fire truck.

her mutsuz kadın gibi bugün ben de kendimi kuaföre adadım. yeterince hasta hissedemiyordum, dedim bir de röfle yaptırırken üşüteyim belki o zaman zatürre olurum. normalde yazın bile yaptırdığımda bile sinüzitlerim yüzünden hasta oluyorum, bugün kadının evi soğuktu bir de. ya da benim ateşim vardı bilemiyorum. evinin altında kuaför ofisi bulunan yaşlı bir kadına kestiriyorum saçlarımı….

sleep tight.

oyuncakları çok sevdiğimden mi bilmiyorum ama ben de bazen kendimi oyuncak gibi hissediyorum. bugün terlemek amaçlı kırmızı pijamalarımı giydiğimde, yorganın altına sıkışmış sarı renkli bir noel ayısıydım sanki. uykuya dalana kadar öyle olduğumu da hayal ettim zaten. neyse ki uyumuşum. bir güzel de terlemişim, göl olmuş yatağım, amacım da buydu zaten, terleyip, rahatlamaktı çünkü yarın…

cold.

günaydın. bugün grand rapids’te hava -3 derece ve tüm şehir yoğun kar yağışı altında. michigan’a ilk yerleştiğimde çok üşüyordum. bazı günler korkudan battaniyenin altından çıkamıyordum. tabi o zamanlar henüz 0 derecenin altına henüz inmemiştim. sonra indikçe 0 derece sıcak gelmeye başladı. bir süre sonra da hava 0 derece olunca, bugün hava çok güzel çıkıp dolaşayım…

el ebeto.

tüm hafta beraber çalıştığımız yetmiyormuş gibi bazı haftasonları yine aynı kişilerle bir araya geliriz cumartesi geceleri. sabahına uyanır pazar günü de kilisede buluşuruz. bizde toplandığımızda, eşimle erkenden uyanıp yaptığımız efsane bir temizlik vardır. emmet’ın kafesini bile temizleriz, hatta en son emmet’ın ayaklarını yıkarız çünkü emmet’ın beyaz ayakları koyulaştığında evin yeniden temizliğe ihtiyacı olduğunu anlarız. (bu…

now and not yet.

bu sabah güne eşimin babasının azarları ile başladım. dün eşimle zencefilli kurabiyelerden ev yapmıştık ve onu videoya almıştık. tabi kola şişelerini gördü babası biz o videoyu paylaşınca. sabahı zor beklemiş gelip canımızı sıkmak için. hayır hastaneye moral ziyaretine gideceğim, moralim de yerle bir oldu sabah sabah. bir şey de diyemiyorsun, karşındaki insan seninle çocuğu gibi…

white.

video oyunlarını sevenler bilir, oyunda en büyük hazineler her zaman dolaştığınız bahçelerdeki evlerin çatısında saklıdır. onları almak için çatıya tırmanmanız gerekir. ben de bu sabah odamın çatıya bakan penceresine fıstık döktüm, buraya tırmanıp benim camımda gezinen sincap ihaleyi alır. bildiğiniz gibi evin giriş katında kulübe yapıyorum onlara ama bazen alt kata hiç inmediğim günler oluyor…

7th november.

tüm galatasaraylılar gibi ben de sanırım hayatımın en mutsuz ikinci 7 kasım’ına uyandım. aslında maçı izleyemedim. dün 1.30’da işten geldiğimde 1 saat kestireyim sonra hem arkadaşıma 3.05 mesajı yazar hem de maçı izlerim dedim ama uyanamadım uykudan, kolumu kaldıramıyordum bir nedenden, alarmımı da eşim gelip kapattı. geceleri uyku ilacı kullandığımdan gündüzleri aşırı yoruluyorum. kalkamadım. artık…

back to 2.14.2015

dün gece uyumadan önce son gördüğüm şeylerden biri czn burak’ın çikolatadan yaptığı kız kulesiydi. çikolataları nasıl murdar ettiğini görünce gözüme uyku girmedi bir süre. en son sanırım bir daha çikolata yiyemeyeceğim diye sızlanırken neyse ki uyuyakalmışım… rüyamda kendimi, soğuk bir kış gününde kız kulesinde buldum. hem rüya olduğunun farkındayım hem de bilinçaltım beni czn burak’ın…

tlc.

tamam başlayalım, ben hazırım… dün noel temalı çarşaflarımı serdikten sonra bugün de noel pijamalarımı çıkardım ama sırf bakıp mutlu olmak için. flannel tipi kumaş ikisi de. bunlarla yatabilmem ve üzerime ağır battaniyeyi alabilmem için evin ısıtma sisteminin tamamen kapalı olması lazım. öyle olursa da emmet donar. gerçi bu yaz evden kaçıp bir geceyi michigan soğuğunda…

animal instinct.

çocuk kalpli biri için noel dünyanın heryerinde güzeldir ama ortalama birkaç film izlemişseniz bile amerika’da, noel süresince ortalığın yıkıldığını bilirsiniz. amerika’da insanlar noel için yaşar, noeli mutlu bir şekilde geçirir, noel’in ertesi günü, sıkıntı yok gelecek noel’e sadece 364 gün kaldı diye kendilerini yaşamak için yeniden motive ederler. amerika kocaman bir noeldir! noel devresi katolikler…

oldie.

sırf yaşlanmadığımı gösterebilmek uğruna bir karış dip boyası ile gezdiğime inanamıyorum. bugün ayna karşısında, resmen 2 hafta daha idare eder bence bu, derken buldum kendimi. 3 tane beyaz saçım var ama sürekli röfle yaptırınca yeni tanıştığım insanlar hepsini beyaz sanıyor. üniversiteden beri ten rengime iyi gittiği için röfle kullanırım. bir de annem öyle çok seviyor…

çocuk kalpli kutup ayısı.

ilk karın yere düşmesi ile birlikte adımı “kutup” soyadımı da “ayısı” şeklinde değiştirdim dün itibarı ile. artık çocuk kalpli bir kutup ayısıyım. az önce uyandım. dünden beri haftaiçi tüm uyuyamadıklarımı uyuyuyorum şu an. son iki gündür uyumasam daha da inmiş olurdum şu rakamın altında: dün ciddi ciddi 1995 yapımı sevimli hayalet casper filmini izleyip yatıp uyudum….