keep off my grass!

eşimin babasının emekliliği bazen bizi çok yoruyor. bu da kesinlikle o sabahlardan biri. uzun uykulara dalıp bir an önce iyi olmam gerekirken, şu an evimin üzerindeki ağacın, dallarının kesilmesini dinliyorum.

IMG_0786

hazır uyanmışken, ben de onlar gidene kadar cadılar bayramı süslerini aradan çıkarayım dedim. dün paylaştığım sevimli hayaleti satın alma şansım olmayınca ben de benzerini aldım.

öyle işte yaşasın cadılar bayramı!

kendime biraz geleyim sonbaharda yapmak istediğim diğer işleri de tamamlayacağım. evimin önündeki birch tree’nin yanına japanese maples dikmek istiyordum. birkaç yıl sonra sonbaharda sarı kırmızı olsunlar diye. biraz iyi olayım fidanını almaya gideceğim. bir de, arka bahçemizde ne işe yaradığını kestiremediğimiz, evin önceki sahibinden kalma küçük bir klübemiz var. kışın içerisine kuşlar ve sincapların girdiğini görüyorum. onu kırmızıya boyayıp daha rahat barınabilecekleri raflar döşeyeceğim.

IMG_0792

bazen burada her şeyin frozen filmindeki gibi tamamen donduğu oluyor, öyle zamanlarda saklanacak yeri olsun istiyorum sincaplarımın. gelip burada kuşlarla birlikte saklansınlar.

dün öğlen saatlerinden beri uyuyorum. en son hastaneye gidip serum desteği aldım ve eve gelip yattım, yatış o yatış. soğuk algınlığı zannediyordum değilmiş. a tipi dedikleri h3n2 grip virüsünü  kapmışım. 5 saat havada asılı kalabilen bu virüsü kapabileceğiniz en uygun ortam ise uçaklar tabii ki. en komiği business’da seyahat etmiş olup bu virüsü kapmam.

bu sabah iyi kalktım ama dün sabah da böyle kalkıp öğleye doğru fenalaşmıştım. terlemem gerekiyordu ama terleyememişim. eşim evin klimasının üst katını kış şartlarına göre ayarlayıp kendisi alt katta yatmış, terlemem için. terleyemedim hatta hala üşüyorum. bu ateşimin hala çok yüksek olması demek. bugün de kötü kalkarsan yine gel destek al dediler. yataktan çıkmayı başarabilirsem gideceğim sanırım çünkü yemek yiyemiyorum, en azından vücuduma virüsle savaşacak bir şeyler girsin.

ne zaman thor’un çekicini yere vurduğu gibi hayata başlamak istesem başıma böyle bir şey geliyor ya, en çok buna gülüyorum. arkadaşıma ve babaanneme iyi olacağıma söz verdiğim uçakta kaptım bu virüsü. şaka gibi. gerçi alt tarafı bir virüs, elimde olmayan bir sebepten geldi buldu beni ama gene de nerden baksan trajikomik.

emmet uyandığımı duydu, gel al diye bağırıyor şu an. eşim ben yokken onunla hiç oynamamış, kuş beni gördüğünden beri rahat bırakmıyor. gücüm de yok ama. of ya.

ağırlık çöktü yine şu an, ses de olsa gürültü de olsa uyuyayım yine madem.

okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli

 

2 Comments Add yours

  1. Dora says:

    Geçmiş olsun aşkısı, bir daha Business Class’a binmezsin olur gider!! Ahiti-yemini gökyüzüne yazmak kral haraket ama bak, bunu ben de mutlaka yaparım bir yerlerde.

    Like

  2. puercorde says:

    Önce Allah’a, sonra aileme en son da arkadaşıma söz verdim uçakta. Yeminimi de göklere yazdım. Sonra trajikomik bir şekilde uçakta kaptım virüsü işte. Abartısız 5 gündür yorgan döşek yatıyorum. Sabahları iyi olur gibi oluyorum, öğleden sonra bir bakıyorum yine enkaz olmuşum. Ateşim hiç düşmedi. Aşağı kata inip 1 bardak su alamayacak kadar kırgın eklemlerim. Yataktan çıkamıyorum.

    Geçmiyor ama teşekkür ederim.

    Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.