september 23.

bugün aldığım iyi eeg sonucu sonrası annem, hadi babaannene gidip bu güzel haberi verelim diyince, mezarına gitmek için yola koyulduk. babaannem beni en son gördüğünde çok hastaydım. geçen yıl bu zamanlar türkiye tatilim sırasında görüşmüştük. iyi değildim. çok üzülmüştü. tabi o da iyi değildi. benimle alakası var mı bilmiyorum ama ben amerika’ya geri döndükten kısa bir süre sonra beyin kanaması geçirip bitkisel hayata girdi. soğuk bir kış günü öldüğünde cenazesine gidemedim. annemler hassas durumum yüzünden, kesinlikle gelmemi istemediler.

A1C0FC8B-6748-4A9B-A9A9-0E1D92FA66E9

giderken kendimi ağlamayacağım, annemi üzmeyeceğim diye kodlamaya çalıştım. ama arabadan indiğimizde çok daha alakasız bir modun içine girmek zorunda kaldım. arabayı parkettiğimiz yerin aşağısında düğün vardı. (düğün ve cenaze dedikleri şey bu olmalı) insanlar mezarın hemen yanında davul zurna eşliğinde göbek atıyordu. kafam karıştı gerçekten, babaannemin mezarına ulaşana kadar duruma güldüğüm bile oldu. ama mezarı görünce öyle olmadı tabi. henüz mezarlık yapılmamıştı, toprak vardı sadece babaannemin üzerinde. toprak da çökmemişti daha içine. elimi üzerine koyup ağlamaya ve içimden onunla konuşmaya başladım.

3.05’te arkadaşıma söz vermiştim iyi olmak için, sonra babaanneme verdim…

erken sevinmek istemiyorum ama geçen sene mahvettiğim eylül’ün hakkını bu sefer vermiş gibiyim. türkiye’de herkesle çok kaliteli zaman geçirdim. tatilimin güney kısmı ne kadar güzelse, kuzey de o kadar eğlenceli ve mutlu geçti, geçiyor. cuma gününden itibaren ise benzer aktivitelerle istanbul’da finali yapacak. ilk iş kiliseme gideceğim. sonra uzun zamandır görmediğim arkadaşım faustina ile sen çık, sen de çık, hepiniz çıkın moduna alacağız kendimizi cuma akşamı. çok heyecanlıyım, onunla ve kızları ile çok eğleniyorum. tabi öncesinde kilisede ne tür azarlar işiteceğimi düşünerek şimdiden gerilmiş durumdayım. padrem, kadından papaz mı olur diye 1 saat konuşur diye düşünüyorum. hiç derdim yokmuş gibi, bir de bunlarla uğraşıyorum. becca’ya verip veriştirecek şimdi. bir katoliğin, protestan kilisesine gitmesi onu çıldırtıyor. becca’nın hayatımdaki olumlu etkilerini anlatsam bu sefer konu arkadaşıma gelecek.

ben de çözümü çocuklarla kilise öncesi içip, sarhoş olmakla buldum. (biraz kafayı bulursam o muhabbetin içinden rahat geçerim) sarhoş olmak dediğim ise 1 bira. belki 2 tane ama kesinlikle bundan fazlası değil. çünkü bundan sonra kendime çok iyi bakacağım.

bir daha bu gün batımlarını izlemek için 1 yıl beklemem gerekmeyecek.

CAD5014C-4712-4A0E-9C01-A6E8F273A42D

istediğim zaman seyahat edip, istediğim zaman evime gidebileceğim!

mutlu geceler,

çocuk kalpli.

 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.