sanitarium.

35 yaşıma girdikten sonra, önce yazmayı yeniden öğrendim, sonra kreşe yazıldım. çocuk kalpliler için ikinci bahar dedikleri şey bu olmalı!

ilk psikiyatri hastanesi oturum günüm, beklendiği gibi olaylı geçti, pazartesi günü sakinleştirilsem de çarşamba’ya yetişmedi o sakinlik. valla dövüyordum en son çıkarken birini. ilginç bir yer akıl hastanesi, hiç hasta olmayan birini bile 1 saatte hasta edecek bir yapıya sahip, bir de bu yarı zamanlı ve otel görünümlü olanı.

saat 3.45’te çıkacağımı bildiğim için öğleden sonra komple dakikaları saydım. hatta bir ara içimden sayı saymaktan bıktım, bari anlatılanı dinleyeyim felan dedim, o kadar saydım düşünün yani. ama çıkışın 4.15 olduğunu öğrenince gözlerim karardı artık, ben çıkıp yakınlarıma haber vereyim beni beklemesinler diye telefonu alıp hem eşime hem becca’ya mesaj döşemeye başladım. arayamıyorum çünkü ararsam bağırıcam. gelin beni alın yoksa olay çıkarıcam yazdım ikisine de. ikisi de tüm gün benim mesajımı bekliyorlarmış zaten. saat 3 olunca ikisi de başaracak galiba diye birbirlerine mesaj atmışlar (ruh hastaları!) ama becca demiş benim içimde kötü bir his var, bence son anda yapacak bir şey.

öyle oldu tabi…

ikisi de yarım saat içinde geldiler, ben zaten içeri dönmemiştim telefonla konuşmaya çıktıktan sonra, hemşire ile bir an göz göze geldik, beni içeri götürmek istiyordu ama benim bakışlarım “sakın bana bulaşma” şeklindeydi. vazgeçti o da.

becca ile eşim geldi, doktorlarımdan birinin ofisine girdik hep beraber. ben söze girdim hemen, ben burada daha kötü olurum, üzgünüm eve gitmek istiyorum dedim. doktor da, hem eşinizle hem pastörünüzle konuşmuştuk zaten bu durumu, sizin durumunuzdaki biri için tüm aktivitelerinizde ilaç yardımı olması gerektiğini biliyorduk, bir şansımızı deneyelim dedik. ilk tedavi gününüzü boşa harcadık, özür dileriz…

ilk gün? lan ben pazartesiden beri burdayım. bir de ilk günüm, üçüncü günüm de değil!

onlar sayılmıyor.

ne demek ulan onlar sayılmıyor?? ne demek sayılmıyor???

eşim kaçtı korkudan, biliyor öldüreceğimi, sesini çıkarmıyor ama becca öyle değil tabi. ilaç verecekler işte, zaten kriz geçirdiğinde de onlardan alıyorsun, böylelikle her türlü yardımı alacaksın, buradan harika bir sonuç alacağız, kal işte burada sık biraz dişini, diye ikna ediyor beni.

boşu boşuna 3 gün kaybetmiş oldum. ona yanıyorum.

ama ancak sakinleştirici ile katlanabilirim o doğru. bugün kadının birine hayali bir yumruk attım içimden. sürekli bana oraya otur, buradan kalk, kalemi bana getir diye emir cümleleri kuruyordu ve birinci alanımda dolaşıyordu. bir yerden sonra sinirlerimi bozmaya başladı artık. hastaneden en son çıkarken benim grubumu değiştirin ben bu kadını görmek istemiyorum diye haykırdım.

insanlar 1 hafta kaldıktan sonra 1 hafta daha kalıyorlarmış!!! ya var ya, benim adım sahtekar ama benim böyle organize işlerim yok! herkes ayakta götürüyor resmen beni. bu 1 hafta kaldıktan sonra 1 hafta daha kalan insanlar, ilaç yardımı ile kalıyorlar ancak. öyle babam da kalır zaten. hatta 2 hafta sonra 3. haftayı da isterler. adamlar telefon molalarını bile uyumak için kullanıyorlarmış. yakınlarını, sevdiklerini bile unutmuşlar. benim sıkıntım var bu maddelere, dosyamda görmüşsünüzdür dedim, ne yaptığımızı biliyoruz biz, azaltarak bıraktıracağız merak etmeyin dediler.

