çocuk kalpli gelin.

geceme beyaz gürültünün eşlik etmesi ile tekrar nitelikli bir uykudan uyanıyorum bu sabah. dün gece uyurken akıllı saatimi koluma takmıştım ölçebilmek için. 1 dakika bile uyanmamışım ve hayatımın en derin uykularından birine dalmışım. yaklaşık 10 saat boyunca üzerime su dökseler beni uyandıramazlarmış.

IMG_7266

tabi bu kadar uzun olmasında havanın kapalı olmasının da etkisi var, yoksa sabah 5’te ya da en geç 6’da kalkıyorum ben. bu sabah kalkamadım karanlık olunca. yarın kalkmam lazım, becca’ya söz verdim onunla yolculuk yapmak için. trenimiz 6’da kalkıyor, benim 5’te uyanmam ve tren yolculuğunda uyuklamamam lazım, yoksa döver beni. en sevmediği halim, beni uykuda görmek.

eşim dün geceki beyaz gürültü şovunu kaydetmiş yine. şu an onu dinliyorum. çok seviyoruz ikimizde bu gök gürültülü yağmurları. ruhumuz iyileşiyor onları dinlerken. dün oturup bir karar verdik. türkiye’ye onsuz gitmek istediğimi söyledim, zaten saçmaydı onunla gitmek. şikago’ya nasıl olsa o bırakacak ve istanbul’a indiğimde de annemler alacak. bana bir şey olacak bir durum yok. o da arkadaşları ile kanada’ya gidip kamp yapmaya gitmek istiyormuş, ikimiz için de iyi oldu. aynı evde yaşayan insanların bazen böyle 2-3 hafta birbirinden uzak kalmaları lazım.

hem çocuk kalpliler, her zaman sevdiklerine geri dönerler zaten…

çok heyecanlıyım. evimle ilgili her şeyi çok özledim. özellikle annem büyük bir heyecan ile bekliyor beni. tabi son 2 haftayı ona anlatmadık, kardeşim ve eşim, sürekli yalanlar söylediler anneme.

evimden amerika’ya getirmek istediğim şeyler var aslında. meleklerimi ve oyuncaklarımı taşımak istiyorum ama annem alma onları, onlar senin bu evdeki ruhun, ben mutlu oluyorum onları gördüğümde diyor. yine kuşum battal bey, anneme ben yokken hayat veriyor.

bu battal bey ve meleklerim:

lR3Yv7haRtGwm6QGHgYQIw_thumb_114a

(battal beyin yanındaki bitanem hanımı daha çok severdim ama öldü ne yazık ki)

bu da oyuncaklarım:

T2G9I8RZRyebYtKpxcgf3g_thumb_1169

aslında çok daha fazlalar, her zaman daha fazla olurlar çünkü sürekli oyuncak alırım. ama bunlar en sevdiklerimdir, ölünce mezarıma benimle birlikte gömülmesini istediğim, her birine dokunduğumda farklı duygular hissettiğim hazinelerimdir. bu sandığın içindeki tüm oyuncaklar bana hayatımdaki özel insanlar tarafından alınmıştır.

aslında bana herkes tarafından sürekli olarak oyuncak alınır. ben de kendime hiç bir neden yokken, sürekli oyuncak alırım zaten. senede bu sandığın en az 3 katı kadar oyuncağım olur. ama ben bu oyuncakları okuldaki kreşlere ve kimsesiz çocuklara bağışlarım. bazen hiçbir neden yokken bir çocuğa da verebilirim. bazen bu çocuklarla çok komik diyaloglarım olur.

karşı kapı komşumuzun göktuğ çok tatlı bir oğlu var. hasta olduğum yaz her gün bizim eve gelir benimle playstation oynar, çikolatalarımı yer, oyuncaklarımdan birini eline alır  ve evine götürürdü. sonra annesi oyuncağı bana geri getirirdi ama göktuğ yine de her geldiğinde aynı şeyi yapardı. tüm arabalarımı ona vermek zorunda kaldım böylelikle. annesinin bu konuda sert kuralları olmasına karşılık, arabalarım göktuğ’nun oldu.

göktuğ 5 yaşındaydı onunla oynadığım o yaz. aslında düşünüyorum da o yazı ne kadar hüzün dolu hatırlasam da göktuğ bana teselli olan şeylerden biriymiş. tabi ben de ona teselli olmuştum. annesi yeni bebeğe hamile olduğundan morali çok bozuktu. lakin ben o sırada göktuğ’nun bana aşık olabileceğini hiç tahmin etmezdim…

göktuğ her sabah uyandığında çikolata yemek için bizim eve gelirdi. ama bir sabah geldiğinde hiç beklemediği bir şey oldu. beni gelinlikle, eşimi de damatlıkla gördü. başladı ağlamaya. ilk anlayamadık ne olduğunu, normalde ben kucağıma alır sarılırdım ama o gün üzerimde gelinlik olduğu için kucaklayamadım göktuğ’u. düğünüme gittim ama evden çıkarken aklımda kaldı gözyaşları.

sonra ailesi ile birlikte düğün salonuna geldiler. aklım onda kaldığı için onca misafirin arasında yanına gidip onunla konuşmayı denedim. hala suratı asıktı. ne oldu göktuğ sana diye sorduğumda:

“BEN BÜYÜYÜNCE SENİNLE EVLENECEKTİM!”

diye bağırdı. güldüm tabi ama sonra teselli ettim onu. tamam ben şimdi başkası ile evleneyim, sen büyünce onu terkeder seninle evlenirim oldu mu dedim. kabul etti. o kabul edince ben de eşimle evlendim hahaha.

ah göktuğ, birgün kocaman bir adam olduğunda, benden çok daha güzel bir kadınla evleneceksin. ona deli gibi aşık olacaksın, ondan çocukların olacak. lakin sen çocuğunu kucağına aldığında bile ben oyuncaklarımla oynayacağım.

bunu sana asla söyleyemeyeceğim ama aslında düğünümde 5 yaşında olan sen değildin, bendim.

ben hep 5 yaşında kalacağım…

resimdeki gelin göktuğ’nun aşkı.

21768728_10210647509528859_3112271283688469937_o

okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.