4th of july.

çocuk kalbim, dün en mutlu günlerinden birini yaşadı. 4 temmuz kutlamalarının hakkını sonuna kadar verdim. sabah geçit töreninde çocuklara çikolata ve şeker dağıttım ama bu sefer hiç ilgisi olmayan, utanan, somurtmuş çocuklara headshot yaparak gönderdim elimdekileri. özellikle bebeklerin kafasına isabet aldıklarım çok komikti, anneleri çok mutlu oldu. bu arada biz de çocuğuz biz de şeker ve çikolata isteriz diyen 70 yaşında birkaç kadın da günümü şenlendirdi. bu tür bayramlar, hayatla barışabildiğim, ya kendimi sizin gibi, ya da sizin benim gibi hissedebildiğiniz için bambaşkalar benim için.

öğlen ise saatlerce lego oynayıp huzurlu bir öğle uykusunun ardından havai fişek gösterilerini izlemeye gittim. aslında ayaklarımı göle sokarak çekmek istiyordum havai fişek fotoğraflarını ama telefon elimden ikide bir düştüğünden son anda vazgeçtim. 2 yıl içinde aldığım iphone sayısı 4. gerçi bunda apple’in tamir yerine bir miktar ücret alıp yerine yenisini vermesinin de büyük payı var.

eşim, eve dönerken cumartesi ayılmak için buraya yürüşe geleceksin ya, ben de seninle geleyim burayı çok sevdim, ne kadar güzel olduğunu unutmuşum diyince canım bir miktar sıkıldı ama gün o kadar güzeldi ki, hiçbir şey söylemedim. bir de bugünlerde kendime, çok iyi olacağım diye sürekli sesleniyorum içimden. arkadaşımın yanında sonlanmasını istediğim uzun bir yolculuğa çıkıyorum ve öncesinde her gün daha iyi olmam gerekiyor. yoksa asla izin vermezler o kadar uzaklara tek başıma gitmeme. o yüzden sustum. cuma günleri antipsikotik kullanımı kaçınılmazdı, bunu kabul etmek zorundaydım. son zamanlarda yaptığım spor aktivitelerinin beni daha dinç hale getirdiğini farkettim zaten. gerçekten aldığınız günün ertesi günü yürürseniz açılıyorsunuz.

daha çok spor yaparsam çok daha iyi hissederim ve ilaçların bana verdiği olumsuz etkilerden kurtulurum diye bir düşünce var kafamda. bugün tatil olduğundan bisiklete binmeye gideceğim ve duşumu alıp huzur içinde erkenden yatacağım. böylelikle geçen cuma günü yaşadığım travmayı da aşarım diye düşünüyorum. o gün hayatımın en kötü günlerinden biriydi. kalp krizi geçiriyordum az kalsın. devamında da çok rahatlayamadım. peşine emmet kaçtı evden. birçok kişi hayvanlarla konuşuyorsun, sesini duymuş geri gelmiş yazdı. çok teşekkür ediyorum ama o akşam bu konuşmanın dışında yaşanan asıl mucize, emmet’ın gece boyunca o soğukta ve yağmurda ölmemesiydi. sincap arkadaşları yardım etmiştir onu bir yerde saklamıştır diye düşünüyorum. o akşam ağlarken en büyük sincapım beni bahçede gördüğünde hüzün dolu baktı bana. o yardım etti bence.

emmet da anlamıştır artık sincap olmadığını, onu bulduğumda öyle ıslanmış ve üşümüştü ki, havlu ve saç kurutma makinesi kurutmama rağmen tek tepki göstermedi. geldiğinden beri de dışkısı sulu sulu. soğuk algınlığına iyi gelecek ilaç damlatıyoruz içeceğine. sevmedi tadını ama zorla kafasını sokup içirtmeye çalışıyorum. bu evde zaten herkesin içeceğine bir şeyler damlatılıyor üzülme diye teselli ediyorum.

neyse, ne demiştik spor yapıyoruz. garmin sayfamı aktivitelerle dolduracağım. buraya da ekliyorum eğer aksatırsam bu yazıyı düşünüp utanmam için.

bknz: çocuk kalpli spor kulübü.

burada aktivite göremezseniz, utandırın beni. hep destek, tam destek!

okuyan herkese mutlu günler,

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.