it’s summer.

“emmet sus! seni kedilere veririm yoksa”

ben uyanmadıkça vitesini arttırarak bağırdı ve uyandırdı beni en sonunda. sanki yeter 1 gündür uyuyorsun, çık artık yataktan der gibiydi. ben de bağırdım yukarıda yazdığım gibi. hala da tek gözüm kapacakmış gibi. 24 saattir yatıyorum ama ne kadar sakinleştirici yapıldıysa ayağa kalkınca başım dönüyor. sabah sadece 10-15 dakika becca ile konuştum. bana bakmaya geldi. rezil oldum sana da iş yerindeki başka çalışanlara da dedim. ben de böyle hissedeceğini bildiğim için tamamen seni açık hava aktivitelerine attım ağustos’ta dedi. sonra bu kağıdı tutuşturdu elime, beğendin mi senin için yaptım bu programı dedi.

IMG_6106

seni çok seviyorum becca! seni çok seviyorum! gerçekten böyle bir şey yapmasa bu utançla dönemezdim 1 ağustos’ta iş yerime. 1 ay herkesin gözünden uzak olup bu aktivitelere çocukları götüreceğim. bazı akşamlar da masal okuyacağım. onu bile hesaba katmış. biliyordu böyle bir şey yapmak istediğimi.

keşke yine ona yalan söylemek zorunda kalmasaydım. pms gerginliği okb ile birleşince gece uyuyamadım ve işe gelince bir an düşüp bayıldım dedim. eşime de aynısını söyledim. doktoruma da. aslında sakinleştirici bile olmayacaktım epilepsi krizi tehlikem olmasa. zaten nefret ediyorum rivotril’den. nefes alamıyorum bunu bana enjekte ettiklerinde. ama nabzım çok yüksekti hala kendime geldiğimde bile, hastaneye gelmeden önce ayılmama rağmen önlem amaçlı yapıldı yine iğne. eşimin kucağında geldim yine eve. herhalde yolda gelirken uyumuşum ki beni yatağa kıyafetlerimle koymasına izin vermişim.

bu halimin sebebine gelince. libya’da havalimanın bombalandığını duyunca kötü bir gece geçirmiştim, üzerine de kötü amaçlı olmadığını bildiğim ama beni üzecek bir dm daha aldım, bu konuda çıldırdığımı belirttiğim yazımdan sonra. o kişi bana 1 hafta önce mültecilerin kaldığı kampın bombalandığını ve arkadaşımın desteğime ihtiyacı olabileceğini yazdı.

ne hissettiğimi, nasıl bir hale geldiğimi tahmin bile edemezsiniz…

neyse ben de gidip süper destek oldum işte. düşüp bayıldım mesajın orta yerinde. şimdi tamamlayayım diyorum hazır mesajımı okumamış, bloke etmemişken ama korkuyorum. bir iğneyi daha kaldıramam. ayrıca planlarım var, 31 temmuz’da kart 13 ağustos’ta ben geliyorum mesajı gidecek. sonra da ben gideceğim.

bu olay şöyle iyi oldu, şunu anladım ki göndereceğim metni önceden yazıp bir anda göndereceğim yoksa ortasında yine düşüp bayılma ihtimalim var.

umarım becca’nın planı 1 ağustos itibarı ile hayatıma kocaman bir heyecan getirir, ben de bu heyecana kapılır gider bir kez bile hastanelik olmam. bağımlılık öyküm olduğu için hastanede dahi olsa sık sık klonazepam(rivotril) olmam da benim için hayırlı bir şey değil. bu ziyaretler çoğaldıkça daha çok arar olursunuz bu iğneleri. iğnenin kesmediği yerde bir bakmışsınız internetten ilaç satın alıyorsunuzdur.

“7 yıl çocuk kalpli. 7 yıldan başlıyor internetten ilaç almak. bence kendine dikkat et. en sevdiğin şeyi bu yüzden kaybettin. dikkat et. “

iç sesim böyle bağırıyor şu an işte bana. okuyan herkese sevgiler,

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.