yani yarın işte şimdi yine yeniden!!

doktor baya bir açıklama yaptı hepimize, devlete sorumlu oldukları yasaları anlattı, bu kilit sisteminden biz de hoşnut değiliz ama kurallar böyle diye baya bir konuştu. yani insan ister istemez kendini çok kötü hissediyor, özgürlüğünüz sizin elinizde değil oraya girdikten sonra. onlar otur diyor, oturuyorsunuz, kalk diyor kalkıyorsunuz. aslında filmde gördüğünüz akıl hastaneleri gibi, bugün diyordum bir ufak shot bardağında ilaç gelmiyor diye, yarından itibaren o da gelecek.

ama birkaç iyi insanla da tanıştım, onları çok etkiledi hikayem. özellikle benim yaşıtım bir kız vardı, gözleri doldu ben anlatırken. hatta onun tepkisi beni de duygusallaştırdı.

yüksek işlevli otistik bir çocuk olduğumu söyledikten sonra lafa şöyle girmiştim “herkes aşık olmaya başlayınca ben de aşık olmaya karar verdim ama başaramadım, olmadı” 

kız başladı ağlamaya…

e ama?

yani böyle bir ortam. iyi olsanız bile 1 saat içinde hasta olursunuz. kıza dedim ki, ben daha hiçbir şey anlatmadım, sen kaç kurtar kendini benden, bende daha neler var, git başka oturuma katıl…

ya offfff!!!

bu duruma gerçekten inanamıyorum,

inanamıyorum. inanamıyorum. inanamıyorum. ama yapacak başka bir şey yok, bunu da denemek zorundayım. 1 yıldır denediğimiz yöntemlerle olmuyordu.

ama gene de zor.

çok zor hem de!! insan bir kafese girene kadar özgür olduğunun farkına varamıyormuş, ben birkaç gündür bunu anladım.

okuyan herkese mutlu geceler,

çocuk kalpli.

14 Comments Add yours

  1. Elinize sağlık 🦋

    Like

    1. puercorde says:

      Çok teşekkür ederim.

      Liked by 1 person

  2. Öykü T. says:

    Akıl hastaneleri, sorunları çözmez derler, sorunları nasıl çözeceğini öğretir. Çocuk Kalpli biri için zor olsa da, ben uyum sağlayacağını düşünüyorum. Hem keşke Türkiye’de de olsa öyle yerler, kanımca güzel kaldığın yer, akşamları da yatmak için evine geliyorsan daha ne olsun? Parantez içinde tek iç gıcıklıyıcı yani, sorun yaşadığın ilaçlar. Sorun yaşadığın ilaçları da tek başına vermezler, mümkün başka ilaçlarla verirler seni o ilaçlara yeniden bağımlı yapmamak için. Negatif düşünme. Sadece uyuşursun ama çok uzun zamandır uyuşmaya ihtiyacın yok muydu? Çok ağır şeyler yaşamıyor muydun? Ben burada üzülüyordum seni hiç tanımadan.

    Ve unutma…Sen orada bunları yaşarken, dünya dönmeye devam ediyor, arkadaşın hayatına devam ediyor, belki şu an gülüyor, belki şu an sevdiği insanlarla mesajlaşıyor, belki sen bir yere kilitliyken o seyahat ediyor.

    Yazık etme kendine…Senin gibi insanlar çok yaşamıyorlar böyle ince düşünmelerinden dolayı. Tekrarlıyorum, uzaklarda aradığın şeyler gerçeğinde yanında.

    Like

    1. puercorde says:

      Merhaba,

      İlaç durumu iyi oldu, hem ben daha rahatım bugün hem de annem olaya el koydu, haftaya buradan çıkmamı, çıkar çıkmaz da ilk uçakla Türkiye’ye gelmemi istiyor bir süreliğine. Ben de günleri sayıyordum gitmek için, iyi oldu.

      Buzdağının görünen kısmı arkadaşım, o buzdağının altında “Ya ben neden bu hayattayım, buraya neden geldim” noktası var, hasta eden o.

