weekend.

haftasonu için evimdeyim ama ayrılasım gelmedi odamı terkederken. tuhaf bir güven veriyor bana bu oda. çok tuhaf, kötü hissettirmesi gerek aslında ki ilk gün öyle de hissetmiştim ama şimdi farklı. beni seven insanlar koruma altına almışlar, bana kötü bir şey olmasına izin vermeyecekler, beni koruyorlar gibi bir duygu. sevildiğimi de hissettim. bu da başka bir tuhaf duydu. sizi sadece birkaç gündür tanıyan hemşirelerin gece odanıza girip tansiyonunuzu ve kan şekerini ölçmek için kullandıkları ses o kadar yumuşak ki, bir de kapa gözlerini her şey yolunda, uyanmana gerek yok sadece kontrol için burdayım dediklerinde verdikleri huzur o kadar anlatılmaz ki…

hemşirelerden biri dün gece elleri ile yüzümün çevresine dokundu, saçlarımı okşadı. normalde çok sinirlenmem gerek böyle bir şeye, ne kadar uykulu olursam olayım rahatsız olmam gerek. paniklemem gerek. ama olmadı böyle bir şey, tam tersi o anın tadını çıkardım…

anneme bunları söylediğimde biraz daha içi rahatladı, çünkü korkuyordu panik içinde birine vurmamdan ve hapise girmemden veya daha ağır bir yerde kilit altına alınmamdan. aklına filmlerde gördüğü şeyler geliyor hep. alakası yok kaldığım yerin ama koridorlarda telefon yasak olduğundan bir türlü gösteremedim kaldığım yeri. aslında tek kişilik odada kalıyorum ama annem kafasında kurdu sürekli. tabi benim geçmişimde yaşadıklarımın da bunda etkisi var…

üniversitedeyken yurtta bir kızla aynı odada kalıyordum, aslında hep tek kalırdım ama biraz geç kaydolduğum için o yıl, 2 kişilik odaya kaldım. kaldığım kız fena biri değildi aslında ama en yakın arkadaşı tam bir pislikti. hem anlamda. bir kere pisti, yıkanmıyordu ve sigara içip odama geliyordu ve ben geldiğimde onun kokusunu alıyordum. bir de ben yokken bilgisayarımı kullanıyordu, kaç kere uyarmama rağmen beni dinlemiyordu, tam belaydı ama ben her defasında iyi niyetimin sınırlarını zorlayıp ona tane tane anlatıyordum. birgün geldiğimde kalk lütfen bilgisayarımın başından dedim ama bıkmış sert bir tonla söyledim. kalkmadı. tekrar kalk dedim, sinirli bir şekilde kalktı ve kalkmazsam ne olur ne yaparsın diye dalga geçti benimle ve birinci alanıma girdi. çık bu odadan dedim ama o ellerini beni itmek üzere kaldırdığı an, ani bir refleks gösterdim o an panikle ve ona bir yumruk atıp, dudağını patlattım. ellerim küçük ama yıllarca masa tenisi oynadığım için ve atak oyuncusu olduğu için topa tüm gücümle vururmuşçasına vurdum ona. kız polise gitti ve hakkımda şikayette bulundu, ertesi gün ise bu şikayeti çekmek için tam olarak hatırlayamıyorum ama 800-1000 tl civarında bir para istedi.

ailem çok kızdı. aslında verirlerdi ama kızın bu tutumu karşısında sinir oldular. adalete güvendiler, bu kadar basit olmamalı bir şey dediler.

