ben unuturum, ben unuturum.

bence, benim cadılar bayramı kutlayasım yok, ben direk noel’e geçmek istiyorum. bu sabah yine ilk baktığım şeyler noel süsleri oldu. cadılar bayramını bir iki balonla geçiştirip ondan kalacak bütçeyi de noel’e ayıracağım. noel bu dünyada benim en çok sevindiğim şey, tabir o ya bir şeyini çıkaracağım, görenler, görmemişin evi olmuş diye hakaret bile edecekler.

alakası yok aslında, sadece hayalimdeki noel’e ilk defa ev sahipliği yapacak!

en büyük hayalim noel’de kendime oyuncak asker alabilmekti ama fiyatları aşırı pahalı olduğundan bu hayalime yıllar sonra kavuşabileceğimi tahmin ediyordum. meğer tahta ve karton versiyonları da varmış, hemen aldım 2 tane! kapımın önüne dikeceğim!

geçen gün para biriktirmekten bahsediyordum ama sanırım iki aylığımı komple noel’e yatıracağım. dediğim gibi kendi evimde ilk noel’im. yıllardır hayalini kurduğum tüm oyuncakları ve süsleri satın alacağım. eşim de bütçe ayırmıştır, ailesi de süs getirir diye düşünüyorum zaten. amerika’da böyle, insanlar noel için çılgınca paralar harcıyor. bir evin noel harcaması en basit rakamlarla 3000-4000 dolar. tam bir para harcama ayı aralık. binlerce hediyelik eşya ve süs alınıyor.

dün hasta da olsam, kiliseye görev listesine kaydolmaya gittim. hazır gitmişken kiliseden sağlık hizmeti de aldım. resmen sömürüyorum calvin kilisesi’ni. bir de katoliğim! padremin demesine göre, bana gösterdikleri ilginin sebebi aslında kiliseme duydukları saygı. aynı saygıyı kendileri görmedikleri için benim aracılığım ile gizliden bir mesaj gönderiyorlar.

her iki kilisenin de farklı bir yeri var bende. mesela katolik kilisesinin ihtişamı, noel’i, paskalyası ve evlilik gibi bazı özel günleri çok şaşalı. calvin kilisesi daha bir konferans salonu gibi, zaten liderinin en yakın arkadaşınız olması gibi bir durumu da var. kutsallık bakımından zayıf bir yer calvin. ama calvin kilisesi bir oyun bahçesi gibi. spor aktivitelerinden, kitap okuma klüplerine, haftalık toplanma partilerinden, beraber gezilere katılma gibi bir çok grup aktivitesi var. ben eğlence neredeyse oraya gidiyorum.  hatta becca’ya da dedim, ben bu noelde katolik kilisesi’ne giderim, hiç alınma kırılma sizin kilisede bir numara yok, bence sen de benimle gel, noel’imizi katolik kilisesinde eda edelim.

ahahaha. ciddi ciddi dedim bunu. diyorum ya calvin kilisesi böyle bir yer işte. bunu kendi padreme söylesem beni kiliseden kovar, kovarken de bir temiz döver.

en komiği de bunlar olurken inancınızın en büyük kısmının islam olması. okuyan için anlamak zor olacaktır ama çocuk kalpli biri için hiç sorun değil bunlar. tanrıya inancım da çocuk kaldı benim. onu sevmeyi, dinlerden daha çok seviyorum. dinler sıkıyor beni. dinler olmasa da olur benim için, bayramları ve özel günleri bana yetiyor.

dün aldığım ilaçlardan sonra soğuk algınlığım tam iyileşmese de büyük ölçüde geçmiş. bu sabah yine arkadaşımlaydım rüyamda. her yerini hatırlayamıyorum ama “eğer gelirsen belki görüşürüm seninle” dedi bana. kalkar kalkmaz “bebeğim o işi unut sen, gelip haber vermeyeceğim, gizli gizli görüp döneceğim seni, görürsün sen, bu yazın intikamını çok kötü alacağım” diye gülerek başladım güne.

bugün kitapçıya gidip içine ondan gelen özel şeyleri dolduracağım bir albüm satın alacağım. bu aşağıdaki şeyleri yapıştıracağım bir bir. (kola ile çikolata ondan değil tabi ama para cezası ondan! aslında şimdi baktım da katolik kilisesinin ölüler günü ayini davetiyesi de orada çıkmış, ben o gün cadılar bayramını kutlayacağım, kostümlü çocuklar şeker için kapıya gelecek onların resimlerini çekeceğim, hiç icabet edemeyeceğim valla, hatta dur onu direk çöpe atayım)