      Unutacağımı bilsem, şu an vazgeçerim. Ama ona olan sevgim neler gördü geçirdi, artık denemeyeceğim bile.

      Ama lütfen kötü şeyler yazmayın, zaten kötüyüm, hepten kötü oluyorum. Sadece arkadaşımın değil hiçbir insanın kötülüğünü istemem, ben kötüyüm herkes kötü olsun gibi bir düşünce benimle örtüşmüyor.

      Gene de zaman ayırıp yazılarımı okuduğunuz için ve yorumladığınız için çok teşekkür ederim.

      Sevgilerle,

      Çocuk Kalpli.

      Like

  3. Öykü T. says:

    Çok özür dilerim, sanırım yanlış anlaşıldım… Evinize gitmenize çok sevindim, iyi olmanız için dua edeceğim…

    Like

  4. Dora says:

    Yatıştırmak için ne verdiler acaba Çocuk Kalpli? Şu yazıdan 2 gün sonra kilitlendiğin yere aşık etmişler seni.

    Like

    1. puercorde says:

      Sevgili Dora,

      İlk gün çok farklıydı benim için, çünkü kandırılarak getirilmiştim. Becca, (Beni ayakta götüren arkadaşım) uyuşturulup bir odaya kilitleneceğimi söylememişti. Sadece ilaç veriyorlar ama eve geliyorsun demişti. Birden kendimi bir odada sakinleştirilmiş ve kilitlenmiş bir şekilde bulunca, kalbim kırıldı. İlk gece çok zor, bununla ilk yüzleştiğin an çok zor, benim gibi biri için ise dünyanın sonu gibiydi…

      Pazartesi kalçadan iğne olarak, kaldığım odaya kapatılmıştım, ne verildi bilmiyorum. Salı’yı zaten hiç hatırlamıyorum, Çarşamba ayıldım ama ayıldığımda bana verdikleri sakinlik geçmişti, bu yazıyı o gün yazdım. Sonra anladılar ki öyle 1 günlük sakinleştirici ile olacak iş değil, beni orada tutabilmek için her gün sakinleştirmeleri gerek, hatta günde 3 kere. Öyle de yapıyorlar şu an. Librium ve Haldol veriyorlar. Kafam pırıl pırıl ama bomboş. Buna ihtiyacım vardı, çünkü bloğumdan da okuduğun gibi çok zor ve birbirinden alakasız bir çok duyguyu çok şiddetli yaşadığım bir yaz geçirdim. Özellikle arkadaşımın hayatı için endişelendiğim anlar benim için çok büyük bir travmaydı. Düşünsene Libya’da arkadaşının içinde olabileceği bir araç bombalanıyor ve senin ondan tek haber alabildiğin kişi İtalya’daki bir papaz. Sadece bu olay değil, 2 ay bir kartı yazmak için çalışmışsın devamında bloke edilmişsin, Libya’ya canına can katmaya gitmeye kalkmışsın devamında bloke edilmişsin ve epilepsi krizi geçirmişsin, tüm bunlara aldırmayıp hayatı için tekrar endişelenmişsin ve yine bloke edilmişsin. Bunlar çok ciddi hayal kırıklıkları. Herkes için hayal kırıklığı, benim içinse dünyanın sonu gibiydi…

      Yani zaman kazanıyor diyorsun ama bana arkadaşım, gururundan ve kininden burnunun ucunu bile göremiyor, göremeyecek gibi geliyor. Arkadaşım beni değil, günahlarını seviyor. Tepkisi bu, kabul ettim artık.

      Yine de aştım, sevgim ağır bastı, sorun etmiyorum şu an yukarıda yazdıklarımı, arkadaşımın hayatta olmasına şükrediyorum ama bu da alakasız, bambaşka, yukarıdakilerden çok daha yoğun bir duygu, herkesin hissedemeyeceği türden…

      Tüm bunların ötesinde bir de garip bir hayatın sahibisin, zaten kaldıramıyorsun, dayanamıyorsun bir şeylere, temeldeki sıkıntı bu aslında, bir de üzerine bunlar eklenince sonum akıl hastanesi oldu artık.

