throne.

eşimin babası haklı. saçma sapan, sağlığa zararlı bir içecek için bu dişçi ziyaretleri çekilecek dert değil. kolayı hayatımdan tamamen çıkaracağım. sadece maddi olarak değil manevi olarak da olumsuz etkiliyor hayatı. şu an son derece huzursuzum yarınki randevum için. uyuşturuyorlar, öncesinde sakinleştiriyorlar da ama geçen haftaki operasyonun ağrısı tam anlamıyla geçmediğinden sanırım, şu an çok gerginim. bu olmasa galatasaray maçına belki üzülürdüm de, şu an gayet canımın derdindeyim. daha ağrım geçmedi. yarın bir daha ağrı verecek bir şey yapılacak. acımdan ölmem umarım.

bizim gibi insanlar için uyku çok önemlidir. çünkü gücümüz 24 saati uzun uzun yaşamaya yetmez. bu kadar düşünemez, empati yapamayız. ben uykusuz kaldığım gecelerin ardından sabah kendimi öldürmek isterim. o gece aklıma dünyada savaşla, açıklıkla boğuşan masum insanlar gelir, yavrusunu doyuramadığı için kendini öldüren anneler gelir, eziyet görerek öldürülen hayvanlar gelir. hayal kırıklıklarım başlar sonra. oradan konu internete koyduğum fotoğrafların rengine sıçrar. bunları üst üste koyarak düşündüğümde sabahın ilk ışıkları ile birlikte yaşamam için hiçbir neden kalmaz, birden bire sıfır noktasında “benim bu hayatta ne işim var” derken bulurum kendimi.

çok tehlikelidir benim için uyumamak. zaten gün boyunca çektiğim acıyı ancak uykumda onarabilirim. doğduğum günden beri anlayamadığım bir hayatı yaşıyorum. uyku hep ödül çocukluğumdan beri. akşam saatleri olunca o kadar mutlu oluyorum ki yatağıma gireceğim için. ait olduğum yere kavuşmuş oluyorum. kendi tahtıma oturuyorum, yatağıma ulaştığımda.

yatak insanın tahtıdır bana göre. bir süre öncesine kadar “ben bu tahta bir seninle bir de eşimle uyudum ve benim tek özel hayatım buydu” diye içimden isyan ediyordum sana. bugün yeniden düşündüm de, sen benim dışımda, çocuk kalpli birini yatağına almıştın sanki. ya da gece gündüz başka arkadaşlarınla uyuyordun. hep böyle sonradan anlarım işte. kendime çok kızıyorum 10 dakika da olsa uyuma taklidi yapıp o anın tadını çıkarmak aklıma gelmediği için. lakin bunu da yeniden düşündüm. o kadar huzurluydu ki yanın, o kadar huzurluydu ki senin tahtın, sarhoşmuşum gibi gözümü açamazdım.

çocuk kalpli

bugünkü 3.05 mesajım. en sevdiklerimden biri olacak kesinlikle. çünkü onun bu özelliğini hatırlayıp, hatırlayıp mutlu olacağım türden. tamam ben böyleyim ama o değildi ki? yani gerçekten benimle veya başka bir arkadaşı ile uyumak istemesi ihtimali yüzde 0. kazayla olsa da bir kere beraber uyumuşuz sonra kalmışım ben işte orada. o da bozmamış beni. sevmeyen biri bunu yapamaz. bunun için sizi gerçekten sevmesi lazım. kendinden vermiş burada. o da olan olmayan her şeyini koymuş arkadaşlığımıza. 29 temmuz’da o mesajı nasıl bloke edebildi diye günlerce ağlamıştım. çünkü ben de olan olmayan her şeyimi koymuşum gibi, gelmişti. sonuçta açık açık onu nasıl sevdiğimi söylemiştim. kimseye böyle bir şey söyleyemediğim, bu kadar dürüst olmadığımdan, sanırım bir de boyumu aşan bir ülkeye bir günde bilet alıp gitmeye çalıştığımdan belki, çok kırılmıştım.

yıllarca kanada’ya bilet alıp gitmediğim andrea bir arkadaşım daha vardır benim. hatta bu andrea beni katolik etmiştir ve vaftiz isimlerimden biri de andrea’dır. isteyen beni böyle çağırabilir ama ben çocuk kalpli’yi seviyorum. bu andrea arkadaşım gibi 1 ve 3 rakamlarına denk gelen 13 mayıs günü doğmuştur. 2009 yılında tanıştığımızda bana söz verdirtmiştir kanadalı olacağıma dair.

yapacaktı da. arkadaşım beni o tatile çağırmasa kanada’ya gidecektim de. ama o tatilden sonra her sene bir bilet alıp hepsini kaçırdım uçakların. bir türlü gidemedim. bir türlü binesim gelmedi o uçaklara. benim gitmem kolay bir şey değildir. bana adını bile koyduracak kadar sevdiğim bir insana bile gidememişimdir ama arkadaşım için gitmeye karar verdiğimin gecesi biletimi almış, sabah kaçmak için çantamı hazırlamışımdır.

ama buna da değecek biri işte arkadaşım. o kadar çok uyuduk ki beraber, eşimle o kadar uyumadık daha. öyle işte çok sevmişti arkadaşım bir zamanlar beni.

bu da seviyormuş ama. hem bu bırakmadı da. kaldığımız yerden devam ediyoruz bununla:

IMG_0626

mutlu geceler,

çocuk kalpli.

2 Comments Add yours

  1. ceylandan says:

    evet kesinlikle yatak insanın tahtı. Fotoğraflar güzeldi yine. Sıradan ama güzel.
    sevgiler

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Yorumlarınızı çok seviyorum. Çok teşekkür ederim. Öyle özel bir ilgim yok aslında hepsini telefonumla çekiyorum ama artık bazı telefonlar fotoğraf makinelerinden daha pratik ve iyi çekiyorlar tabi, bu da var.

      Sevgiler,
      Çocuk Kalpli

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.