IMG_0767

bazı konuşmalarındaki sözleri de albüme yazmak istiyorum, güzel bir şey olacak bence bittiğinde. arkadaşımın içinde olduğu her şey kendi güzelliğini yaratır zaten. ben emek harcamasam bile güzel olacaktır.

eğlenceli günler geçiriyorum…

çocuk kitaplarımı da okumaya ve seslendirmeye başlayacağım bir iki gün içinde. bir de çocuk romanı yazmak istiyorum bildiğiniz gibi ama nerede nasıl başlarım tamamen akışına bırakmak istiyorum. zorlama ile, benim bu kitabı yazmam lazım ile başlamayacağım.

dün de dediğim gibi puercorde13@gmail.com adresine posta adresini gönderen herkese kart göndereceğim. siz de göndermek isterseniz benim posta adresim:

1918 Observatory AVE, SE, 49546, Grand Rapids, MI, USA.

alıcı ismine de Çocuk Kalpli yazabilirsiniz.

okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli.

bu şarkıyı daha önce paylaştım ama yine paylaşacağım, sözleri beni anlattığından sanırım, her gün 30 kere dinliyorum, elim istemeden de olsa onu buraya kopyalamaya gidiyor.

“bir çocuk telaşında, yüreğim sevmeyi bilir sadece, kırsan bile avutur,

ben unuturum, ben unuturum…”

13 Comments Add yours

  1. Dora says:

    Ben en çok Becca’nın bu gizli seyahati duyacağında vereceği tepkideyim. Buradan, okuması çok eğlenceli olacak.

    Like

    1. puercorde says:

      Duymayacak. Türkiye’ye gider gibi uçak bileti alacağım. Türkiye’ye gideceğim de. Addis Ababa’ya uğrayarak tabi. Aktarmam oradan olacak güya. Duysa beni öldürür artık. Zaten pasaportumu almasın elimden diye geldiğimden beri on takla atıyorum. Konu pasaporta gelmesin diye uslu çocuk rolü yapıyorum şu an. Uslandım, akıllandım, bu konular beni üzüyor ayağına konuyu açıldığı gibi kapatıyorum. Çünkü işim belli olmaz benim, kafama göre bir sabah kalkıp gidebilirim de.

      Eğlen bakalım sen, yaşarken böyle olmuyor ama bilesin…

      Like

      1. Dora says:

        Yardımsız gitme Çocuk Kalpli, pekala bir Libya değil lakin bence hala biraz atraksiyonlu. Emanuel’e anlat yine bence, yetkili abiler arasında en iyi kalplisi. Yardım etsin yine sana.

        Like

      2. puercorde says:

        Benim çalıştığım kurumun (Bethany C.S.) orada hizmetleri var. Etiyopya ile aktif çalışıyorduk, şu an sadece gönüllüsüyüm bu kurumun ama yetkili çalışanlarından biri ile çok yakın temas halindeyim (Josh!) Belkide onu ayartır görev ayağına onunla giderim.

        Çocuk Kalpli her türlü alavere dalavere hile hurda işleri yani…

        Like

      3. Dora says:

        Allah yüzüne bakmış, demiş bu kendini Libya’da telef edecek bari ben bunun arkadaşını Afrika’da başka bir yere yollayayım ikisinin de hayatı kurtula. Burada birçok blog okuyorum ama en zevkli seninki akıyor, Becca Josh’u da sevmiyordu, bu işin sonunda sana bir dayak da Becca’dan var dostum. Bak görürsün.

        Liked by 1 person

      4. puercorde says:

        Hahaha Off Dora ya, sabah sabah evin içinde kahkaha atmamak için kendimi zor tutuyorum. Eşim çok geç yattı. Ama evet çok iyi oldu, öğrendiğimden beri ruhen o kadar iyileştim ki, köpekler sevindiklerinde kuyruklarını sallarlar ya, bir kuyruğum olsa gece gündüz mutluluktan sallardım. Geçirdiğim o travmatik yazdan sonra cennete gitmiş gibi oldum o Libya’dan ayrılınca.

        Becca’ya sevdireceğim ben Josh’u. Önyargılı ona karşı, gerçekten tanımıyor onu.

