shattered.

bu yazdığım ana 2015 yılından geliyorum. 2015 nisan ayından. arkadaşımın iyi olduğunu anlar anlamaz bana verdiği rahatlıkla uykumda zaman yolculuğu yapıp yanına gittim. ama bunun detaylarını yarın yazarım çünkü bundan önce yazmam gereken o kadar çok şey var ki…

bazen deyim o ya, mutlu olmama şu kadar kalıyor. tam uçuyorum, göğe yükseliyorum, sonra bir bakıyorum yerdeyim ve yine paramparça olmuşum. dün harika bir gün geçiriyordum, harika bir iş günü, iş çıkışı mutlu bir öğle yemeği, ardından keyif veren uzun bir bisiklet sürüşü ve akşam saat 5 gibi evime geldiğimde eşim yorgunsundur, yemeği ben yapayım bu akşam, sen git duş al dediğinde ağzımdan çıkan tek söz şuydu;

“harika bir hayatım var”

o barbekü yaparken ben de duşumu almış, bahçemdeki sincaplarımla oynuyordum, o sırada telefonuma 2-3 saattir bakmadığımı farkettim. telefonumu alıp gelen dm’leri okuyacaktım. trend topic’te libya’yı gördüm. büyük bir endişe ile topic’e bastım, çünkü ben trend olarak türkiye’yi değil tüm dünyayı kullanıyorum, libya’nın orada çıkması için baya baya bir şey olması lazım orada. trend’de hem türkçe hem ingilizce olarak gördüğüm şeyler şu;

“libya türkiye’ye savaş ilan etti, libya’da yaşayan türk vatandaşları tutuklanacak, libya hava sahasını türkiye’ye kapattı, libya türk uçağı düşürdü, allah libya’da yaşayan türk kardeşlerimizin yardımcısı olsun”

çoğunuzun bildiği gibi kalbimin en büyük parçası orada yaşıyor benim. aklımı kaybettim. daha önce de anksiyete krizlerim olmuştu ama ilk defa bu sefer kalp krizi geçiriyorum sandım. kalbime beni sıkıştıran büyük bir ağrı indi. libya haberleri ile ilgili bir sürü şey okurken ona telefonla, mesajla ulaşmaya çalıştım. doğru numaraya ulaşıp ulaşamadığımı bile bilmiyorum o panikle. kimse açmadı telefonu. hatta bir an kardeşine ulaşmayı düşündüm ama sonra yeniden düşündüm de kardeşine ne diyebilirdim ki. hangi sıfatla, kim olarak, ben kimim hayatında, artık onu bile bilmiyorum ki. aklıma geçen yıl burada tanıştığım, iyi yazılar yazan bir blog yazarı geldi. kafamdakiler diye bir bloğu vardı. kızın ismini hatırlayamadım, kafamdakiler diye kalmış kız aklımda. arkadaşımla en son o röportaj yapmıştı. twitter’dan onu aradım, onu da bulamadım, sanırım kafasındaki her şeyi yazıp gitmiş. belki o yardım eder diye düşünmüştüm, onu da bulamayınca hepten kötü duruma düştüm. o an dünyadaki her şey bana karşı gibiydi.

eşim de tabi ne olduğunu bilmediği için beni sakinleştirmeye çalışırken iyice berbat etti. cuma akşamları zaten sakinleştirici günümdü ama ben dün akşam uyumak istemiyordum içinde bulunduğum durumun şartları altında. zorla içirdi bana ilaçlarımı. çok kırıldım. uyudum tabi alınca. almadan önce arkadaşıma mesaj atmıştım “bu mesajı aldığında iyi ve güvende olduğunu bildiren bir bloke atar mısın” diye.

bloke atar mısın. evet yanlış duymadınız. bloke. çaresizliğin daha iyi bir tanımı var mı bu evrende?

sabah kalktığımda blokem hala gelmemişti. sizden her ne kadar güzel mesajlar alsam, olayın iç yüzünü biraz daha öğrensem de, bu durum genede tamamen iyi hissetmeme yardımcı olamadı arkadaşımdan bloke gelmeyince. eşimi dün akşam evden kovmuştum. dün doktorumla konuşmuş, doktorum da al yarın sabah hastaneye getir demiş. mecbur eve geldi aldı beni götürdü ama tek kelime konuşmadık. bir de epilepsi sıkıntım var. epilepsi krizi geçirmektense öncesinde önlem alıyoruz, antiepileptikleri sakinleştirici ile karıştırıp vuruyorlar. bu yüzden ikinci kez uykuya dalmak zorunda kaldım eve gelince.

uyandığımda da hala blokem gelmeyince bir mesaj daha attım. allaha şükür ki, sonunda bloke etti ve ben de instagram’ına bakabilecek rahatlıkla olduğunu anlayıp rahat ettim. çok değil 1-2 ay önce beni son bloke edişinden sonra bir daha ona yazmamaya yemin etmiştim. çünkü o blokelerle ona olan hislerimi yıpratıyordu.

ve ben bugün, bloke etsin diye dua ediyordum.

çok yıprandım. bu haftasonu gerçekten çok yıprandım. aslında şu an hayatımda ne libya’da yaşayan bir arkadaş ne de bana zorla sakinleştirici içiren bir eş istiyorum. ama bu düşünce de sabah vurulduğum klonezepam’ın en belirgin etkisi. en azından bu konuda yeterince tecrübem olduğu için yarına bırakıyorum tüm hislerimi. yarın farklı düşüneceğim, her ikisi için de.

yarın her şey yeniden güzel olacak.

bunu biliyorum.

okuyan, merak eden, mesaj atan herkese çok teşekkürler ve mutlu geceler.

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.