ela ela leoise.

herkese mutlu akşamlar,

neden herkeste her astral seyahat yaptığımda zamanda yolculuk yaptığım gibi bir izlenim uyandırdım ama ben yolculuğun yapıldığı 3. boyuta çıkmadan önce yıllarca 2’de zaman geçirdim. 2’yi de çok severim. zaten uzun bir süre hatta belkide hiç, bir daha zaman yolculuğu yapmak istemiyorum. psikolojik olarak altından kalkamıyorum.

2’de de onun yanına giderim bazen. dün akşam öyle yaptım. onunla hep ingiltere’de buluşurum. hangi sokağı döndüğümde karşıma çıkacağını bile bilirim. birkaç gün onunla kaldım. çok güzeldi her şey ama 2. boyutun şöyle bir özelliği vardır, çoğunu siz yaratırsınız. ondan duyduğunuz şeyler aslında duymak istediklerinizdir, çoğu zaman onu da siz yaratırsınız zaten.  bunu dün gece bana “seni hiç bırakmadım” dediğinde bir kere daha anladım.

sonra, “bırak bebeğim ya, ardına bile bakmadın, uyanıyorum ben” diyip, kalktıktan sonra elimi yüzümü yıkayıp işe gittim.

ama iyiki böyle yapmışım, tatilden sonraki ilk pazartesi çok zor geldi.

aslında şu an uyumamaya çalışıyorum, uyursam yarına kadar kalkamayacağımı hissettiğim için kendimi oyalıyorum. 1 saat içinde hocamın yanında olmam ve ayrıldığımda en az 2-3 sayfa çalışmam gerek.

hiç bırakmamışmış…

sen gittikten 4 yıl sonra, yokluğundan aklımı tamamen kaybederek el yazımı değiştirmeye karar verdim ya ben.

kamu spotu: boyut 2’ye dikkat edin. orayı daha çok sizin, istek ve hayalleriniz yönetiyor.

sevgiler,

çocuk kalpli.

resim, ailemin yaşadığı karadenize bakan küçük bir sahil kasabasından. ben çekmiştim. tam olarak sevdiğim renkler bunlar, güneş böyle battığında cennetteymiş gibi hissediyorum.