sheep.

yazmazsam ölürüm. ben çocukken annemlerden gizli gizli televizyon izlemeye çalışırdım. onlar izlerlerken, ben de, odamın kapısından gizlice onları takip ederdim. izlemem yasaktı ama umursamazdım. birgün “otelde yangın” adında bir film izledim. çok korktum. annemlere söyleyemedim o filmi izlediğimi. bir gökdelene sıkışmış insanlar yangından kurtulamayıp ölüyorlardı. o filmin etkisinden bir türlü kurtaramadım kendimi. eski evimiz 6 katlı bir binanın 4. katındaydı. her gece o filmdeki gibi yangın çıkacak sanırdım. geceleri uyuyamazdım korkumdan. 2-3 yıl korkumdan uyumamaya çalışarak uyudum hep.

pazartesi günü akıl hastanesinde kapım kilitlendiğinde benzer bir his yaşadım. yine o küçük halime dönmüştüm sanki, korkudan uyuyamayacak hale gelmiştim. artık bana ne olacağını bilemiyordum ve her şeyden korkuyordum. sanki herhangi biri beni 5 dakika sonra öldürecekmiş gibi savunmasızdım.

uyuşturulup tüm dünyayla bağlantımın koptuğu bir odaya kitlenmiştim. sanki benim canım yanmıyormuş, sanki ben başkalarının canını yakıyormuşum gibi cezalandırılmıştım. uykum vardı ama uyumaya korkuyordum.

o an anladım ki, ben kurtların arasına kuzu olarak gönderildim…

artık hiçbir şeyin önemi yok benim için.

bıktım.

gerçekten bıktım.

çocuk kalpli.