      Evet yatıştırıldım ama sadece ilaç verildiği için değil. İlk defa insan taklidi yapmadan, tanımadığım insanlar tarafından küçük bir çocuk gibi, ilgi görerek sevildiğim için. Sanırım şu an ilaç vermeseler de beni yine de oraya kilitleyebilirler. Güvende hissettim. Biliyorum kulağa çılgınca geliyor ama iyi hissettirdi bir yere kapatılmak. Şu an çıkmak istemiyorum. Hayattan ve hayatın bana getireceklerinden çok korkuyorum artık. Yanında huzurla uyuduğum, beni sevdiğini bildiğim, ben iyiysem benden bin kat iyi olduğunu düşündüğüm insan bile beni annesini öldürmüşüm gibi cezalandırdı. Ben bana uzatılan hiçbir eli çevirmedim, kim ne yaptıysa affettim ama kendim kafam bir milyonken bir hata yaptım diye nerdeyse hayatımı kaybedeceğim. Bıktım artık. Keşke hep burada kalacak imkanım olsa. Sevdiklerim beni arada görmeye gelse. Rahatım ben burada, iyiyim ben. Arkadaşımla öteki alemde devam edeceğim, geceleri o diye uyuyacağım, yine en sevdiğim o olacak ama ben de gerçek hayatta yokum artık, ne kadar istemiyorsa o kadar bulamayacak beni. O da rahat etsin madem, istediği buysa, istediği kadar rahat etsin. Yeter artık.

      Her şey başına gelene kadar kocaman, başına geldiğinde diyorsun aslında öyle değilmiş. Bir insanın yardıma ihtiyacı varsa, kimsenin yorumlarına aldırmadan yardım almalı. Sorunlarını, başkalarının sorunları haline getirmemeli. Buna hakkı yok kimsenin. Burada, yarı zamanlı akıl hastanesinde geçirdiğim zaman, hayatıma, hayata bakış açıma çok yardımcı olacak. Yıllarca ilaçların yapamadığını 1 haftalık süreç yaptı sanki. Tabi hep beraber göreceğiz aslı var mı bu söylediklerimin.

      PS: Sözlerini dinleyince, gönderdiğin şarkının arkadaşımdan bana değil, benden arkadaşıma gittiğini farkettim.

      “Ne söylesem boş beni göremezsin
      İçinde bir ses ama seçemezsin
      Hani özlersin geri dönemezsin
      Of of ki ne of.”

      Bıktırdı sonunda…

      (Sabah sabah ne yazdım ama, mailleşelim bence bana mail at, hayatıma olan yorumlarını çok sevdim, hep konuşmak isterim seninle, videolarını da çok seviyorum zaten. Çok komik birisin. Astral Seyahat videonu 30 kere izlemişimdir. Mailim puercorde13@gmail.com Mailini bekliyorum)

      Sevgiler,
      Çocuk Kalpli

      Liked by 1 person

      1. Dora says:

        Bomba emaillerimle spam kutundayım bundan sonra, sıkı dur, yoldayım geliyorum!

        Liked by 1 person

  5. “herkes aşık olmaya başlayınca ben de aşık olmaya karar verdim ama başaramadım, olmadı”

    bu insan olanı çok kıran bir cümle. otizm daha içten anlatılabilir mi sizce? otistik çocukların (çocukların diyorum çünkü büyüyemediğinizi anlamış bulunmaktayım bloğunuz aracılığıyla, bloğunuzu yorulmadan sayfa sayfa çevirerek okudum) tüm hayatları boyunca taklit yapmaları bu işin en yürek yakıcı yeri değil midir?

    girmeyin bir daha kafeslere. sizi üzenler girsin. anlamayanlar girsin. üzülmeyi bırakın, düşünmeyi bırakın, böylelikle bir yerlere kapatılmaz, orada isyan etmezsiniz. pırıl pırıl bir dünyanız var, ben imrenerek okudum, böyle bir hayatı yaşayacağımı bilsem, sizin gibi biri olacağımı bilsem, bir tercihim olsa, sizin gibi çocuk olmayı seçerdim ben. bu dünyada o kadar az güzel şey kaldı ki, ricam o ki, kendinize bizim için iyi bakın.

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Bu içten yorumunuz için çok teşekkür ederim öncelikle. Güne böyle bir yorumla başlamak çok iyi oldu. Çok teşekkürler, gerçekten.