türkiye ve adalete güvenmek diyorum sadece…

paraya çevirmeli hapis cezası aldım, bir de hakimin hakaretlerine uğradım. oda arkadaşım da kız da yalan söyleyince mahkemede çıldırdım. hikaye ben odama gelmişim direk yumruk atmışıma evrilmişti, isyan edince hakim onlardan yana olup beni aşağıladı. bu ceza hayatın boyunca arkadan gelecek, her yerde sana engel olacak demişti…

buradan benzeri ceza alan gençlere sesleniyorum. hakimin hayal edemeyeceği türden bir hayatı yaşadım, kariyerim boyunca onun girmeyi hayal bile edemeyeceği yerlerde dolaştım hep, onun belki de sene de 1 kere çıktığı yurtdışı veya yurtiçi tatiline ben ayda ortalama 3-4 kere çıktım işim vasıtasıyla. onun bir ömür kazanamadığı parayı ben sadece 1-2 yılda kazandım. o, insanları mahkemesinde cezalandırıp kötü hissettirirken ben yıllarca insanlara yardım ettim, gençleri yıllarca programlara, projelere, eğitimlere yerleştirdim. kurduğum masa tenisi kompleksinde çocuklar yıllardır gülerek ve eğlenerek masa tenisi oynuyorlar ve ben sadece daha 35 yaşındayım.

ona hakkımı helal etmeyeceğim diyordum 22 yaşımda bu cezayı aldığımda, açıkcası şu an ahirette nereye gideceği s. bile değil…

aslında kıza ne olursa olsun yine de vurmazdım, bir insana vurmak beni asla tanımlamıyor ama biri o kadar yakınıma girdiğimde panikliyorum. üçüncü epilepsi krizimi yine kuaförde bir kadının saçımı uzun süre okşaması üzerine geçirdim. şu an bile kalbim düzensiz atmaya başladı hatırlayınca…

neyse eve geldim ama çok büyük bir moralle döneceğim pazartesi günü kaldığım yere. bu sabah beni almaya becca geldi. türkiye’ye geldi mi bilmiyorum ama avengers endgame filminin dvd’si çıkmış burada, almış getirmiş. bana gülerek verdiğinde, birden onu ne kadar çok sevdiğimi hatırladım.

sanırım biraz da olsa kızgındım ona. ama dediğim gibi onu ne kadar çok sevdiğimi hatırladım. bu yüzden lafını dinleyip josh’la maça gitmeyeceğim. zaten gidebilecek bir durumum da yok. eve gelmiş olsam da tüm haftasonum uyuyarak geçecek yine. hastanede kullandığım ilaçları elime verdiler. tabi sayılmış bir şekilde ve birkaç tane. librium ve haldol veriliyormuş shot bardaklarının içinde, pazartesiden itibaren kademeli olarak azaltacaklar ama şu an günde 3 kere alıyorum.

bugün ne olursa olsun becca’nın bana getirdiği filmi izleyeceğim ama önce biraz uyumam lazım. abartıyor muyum, yoksa marvel’in en sevdiğim karakteri kaptan amerika’nın bu filmde devleşmesi mi bilmiyorum ama bu filmi çok sevdim ben. 100 kere izlesem 100 kere daha izlemek isterim. filmde bulunan bir sürü mantık hatası var evet doğru ama ya kardeşim filmde dünyayı kurtaran elamanlardan biri konuşan bir rakun farkettiniz mi hiç?

hey allahım ya…

filmdeki favori sahnem kaptan amerika’nın geçmişe gidip ajan carter’ı görmesi kesinlikle. onu gördüğündeki duyguları o kadar iyi biliyorum ki. ben de arkadaşımı rüyamda geçmişe gittiğimde böyle gördüm, böyle hissettim.

akıl hastanesinde odama kilitlendiğimde kimse bana ulaşamıyor ama arkadaşım ulaşıyor. o hep benimle geliyor. nereye gidersem gideyim o hep benim yanımda. yine onu görmek için yatıyorum uykulara…

akıllanmam ben. daha çok kapatılırım hastanelere.

okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli.

2 Comments Add yours

  1. Kurtu4us says:

    umut verdi çocukkalpli su döktü içime hayata inancım arttı allah razı olsun seni yetiştirenlerden

    Like

    1. puercorde says:

      O satırları en çok senin için yazmıştım zaten, okumana sevindim.

      Sevgiler,
      Çocuk Kalpli.

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.