september 1.

sonunda kuzey ışıklarını yakalamayı başardık. aslında erken saatlerde başladı şov, istesek erkenden dönebilecektik ama bir türlü bırakamadık izlemeyi. böyle bu dünyaya ait olmayan bir varlığı izliyor gibisiniz, gökte olan şeyler kesinlikle gözünüzün tanıdığını türden değil, farklı boyuttan bir yaratık nuru ile atmosferinizde geziyor sanki. ona delikler veya sütunlar açıyor. içimden geçen renk, yeşil ile pembe renklerdi. ilk gelen ışıklarda buna ulaştım. bunu fotoğraflamamız için üzerinde daha çok çalışmamız lazım ama ilk çekebildiklerimiz bunlar oldular.

8061E2FD-B303-41B8-9201-F8ABD8B7BAD5

D3B60524-05D6-469A-83A3-4BFDD8D0728A

IMG_0358IMG_0409

böyle birkaç yorum gelmiş, 2000 dolarlık lensi bana taksanız ben bile çekerim diye. öyle, fotoğrafçılıkta para var huzur var gibi bir durum yok. bu resimleri göl kıyısında çektik, buz gibiydi, kıyafetlerimizin üzerinde bir de battaniyelerimiz vardı, öyleyken bile arabaya girip ısındık çoğu zaman. her bir fotoğraf 30 saniyede farklı ayarlarla çekiliyor. bir ışığın resmini çekiyorsunuz ve siz daha deklanşöre basana kadar ışık orayı aslında terketmiş oluyor ve siz aydınlattığı yerlerin fotoğrafını çekiyorsunuz. bir de ışıklar gelip gidiyor, sürekli bu renkte bir gökyüzüne sahip değilsiniz, onları ayırt edebilmeniz için hiç sıkılmadan, tüm dikkat gökyüzünü izlemeniz lazım. telefonunuzu bile kullanamıyorsunuz yaydığı ışıktan dolayı, sadece biz yoktuk bulunduğumuz yerde, kimse en ufak bir ışık kullanmadı, telefonları arabaya girdiğimde battaniyenin altından çalıştırdım. çünkü gördüğünüz en ufak bir ışık gökyüzündeki ışıkları seçememenize neden oluyor.

dün akşam charlevoix diye bir kasabaya gittik, halbuki çok daha karanlık bir yere gidebilirdik, yarın emek bayramı olduğundan çok kalabalıktı. herkes güzel bir tatil geçirmek üzere ailesi ile yola çıkmış. otel bulamadığımızdan arabada uyuduk dün gece. ama sanırım tüm sıkıntılara değen bir yolculuk oldu bu.

arkadaşıma 3.05 mesajını, uyumadığım, büyülü, bir geceden gönderdim. o sırada insanlar ışıkların altında hayallerinin gerçek olduğu haykırıyorlardı. sonra kendimi düşündüm, hiçbir zaman kuzey ışıklarını görmek gibi bir hayalim olmamıştı, ben hayal kurmazdım, ya da kurmam sanırdım, sonra anladım ki bu hayattaki tek hayalim arkadaşımmış meğer. keşke bu ışıkların altında da onunla olsaymışım.

bu harika macera sonrası öğlen gelip yattım, akşam bir şeyler yer evi düzeltirim kalkınca diye ama duş alacak bile gücüm yok, gece arabada uyumak çok düşürdü beni. yarın “labor day” burada, işçilerinin emek bayramını, aileler ve arkadaşlar bir araya gelip barbekü yaparak kutluyorlar. bize de becca ile kyle gelecek tabiki ve ufaklıklar. tüm gün bahçede yiyip içip oynamayı planlıyoruz ama yarın mutlaka erkenden kalkıp ortalığı ufaktan da olsa bir toplamam gerek. özellikle emmet tüy değiştirme mevsiminde, her yerde tüyleri var. emmet’in tüylerinden de yastık doldurmaya karar verdim, birkaç yıl sonra çok sevdiğim bir yastığım daha olacak böylelikle.

okuyan herkese mutlu geceler,

çocuk kalpli.

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.