always five.

benny’i de aldım geliyorum. şu an şikago havalimanındayım. 21:40’daki tk6 sefer sayılı uçağımı bekliyorum. çok tuhaf bir hissin içindeyim. sanki hayatım boyunca hiç yolculuk yapmamış gibi hissediyorum. sanki hiç uçağa binmemişim. 1 yıldır hiçbir yere gitmeme izin verilmedi, sanırım biraz da ondan. yoksa aynı gün içerisinde 3 ülke değiştirdiğimi bilirim. ya da büyüdükçe her gün biraz daha küçülüyorum ve cesaretim giderek azalıyor. bilemiyorum.

olacaklardan korkuyordum türkiye’ye varınca, o korku yerini heyecana ve sevince bıraktı şimdi. ailemin yanında olacağım için çok mutluyum. annem en fazla 10 dakika azarlar beni, daha fazlasına kıyamaz. babam zaten engeller onun kızmasını. 10 dakika bile sürmeyebilir.

sarhoş olduğumu ve krizi o yüzden geçirdiğimi biliyor. aslında değildim ama olduğum günlere sayarım artık. taşı günahsız olan atsın derler, günahsız olduğumu düşünmüyorum, o yüzden kimseye taş atamayacağım. hem alkol almasam da yasak olduğu halde gizli gizli her gün kola içtim. öyle düşünüldüğü gibi günahsız, masum bir hayatım olmadı aslında. epilepsiden önceleri de hep annemden gizli gizli alkol alırdım. alkol bana, isa’nın doğumundan beri zaman yasaktır, çünkü kullandığım ilaçlarla etkileşim yapar. epilepsi’den önce de yasaktı. 22 yaşımdan beri yasak.

aslında bazen düşünüyorum da kafamın iyi olması için içki içmeye hiç ihtiyacım yoktu. kafam doğuştan pırıl pırıldı zaten benim. bu dünyaya ait değilim ki, kimse ile aynı hissetmiyorum ki, hatta bu umrumda bile değil ki.

“bir oyuncak ile kandırabiliyorlar mı seni?”

ne yazık ki evet. sanırım ben de böyle kandırılmayı seviyorum, hiç akıllanmak gelmedi içimden. biri bana bir oyuncak getirdiğinde alt üst oluyorum. bunu anlamanız zor biliyorum ama bu benim için bu şekilde işliyor. aklım gidiyor bana oyuncak ile gelinince. öyle bir his ki, hem mutlu oluyorum hem de içimde çok büyük bir hüzün hissediyorum. ayrılıp gidiyorum sanki buralardan. o oyuncağı elime aldığımda dünyayla tüm bağlarım kopuyor ve hiçbir şey düşünemiyorum.

diyorum ya 5 yaşındayım, 5 yaşında doğdum, 5 yaşında büyüdüm ve 5 yaşında öleceğim.

siz de 5 yaşındayken böyle hissediyordunuz. hatırlamıyorsunuz ama siz de dünyada başka hiçbir şey yokmuş gibi sadece bir oyuncağın peşinden giden çocuklardınız bir zamanlar.

sizin adınıza mutluyum ama kendim için üzgün değilim. seviyorum ben bunu. gerçekten seviyorum.

neyse uçur beni türk hava yolları.

okuyan herkese mutlu geceler!

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.