden bloke ediyor, romanya’da da böyle yapmıştı, anlayamamıştık ama bence hayata karşı en az senin kadar kırılgan ve hayattan en az senin kadar korkuyor, bence onu yeniden kırmandan korkuyor, dedi ve bence seni hala çok seviyor ama bir daha kırılmak istemiyor, sen de şansını zorlama artık, hayatındaki başka özel insanlara odaklan, onu saklandığı yerde huzur içinde bırak, diye ekledi.

ben de üzerine biraz düşündükten sonra gelip 3.05 mesajını yazdım…

yalan değil, bazen ben de, hayatımda o kadar çok özel insan var ki, neden sadece o diyorum. sonra beni, olmayı en çok sevdiğim kişi gibi sevişin geliyor aklıma. çocuk olarak, annemden sonra beni bir tek sen sevmiştin. belki de bu yüzden vaftiz olduğum gün “çocuk kalpli” ünvanını alır almaz ilk sana yazdım. benim her zaman hayatımdaki en değerli şeydin, sadece o zamanlar bahsettiğim özel insanlara daha çok zaman harcardım. 

artık sadece sen varsın ve senin olmadığın dünyada da kimse özel gelmiyor artık… 

çocuk kalpli

kardeşimin söylediği ne kadar doğrudur bilmiyorum ama arkadaşımın olmadığı dünyada kimse özel değil benim için artık. o gittikten sonra anlamımı kaybettim. şunu da farkettim ki bir şey nereye varmak isterse oraya bir şekilde ulaşıyor. bu en başından beri böyleydi. belki de benim arkadaşımın değerini anlamam için, bunları yaşamam gerekiyordu. eskiden de önemliydi benim için ama hayatımda başka özel dediğim şeyler de vardı. onlara şu ankinden çok daha fazla enerji harcıyordum. sanırım bu yüzden istediğim değeri bir türlü ulaştıramamışım ona.

en sonunda gidiyor işte. en başından beri verdiğimi sandığım değeri aslında şimdi veriyorum. böyle olması gerekiyordu, bir şekilde oldu…

bu arada dün 3 kasımdı yani 3.11 ya da 11.3 ama ben farkında değildim.

demiştim değil mi? ritüel bir yerden sonra sizi içine çeker diye. siz onu unutsanız bile o size kendini unutturmaz ve açılan kapı bir daha kapanmaz diye. beni tek korkutan her şey yolunda giderken yine bu zaman yolculukları yüzünden dağılmam. yoksa harika bir gece geçirdim yine rüyamda.

oyuncak müzesine de gitmişiz o gün beraber. olduğum kişi olarak ne kadar sevmiş beni. bu arada o gün paylaştığım iki oyuncak müzesi fotoğrafından biri bu. (görsel olarak da onu gireceğim muhtemelen, görsel ayarlayamadım hava kapalı olduğundan dolayı)

10986660_10203918723033402_1888143749792128988_o

ve ben bu yazıyı amerika’dan giriyorum…

okuyan herkese mutlu geceler ve tatlı rüyalar. arkadaşıma da mutlu rüyalar. umarım şu an kafasını huzur içinde koymuştur yastığa ve benim gördüğüm kadar güzel rüyalarda sevdikleri ile dolaşıyordur…

çocuk kalpli

2 Comments Add yours

  1. Dora says:

    Ulan sabah sabah geleceğe dönüş filmi izlettin!! Kralsın kral!!

    Bak ben de dedim ama kardeşinin yaklaşımı daha da mantıklı geldi şu an gözüme. Fekat! 5 yıl büyük sıkıntı bebeğim, çok büyük sıkıntı, unutmuş da olabilir, buradaki unutmuştan kastım: ne çok sevdiğini unutmuş olabilir. 5 yıl çok uzun bir süre. Daha önce nerdeydin, diyebilir, ben olsam kesin derim…

    Arada yazmışsın ona ama biraz çözdüysem aklın başına tam olarak 5 yıl sonra gelmiş. Öncekiler de şu anki halini sıkıntıya sokuyor??

    Kız Kulesi’ne gittiğini bile unuttuysan ve şu an hala hayattaysan emin ol ki annen seni Kadir Gecesi doğurmuş bebeğim. Başına her şey gelebilirmiş hayatının o döneminde, bir arkadaşını kaybettiysen hala şanslı hisset der Dora 👧

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Her yıl 4-5 kere yazdım, bloke edince ondan soğuyordum. Artık öyle olmuyor, onu da aştım. Sonunda gerçek sevgiye ulaştım.

      Ya canı sağolsun diyip geçiyorum artık, bu yaz bildiğin gibi çok zor zamanlar geçirdim, iyi olduğunu bilmek yetiyor, yetecek bundan sonra. Ümidim kalmadı hiç, kardeşimin söylediği bir teori sonuçta. O bir şey söylemeden asla bilemeyiz doğru mu…

      Evet, 2015’in ilk yarısı komple yok nerdeyse. Başka kötü şeyler de var aslında. Birine 30.000 tl tutarında kredi çekip vermişim, bu kişi kim belli değil. Bazen insanlar yazıyor Facebook’tan, seninle şu partide tanışmıştık diye, kalıyorum, aaa evet ne güzeldi diyip geçiştiriyorum çünkü kimseyi hatırladığım yok. Bir sürü uçak bileti almışım, uçmamışım hiçbiri ile, ne yapmaya çalışmışım belli değil…

      Birgün herhangi bir doktor sana Xanax yazarsa, direk kullanmadan hepsini klozete at ve sifonu çek. Yoksa o seni oraya atacak.

      Öptüm çok!
      Çocuk Kalpli

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.