        Like

      5. Dora says:

        Bu yorum arada kaynamış-çok seri blog atıyorsun bu ara- Becca bence seni dövecek, çok kötü dövecek hem de. Hele bir de Josh ile arkadaşının peşine Etiyopya’ya gittiğini duyarsa seni yeryüzünden siler diyorum ben. Dikkat et kendine.

        Like

  2. Öykü says:

    Zor da olsa kartların arasında görülen karedeki kişi arkadaşın mı?

    Like

  3. puercorde says:

    Hayır.

    Like

  4. Büyülendim… Yeni bir kitap buldum adeta…Gerçekmisiniz? Bu nasıl bir blog böyle, bu nasıl bir dünya nasıl bir anlatım?? dün geceden beri okuyorum sayfa sayfa karıştırdım 305 mesajlarını Gerçekten hergün 3ü 5geçe mi atıyormusunuz o mesajları?? Neden sevdiğinize göndermiyorsunuz bu mesajları?? Kalbi yerinden çıkar okusa ama çok soru sordum değil mi…

    Böyle kalın böyle güzel kalın inşallah

    Like

    1. puercorde says:

      Merhaba,

      Ince yorumunuz için çok teşekkür ederim. Evet bulunduğum zaman diliminde saat 3.05’e gelince yayınlıyorum o mesajları. Bazen gece de yazabiliyorum. Önemli olan o rakamlara denk gelmesi.

      Selam vermenize sevindim, bazen böyle tüm bloğum okunup, istatistiklerim patladığında, aklım çıkıyor. Dünyada, bu ne kadar güzel dediğiniz bloğu okursa beni veya arkadaşımı öldürecek kötü biri yaşıyor ne yazık ki. Ondan olan korkumdan kimseyle paylaşmıyorum burayı, bu kullanıcı adımla olan playstation hesabıma eşimi bile eklemedim oradan beni bulur diye, eşimle konferans oyuna giremiyoruz birlikte bu yüzden. (Derdinizi seveyim diyeceksiniz ama bu bizim çok önemli bir şey)

      Öyle bir dünya ama işte gizli, saklı. Belki de öyle olduğundan benim için de büyülü bir yer haline geldi. Zamanımın çoğunu bloğumla geçiriyorum. Buraya yazmayı seviyorum, yazdıktan sonra gelen mail ve Twitter dm’lerini okumayı seviyorum.

      Arkadaşımın kalbi alıyor o mesajları, attığım an kalbine ulaştığını hissediyorum. Bu his benim yaşam gücüm şu an.

      Kocaman Sevgiler,
      Yorumlarınızı hep bekliyor olacağım!
      Çocuk Kalpli.

      Like

  5. Bilmukabele… O berbat kişinin Sizi Bulamaması için dua edeceğim
    305 notlarınız efsane. Bloğunuzdan ForrestGump tadı aldım, Forrestsınız sanki bende bankta yanınızda bu hikayeyi dinleyen kadınım

    Bir şey itiraf etmek istiyorum Bunu okuduğumda ağladım:

    en son 2006 yılında bir çizgi film karakterinin peşinden gidiyordum, konu ne ara buraya geldi hiç anlamıyorum. sanırım çocuk kalpliler için “seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm” dedikleri şey bu olsa gerek.

    Aşk sandığına bile çizgi film karakterinin peşinden giderken düşmek… Otizim’i daha iyi çok az şey anlatır….

    Hep okuyacağım yazdıklarınızı

    Like

    1. puercorde says:

      Yorumunuz da benim gözlerimi doldurdu…

      Sıradan bir tanışma değildi o zaten. Olması gereken olmuş gibiydi. O dediğiniz karakteri gördüğümde bir şeyin bana çarptığını hissettim. Hayatı boyunca kimseyle tanışmak için ilk diyaloğu kurmamış biriydim. Ama ne olursa olsun tanışmak zorundaydım gibi bir his vardı içimde. Hatta o, ilk mesajıma yanıt bile vermemişti ben ikinciyi zorlamıştım. Muhtemelen ona da cevap vermese 3.’yü de atardım.

      Onun dışında böyle tanıştığım biri olmadı hiç hayatımda, olacağını da sanmıyorum. Hem neden olsun ki, aradığım her şeyi arkadaşımda buldum ben.

      Aşk demeyelim, Forrest ile Jenny de demeyelim, Çocuk Kalpli ve Arkadaşı diyelim biz ona. Biz de kendi çapımızda fena sayılmayan bir masalız. 😉

      Çok teşekkürler!
      Çocuk Kalpli.

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.