      Zaman zaman yorsa da aslında çok iyi taklit yapıyorum, ikili ilişkiler dışında çok başarılı olduğumu da düşünüyorum. Ama bazı şeyler yürümüyor ne yazık ki. En çok da en istediğiniz alan yürümüyor. Böyle kanatları kırık bir kuş gibisiniz, diğer kuşlar havada uçarken beni de aranıza alın diye yalvarıyorsunuz sürekli. Başka kuşların umrunda değilsiniz tabi hepsi birbiri ile eşleşmiş, tek dünyaları kanatları olan kuşlar, onlarla beraber uçuyorlar. Kimse kanatsız bir kuşla ilgilenmiyor. Eğer ilgilenen varsa da henüz kanatsız olduğunuzu farketmemiş oluyor. Farkedince o da kaçıyor.

      Olduğum şeyden mutluyum ama bazen başka biri olmayı da isteyebiliyorum, keşke ben de başkaları gibi olsaydım diye düşünüyorum. Ama bunu düşündüğüm günler yılda birkaç gün.

      Mutluyum ben. İyi böyle. Hastaneye götürüldüğümde gerçekten yardıma ihtiyacım vardı. Sorunlarımla başa çıkamıyordum, geçici olarak sakinleştirilip ilk olumsuz şeyde tekrar dağıtıyordum, böyle sonsuz bir döngü içine girmiş gibiydim. Yardım alabildiğim için mutluyum. Sadece ilk gün zordu, onun dışında beni çok mutlu etti orası. İlk gün kötü hissediyorsunuz istemeden de olsa. Uyuşturulup bir odaya kitlenmek ne olursa olsun, kalp kıran bir şey. Ama dediğim gibi çok sevdim ben sonra orayı. Orada hiç taklit yapmak zorunda kalmadığımdan sanırım. Güzel günler geçirdim ve çıktığımdan beri de çok daha sakinim. Bir de güzel şeyler oluyor hayatımda. Başına bir şey gelmesinden endişelendiğim, bloğumun kahramanı olan kişi, güvenli bir ülkeye gitti. Onun iyi ve güvende olması, iyileşme sürecime büyük katkı sağlayacak.

      İyi olacağım,
      Sevgiler! Çok sevgiler hem de!
      Çocuk Kalpli.

      Like

      1. evet okudum kahramanınızı. ne şanslı biriymiş. bu bloğu keşke ulaştırsanız ona. deli olması gerekirdi ona olan bu pırıl pırıl sevginizi reddetmesi için. bel ki kanatsız halinizi en çok o severdi. konuşun, anlatın.

        Liked by 1 person

      2. puercorde says:

        Defalarca denedim. Olmadı. Başaramadım. Yıldırdı beni artık. Sonsuza kadar tek bir kelime daha yazmayı düşünmüyorum. Benim tek dünyam o ama onun tek dünyası ben değilim. Böyle demişti bana. Onun çevresi benim gibi bir çok insan dolu. Herkes seviyor onu. İyi biri. Hatta benden bile iyi, dünyası çok daha güzel. Olmayınca olmuyor sanırım. Sorun değil artık, gerçekten. Tek istediğim bir yerlerde iyi ve mutlu olması.

        Çocuk Kalpli.

        Like

  6. senin gibisi yoktur hayatında güzelim. haksızlık etme böyle kendine. iyileşince, iyi olunca tekrar dene. madem senin kadar güzel, iki güzel insan bir araya gelmenin bir yolunu bulmalı. dikkat et kendine, iyi olmaya söz verdin, iyi ol.

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Kulağa çılgınca gelebilir ama aslında hep bir aradayız. Nereye gidersem gideyim içimde kalbi benimle geliyormuş gibi bir his var, ben de zaten nereye gidersem gideyim onunla gidiyorum. Aklıma gelmediği gün yok.

      Ama yoruldum ben, tek adım atacak halim kalmadı. Yıldım gerçekten, yıldırdı beni. Gene de teşekkür ederim bloğumu okuduğunuz, beni anladığınız için.

      İyi olacağım, söz veriyorum.

      Like

Leave a Reply to Öykü T. Cancel reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.