beautiful dreamer.

IMG_7359 2

uyuyarak gittiğim buffalo’dan uyuyarak döndüm. döner dönmez de annemin yeni pikesini sermek için daha güzel bir gün olamaz diye düşündüm. birazdan altına girip huzurla yatacağım.

dün yazdığım gibi olabileceğim en iyi ellerdeydim. aslında yaşıtız ama benimle bir anne edasıyla, yatağımın yanına oturup saatlerce konuştu becca. saatlerce dinledi beni, arkadaşımı, hikayemizi…

bana, dünyanın sadece benim için yerinde saydığını, çevremdeki insanların değişen zamana ayak uydurabildiğini anlattı. arkadaşının gerçekleri değişmiş olmalı, seni sevdiğini unutmuş olmalı, hem ona da hak ver, belkide 1 hafta önce bombalanan araçta arkadaşları öldü, bu gerçekler içinde seni düşünemez, hatırlayamaz, seninle uğraşmak istemiyordur, derdi başından aşkındır, bloke ederek ölmeni istememiştir ama konuşmak da istememiştir, dedi.

beni unuttuğunu düşünmüyorum, arkadaşımın kalbini hissediyorum o yüzden gidecektim libya’ya ben dediğimde ise,

peki ya hissedemediğin kalpler? şu an bir kaç adım ötendeki mesela? onlar için de bir planın var mı? illa savaşa mı gitmeleri gerek onları düşünmen için? 

diyerek oturttu beni kalktığım yere. yani kaç yıllık alıcıyım, böyle ayar görmedim, diyebilirim.

becca ile ilk tanıştığımızda onun lini liderim mi, arkadaşım mı olduğu konusunda bir karar veremiyordum ama son zamanlarda, sürekli ben uyurken yatağımın yanında oturup beni teselli etmeye başladığından beri onu anne yarısı gibi görmeye başlamıştım. 35 yaşında bir kadın, 37 yaşındaki bir kadını annesi gibi görüyor. hala aranızda çocuk olmadığıma inanan var mı?  ve o da biliyor öyle olduğunu, buna rağmen devam ediyor…

şanslı biriyim ben.

tüm olanları dinledikten sonra bunları keşke daha önce anlatsaydın, dedi. ben de pasaportumu alırdın elimden dedim. o da iyi fikir, yarın kiliseye sabah ayinine gelirken yanında getir, dedi.

aptal ben.

ruhani boyuta da kızmadı, inanmadığını da söylemedi. hatta sanki bu işlere yıllarını vermişçesine “orada günahsız ve temiziz, bu dünyada ise düşündüğümüz kadar günahsız ve temiz değiliz” diye bitirdi.

yine kötü bir haftasonu geçirdim ama hala diyorum geçen haftaki daha kötüydü, ya bombalanan araçta o olsaydı ve ölseydi. gene de canım çok yandı. bundan sonra ne olursa olsun gerçek hayatta bir kere daha karşısına çıkmayacağım. eğer içimden gelirse 3.05 mesajlarını tekrar yazarım şu an gelir mi bilmiyorum, dediğim gibi canım çok yandı.

bu sefer emanuel için de kırıldım sanırım. o benden daha çok inanmıştı arkadaşıma. bu olayı ona asla söylemeyeceğim, zaten söylesem kötü durumlarda bir daha arkadaşımdan haber alamam, söyleme gibi bir şansım da yok.

ama çok kırıldım. hatta paramparça oldum. yine de yarın yeni birgün.

her şeyi unutup yeniden başlayacağım.

okuyan herkese mutlu geceler,

çocuk kalpli.

2 Comments Add yours

  1. Öykü T. says:

    Biz Türkler Becca’nın bu cevabına ‘kalktığın yere oturmak olarak’ değil ‘saksıya fesleğen gibi oturtmak’ diyoruz. Yazılarını 2 aydır takip ediyorum Çocuk Kalpli, açıkçası tırnak içinde arkadaşından? çok, Becca’nın bu olanları ne zaman öğreneceğini ve nasıl bir tavır koyacağını merak ediyordum. Sürekli senin için, iyiliğin için uğraşıyordu, arkadaşın sana kötü davranırken o hep yanındaydı. Bence sadece bir kilise lideri olarak değil, arkadaşı olarak da seni seviyor. Anne gibi hissetmenin nedeni kilisedeki rolünden dolayı olmalı. Sonuçta eğer erkek olsalar “Father” diye isim alıyorlar din mensupları, kadın olunca da “Mother” oluyorlar belki?

    Arkadaşı olarak seviyor çünkü bu cümle:

    peki ya hissedemediğin kalpler? şu an bir kaç adım ötendeki mesela? onlar için de bir planın var mı? illa savaşa mı gitmeleri gerek onları düşünmen için?

    Bu bir isyan, sevgisinin karşılığını alamayan bir insanın isyanı. Bir annenin değil, bir arkadaşın isyanı.

    Aradığın sevgi aslında yanında. Gör isterim.

    Öykü.

    Like

    1. puercorde says:

      Merhaba Öykü,

      Birbirinden farklı 2 insanı birbiri ile karşılaştırmak her ikisine de hakaret olur. Becca o yukarı yazdığın sözden önce Libya’ya bilet aldığımı ve Amerika’dan kaçacağımı duymuştu. Bahane olarak da kalp diyince çıldırdı artık. Bak kalbin demek ki her şeyini doğru görmüyora getirdi.

      Whatever.
      Sevgilerle,
      Çocuk Kalpli.

      Like

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.