becca.

bugün becca’yı mutlu etmek için sabah ayinine gitmeye karar verdim. beni görünce çok mutlu da oldu ama yanlış bir şey yaptım, ona günaydın becca yerine, günaydın rebecca dedim. bilerek isteyerek böyle demedim ama sanırım içimdeki o ufacık kırgınlık bile dışa vurdu kendini. birine alıştırdığınız ismiyle değil, resmi bir şekilde seslenirseniz o insan kırılır. yüzündeki hayal kırıklığı benim için çok tanıdıktı. üzüldüğünü gözlerinde gördüm. dediğim gibi bilerek, isteyerek yapmadım ama haykırdı içimdekiler bu şekilde…

bu durumu farkedince, çıkışta bize gidelim mi çocuklar seni çok özledi diye selamladı beni. tamam dedim, ayin bitti, hemen kilisenin yanındaki evine gittik. ben de gerçekten çocukları çok özlemişim, özellikle lazarus’u.

bana kızgınsın değil mi, diye direk konuya girdi. hastaneye yatırdığın için değil, sanırım üzerimde otoriteni kullandığın için bir miktar da olsa üzgünüm dedim. otoritemi kullanmadım, bana olan sevgini sonuna kadar zorladım ve bunu iyiliğin için yaptım, bana kızacağını biliyordum, dedi.

tek bir şey bilmek istiyorum, pazartesi seninle hastaneye gelmeyi reddetseydim beni zorla oraya gönderir miydin, diye sordum.

evet, dedi.

hiç bakma öyle diye bir başladı… ne demek ben libya’ya gidiyorum, ben seni şikago’ya bile tek başına göndermezken sen libya’ya nasıl bilet aldın, üstelik seni 4 yıldır aramayan, sormayan, sürekli bloke eden biri için, nereye gittiğini bilmeden, neye gittiğini bilmeden, savaşın yaşandığı bir ülkeye, eşini, beni, sevdiklerini bırakarak diye sürdürdü.

annen ve kardeşin seni bana emanet etti, hadi diyelim başına bir şey gelmeden arkadaşına ulaştın ama seni bloke eden insan seni gördüğü gibi kovacaktı, orada epilepsi krizi geçirdiğinde seni kim kurtaracaktı? sağlıklı olsan bile , arkadaşın çağırsa bile, ben öyle bir ülkeye gitmene asla izin vermezdim ki, 1 yıldır iyileş diye gecemi gündüzüme kattım ve sen hayatını tek bir günde çöpe atacaktın, allah aşkına söyle bana bunu nasıl yapacaktın?

final.

tek bir şey sordum ve bir kamyon dolusu laf yedim. tek diyebildiğim onu seviyorum, oldu. delirdiğimi düşünüyorsun ama onu hissediyorum, dedim.

hissettiğin şey sensin, senin içindekiler, onu güzelleştiren de, iyi yapan da sensin, bu yüzden seni korumak zorundayım, kalan hayatında bana güvenmek zorundasın, aklını başına toplamak zorundasın, iyileşmek zorundasın, ben de seni seviyorum. eşin de seni seviyor, evine git ve bize, her ikimize de geri dön, çocuk kalpliler her zaman geriye dönerler demiştin, dön.

neyseki içindekileri haykırarak rahatladı. ben de unutmayayım söylediklerini diye buraya yazdım. bu gece uyumadan önce bana aldığı filmi bu sefer de onu düşünerek izlemeye karar verdim. filmden ona sahne bulmaya çalışacağım.

IMG_7582

ben de seni seviyorum becca, nolur kızma bana…

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.