mutlu geceler.

tatil kadar insanı yoran bir şey daha yok. benim günlük hayatım bundan daha sakin geçiyor. biraz da alışmışım sanki insansızlığa ve doğaya, böyle birden şehirin ortasına bırakılınca neye uğradığımı şaşırdım. özellikle trafikte o kadar şaşırdığım şeyler oldu ki, sanki yıllarca burada araba kullanmamış veya arabanın ön koltuğuna oturmamışım. takip mesafesi diye bir şey yok bu ülkede. yol ver olayı hiç müfredatta yok gibi. o kadar karışık ve tehlikeli geldi ki, şu an elime araba verseler, kullanamam burada.

türkiye’de olduğumu unutup sabahları birkaç insanla göz göze gelince “merhaba” diyerek güldüm. tabi deli olduğum sanıldı. deli değilim de diyemiyorum, 2 hafta önce akıl hastanesinde yatıyordum. hala gözüm orada zaten. bana orada verilen eşsiz huzur ve güven duygusunu bir türlü aşamadım. daha önce yazmıştım, keşke sadece orada yaşasam ve sevdiklerim beni arada ziyarete gelse. okuyana orada ne hissettiriyorum bilmiyorum ama bana mükemmel görünüyor böyle bir hayat.

tabi ailem buna asla bir daha müsade etmeyecektir…

beni iyi buldular. bulunca da üzerime çok gelmediler. bir de kardeşimin problemleri ile meşguller bugünlerde, onun da evliliği bitiyor. böyle olunca üzerimdeki tüm ilgiyi aldı kardeşim. ben böylelikle arada kaynadım. kardeşim karşı çıkıyordu zaten bu ayrılma olayına. kendini kötü hissedince arada türkiye’ye gidip gelirsin, annemler gözlerden uzak bir yazlık alacaklar diyerek noktayı koydu bir sohbet sırasında. böyle olunca da annemler de biraz yumuşadı, onlara da mantıklı geldi.

bugün foça civarlarında yazlık baktık. küçük küçük evler, tam böyle filmlerdeki köyler gibi. köyün ortasında kahve var, evlerde iletişim amaçlı sadece televizyon var. ısınma soba ile, sobaya da odun atarak. bahçede bir çok meyve ağacı var, ağaçların altı ışıklı gölge. denizin kıyısında değil ama ona bakan bir manzaraya uyanıyorsunuz. babam, bunalınca gelirsin burada kafayı dinlersin bizimle, dedi. bilmiyorum o evi alacak mıyız ama benzer bir şeyi alırız bunu alamasak da sanırım.

güzel. ama teoride her zaman güzeldir zaten.

epilepsi hakkında da onları ikna ettim. bunu yapabilmek için gerekli donanıma hastanede sahip olmuştum. sadece ikna etmek değildi aslında, inandığım bir şeyi paylaşmış oldum.

stres yapmamaya çalıştığınızda daha çok stres yapıyorsunuz. son 1 yıldır kendimi sürekli kriz geçirmemeye odakladım. (şunu yapmayayım yoksa kriz geçiririm, bunu yapmayayım yoksa kriz geçiririm, kriz geçirirsem rezil olurum kriz geçirmemeliyim, kriz geçirirsem beynime zarar veririm gidip clonazepam olayım) ama iyileştiğimi düşündüğüm günden sadece 1 gün sonra hiç vurmadığı kadar şiddetli bir şekilde vurdu beni. buna yeni argoda “bir şeyler eşiği” deniyor. hastanede psikoterapi oturumlarında verilen ana düşünce buydu epilepsi ile ilgili. bir şeyin olacağı varsa zaten olacak, kendini hiç üzme yorma dendi. ama tabi yine de sağlıklı yaşamak gerekiyor. gerçi hayatımda sağlıksız olarak bir kola kaldı. birkaç gün önce kardeşimle bir bira içelim dedik, yarısını bile içemedim. tadı inanılmaz kötü geliyor artık. dediğim gibi bir kola kaldı.

hastanenin en büyük yardımı biraz daha duyguları ve stresi yönetmek ile ilgiliydi. bunu gerçekten başardığımı düşünüyorum yoksa türkiye’ye indiğim gibi kendimi, kendi ailem ve eşimin ailesi arasında büyük bir krizde bulacaktım. iki tarafı da idare edebildim bir şekilde.

2 hafta önceki halim bunu yapamazdı…

dedikleri gibi bir şeyin olacağı varsa öyle veya böyle oluyor bir şekilde. dünyanın sonu değil, hastalık işte. kimseye söyleyecek de değilim ama durumumdan utanacak da değilim artık. hatta başarabilirsem hiçbir şeyden utanmayacağım.

çocuk kalpli olmaktan utanmayacağım mesela. hastanedeki doktorlarımdan biri “çocuk kalpli olmak kötü bir şey mi sence, 28 yaşında gösteriyorsun, ruhun gibi cildin de yaşlanmamış” dediğinde buna da bakış açım biraz da olsa değişti.

bugünlerde yaşasın çocuk kalpli olmak.

mutlu geceler (görseldeki fotoğraf kuzey ışıklarını yakaladığımız geceden)

IMG_E0040

çocuk kalpli.

2 Comments Add yours

  1. Dora says:

    “Sikerler Eşiği”

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Aynen, hahahah.

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.