emanuel.

tüm kaslarımı kas gevşetici ile açmayı başarsam da beynimin çevresindeki acıyı bir türlü durduramıyorum. özellikle sağ, sol şakaklarım ve ensem çok acıyor. güneş gözlüğü olmadan ışığa da bakamıyorum, sanki hayatım boyunca hiç ışık görmemiş gibi korkuyorum güneş ışığından…

bu sabah emanuel ile konuşurken buluyorum kendimi, bir şekilde onun sözünü dinlemediğimi itiraf etmem gerek, ayrıca uhrevi bir insanın da bu olayı yorumlamasına ihtiyacım var. arkadaşıma libya’ya gideceğimi yazdığımı ve onun da beni bloke ettiğini, bu durumu beklediğim halde yıkıldığımı söyledim. bana karşı kırıcı olmasın, kızmasın diye, epilepsi nöbeti geçirdiğimi ve 6 gündür yattığımı da yazdım.

bazı kelimeleri annem gibi büyük harfler yazarak göndermiş. bilenler bilir, bu sosyal medya dilinde bağırmak demektir. sana bensiz adım atma demiştim, üstüne basa basa söylemiş, uzun cümleler ile anlatmıştım, tek planımızı mahvettin, bloke etti çünkü libya’da değildi, ona gerçekten ulaşmıştım, hem libya’daki hem tunus’daki çalışma yerini öğrenmiştim ama öğrendiğim kişiler, sorduğum zaman bu ülkelerde olmadığını söylediler, muhtemelen bir yerlerde tatildeydi, başka bir ülkedeydi, düşündüğünün aksine, geleceğine inandı ve korktu, elimizde tek planı batırdın tebrik ederim, ne güzel sıkıştıracaktık, iki adresini de biliyordum, adresler üzerinden korkutacaktık, sen ne uslanmaz ne laf dinlemez insansın, hadi beni eski sevgilin olarak sallamadın, makamımın da bir hatrı yok? allah belanı versin vs…

dedim bitti mi? (hahaha)

hayal kuruyorsun, inanmadı belki de mesajı okumadı bile dedim. sen mesajı okunmayacak biri değilsin, okuduğuna yüzde yüz eminim, sen bunun dışında ortak arkadaşınıza bir şey mi söyledin, ona bu haber başka biri tarafından ulaştı mı diye sordu. ortak arkadaşımız yok da ben bu olaydan 3-4 gün önce yazdım yine bir yer bombalanınca, zaten o mesajı okumadığı için yola düşmeye karar verdim, o mesajı bloke etmeyince, dedim herhalde sıkıntıda, ikinci mesajı atıp yola çıktım ama sonra ona bloke gelince kendimi kaybettim, dedim. uçak biletimi almıştım, çantamı da hazırlamıştım, öl geber dercesine bloke edince, dünyamın yıkıldığını söyledim.

ilk mesajını bloke etmedi ama ikincisini 3-4 gün sonra etti öyle mi, diye sordu. dedim, evet.

(sessizlik)

emmet var ya, kuş. mavi olan, hani mavi küçük oğlunuz, sende o kuş kadar beyin yok, çıldırıcam burada, açık açık başına bir şey geleceğinden korkmuş işte. kalbini kırarak durdurmaktan başka çaresi kalmamış, diye azarladı beni.

ama ama…

mesajda başka neler yazdın geleceğinden başka dedi. dedim korkuyorum söylemeye, sabahtan beri azarlıyorsun beni diye konuşmayı bitirmek istedim. kafam karmakarışık olmuştu bir de o mesajı tekrar okumaya korkuyordum.

okuttu ama buna kızmadı. mesaj olmuş, tamam budur böyle bırak artık dedi. akışına bırak, özgür bırak, çağırırsa gidersin, çağırmazsa üstelemezsin ama çağırırsa bir yere gidecek halin olması lazım, ilk önce kendini iyileştir, az önce söylediklerimi düşünemeyecek kadar yıpranmış beynin, biraz kendine zaman ayır, kendini iyi et artık, libya ile ilgilenmeyi bırak, bundan sonrasını ben hallederim, ara ara nasıl olduğunu sordurur öğrenirim, diye bitirdi.

içimdeki iyi his geç de olsa çıktı sanırım. sanırım yazıyorum çünkü artık hiçbir şeye inanamıyor, emin olamıyorum.

dediği gibi olabilir mi? hayalini bile kuramıyorum, nasıl mümkün olur bilmiyorum.

okuyan herkese mutlu geceler,

çocuk kalpli.