how does a moment last forever.

kendime verdiğim sözü tutup uzun olmasa da yürüyüş yaptım. hem açılmam hem de yüzümü biraz renklendirmem gerekiyordu annemle konuşmak için. anneme söylemedik durumumu tabi. daha bir gün önce eeg sonucumun iyi çıktığını öğrendiğinde havalara uçmuştu. sevincini yarıda bırakamazdım. gidip kızardım güneşin altında, solgun yüzümü saklamak için. annem neden güneş kremi sürmedin diye azarladı bu sefer de beni. lamictal’in derimi hassaslaştırdığını ve cildimi güneşten korumam gerektiğini duymuştu doktorumdan birkaç gün önce. (ne yapsam, nereye saklansam annemin azarından kaçamıyorum arkadaş) konuşmanın sonunda ağlayacaktım artık. demediğini bırakmadı. bir de düşüp bayıldığımı duysa, dünyayı yerinden oynatacaktı demek ki.

hala moralim çok bozuk. hatta şu yaşadığıma inanamıyorum. epilepsi nöbeti kadar yıkıcı olmasa da gene tadımızı tüm anlamıyla kaçırdı. eşim güçlüyüm, sorun yok mesajı göndermeye çalışıyor ama biliyorum o da yıkıldı.

uzun zamandır kendimi kaleci muslera gibi düşünüyorum. her düştüğümde, diğer gelecek topa nasıl uzanırım ve kurtarırım diye kaldırıyorum kendimi yerden. düşmeyi öğrendim. düşmekten korkmuyorum. mühim olan kalkmak.

bugün kalkıp yürüyerek biraz da olsun kalkmış gibi hissediyorum. sonra katolik kilisesine gittim. gerçekten günah çıkarmaya ihtiyacım vardı. bir hafta içerisinde sevdiğim tüm insanlara yalan söyledim. sahtekarım felan diyorum ama gerçeğinde hiç hoşlanmıyorum bundan. sadece yalan söylemek zorunda kalıyorum.

gidip papazlardan birine hayatımı anlattım ama daha çok arkadaşımı anlattım tabi. ona 2 aydır ona göndereceğim bir kart için çalışırken, benim için bu kadar özel olduğunu söylerken, onun kafasına bombalar yağdığından bahsettim. benim de bunu düşünüp delirmemem için tavsiyelerinizi dinlemeye ihtiyacım var dedim.

din insanları, doktorları sevmiyorlar ama gerçekten doktorlardan ilim olarak çok ilerideler. bana, tam olarak böyle birisinin 2 ay çalışılmış bir kart almaya ihtiyacı var, son güne kadar çalış ama yazarken elin titresin, hatta eline mürekkep bulaşsın, ağlarsan da silme, gözyaşın üzerinde kurusun dedi.

doktora söyleseydim aynısını, şunu derdi: burası amerika, git istediğin fontta boyutta yazıyı iste ve bastır. orta çağ’da mı yaşıyoruz? el yazısı mı kaldı, okb hastasısın sen. epilepsin de var.

emanuel’inkine benzer bir tavsiye verdi. tüm planını arkadaşına anlat. ne kadar önemli olduğunu anlat. demek ki bunu başaramamışsın ki, bu kadar sevgiyle uzağında kalmışsın onun dedi. dedim tam yazıyordum, mesajın orta yerinde düşüp bayıldım. böyle olunca yazdığım mesajı okuttu.

bana söylediğin sevgiyi yazmamışsın ki sen buraya dedi. tehdit etmişsin, zor durumda bırakmışsın, kendi durumundan bahsetmişsin. sevgi bu değil. sevgi gidip yardımcı olmaktır, taşıdığı yükü elinden almaktır, gidip yanında ağlamak veya gözyaşını silmektir, ne olursa olsun ben burdayım demektir, ben geleceğim demeden gitmektir dedi.

dağıldım tabi… (ne varsa yine bizim katolik papazlar da var)

şu an sadece sakinleşeceğim. kartı gönderdikten 13 gün sonra da ona yazacağım. bu papazın bahsettiği şeyler üzerinden aklıma bir şeyler gelir umarım. ve bu sefer kesinlikle metni önceden yazacağım.

ben her zaman iyi tarafından bakmaya çalışan biriyim, iyi oldu düşüp bayılmam, en azından karşısına çıktığımda bunu yapmam, zaten zor olan durumuna bir de kendimi eklemem. bunu yaşadım ve aştım, öldürmeyen güçlendirir derler öyle olacak.

olan oldu. yapacak bir şey yok.

hayat devam ediyor. her şey daha iyi olacak.

okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli.

3 Comments Add yours

  1. Kart ulaşınca ve okuyunca ayakları yerden kesilmeli, yoksa gücenirim o arkadaşa ((:

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Öyle ayağını yerden kesmesi gibi bir hayalim yok. Zaten bu kartı göndermek için nelerle uğraştığımı ona asla söylemeyeceğim. Dümdüz bir doğum günü kartı gidiyor ona. Bunu ondan daha çok kendim için yapmam gerekiyordu. Yıllarca ezbere sevgiler üzerinden ona ulaştım, hiçbir zaman sevgime emek harcamadım. Bu yüzden sanırım sevgi gitmesi gereken yere asla ulaşmadı. Hayatımda kimse için böyle bir şey yapmamıştım. Yarın yazacağım. Mutlaka bir bölümü koyacağım buraya. Herkes merak ediyor.

      Sevgilerle!!
      Çocuk Kalpli

      Like

      1. Bekliyor olacağım…

        Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.