214th day of the year.

“daha iyi oldu, en azından bugün ağlamıyor”

eşimin biri ile konuşmasına uyanıyorum ama gücüm yok ikinci kez yediğim iğneden dolayı, tekrar uykuya dönüyorum. konuştuğu kişi ya kardeşim ya becca zaten. umarım becca’dır diye dua ediyorum çünkü kardeşime anlatamam bu olanları.

vermont’ta, insansız, yemyeşil bir gölün kıyısında, babasının babasından kalmış eski yazlık bir evi var eşimin. içine girdiğinizde kendinizi 1900’lı yılların başında gibi hissediyorsunuz. bir iki gün içinde önce şikago’ya, oradan da göl evimize gidip uzaklaşmak istiyoruz. gece gündüz video oyunu oynamak için gidiyoruz. güneş batarken uzun yürüyüşler yapmak için. yağmurun sesinde uzun uykulara dalmak için.

olur mu bilmiyorum ama ben de çocuk kitaplarımı yazmaya ve seslendirmeye ilk vermont’ta başlamak istiyorum. madem yaratıcılığımın sınırları yok bunu bari kitap yazarak kullanayım da çocuklar yazdıklarımı okuyup mutlu olsun.

yarın sabah gidip yeni bir pijama alacağım. bir de yeni bir oyuncak. noel’e de az kaldı zaten. 5 ay felan var.

ne yapayım, beni mutlu edecek başka bir şeyim daha yok ki…

okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli.